Diyanet içtihat kapısını mı açıyor...
Kurban Bayramı için ümit ve heyecan veren bir ilk açılım yaşıyoruz...
Canlı hayvan stokumuzun tehlikeye girmesi, Diyanet Başkanlığı’nı cesur ve isabetli bir karar iradesiyle öne çıkardı: Bu yıl kurban kesilmesinin ertelenmesini isteyebileceklermiş.
İbadet söz konusu olunca Türkiye’de hemen çok hassas tartışmalar başlatılır. Sözün nerede başlayıp nereye varacağını kestirmek zorlaşır. Hatta bazen işin çığırından çıktığı bile olur.
Dikkat ediyorum, iki günden beri gazetelerde ve televizyonlarda yer alan açıklamalara rağmen öyle kavgalı bir münakaşa zemini oluşmadı. Ekranlar şimdilik sakin...
Tartışmanın temelindeki sorun, Türkiye’nin hayvancılık politikasıyla yakından ilgili...
Yaklaşık 50 yıldan beri Türk tarım politikasında hayvancılık yüksek tonda tartışılır; ama içerik zenginliği sonuç sağlayacak etkinlik düzeyine erişmez.
Bugün karşılaşılan durum, bu noksan içerikli ve tesirsiz üsluplu tartışmaların sonucudur.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun, “Eğer canlı hayvan stokunda bir tehlike görürsem, bu yıl kurban kesilmeyebilir derim” açıklamasıyla Türk ilahiyat dünyasına bir tartışma başlığı getirdi.
Bazı ilahiyatçılar, “Önemli olan ibadettir. Ne olursa olsun kurban kesilmeli” dedi. Bazıları da “Stok yoksa kurban kesilmemeli, başka bir ibadet yapılmalı” diye Bardakoğlu’na destek verdiler.
Kuşku yok ki, Diyanet Başkanlığı konuya taraf olan her görüşü dikkate alacaktır.
Muhtemeldir ki birkaç gün içinde televizyonlardaki “haber-yorum” programlarında bu husus ele alınacaktır.
Diyanet Başkanlığının kurban konusundaki kararı Bardakoğlu’nun görüşü doğrultusunda sonuçlanırsa bunu devrim sayarım.
O zaman İslamiyet’in tartışma başlıklarının kapsamlı değerlendirmelerle gözden geçirilip akla uygun sonuçlara ulaştırılması beklenebilir.
Asırlar öncesinde “İçtihat kapısı kapandı” dediler. Böylece olaylar karşısında yeni durumların getirdiği makul çözümler üretilmesi rafa kaldırılmış oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı günde ortalama 250 sözlü, bir yılda yaklaşık 5 bin yazılı soruya fetva yetiştirmeye çalışıyor.
Fetva, aklı işleterek dinin kuralları ve kabulleri çerçevesinde değişen şartlara uygun kararlar üretmektir. “İçtihat etmektedir..”
Eğer zor koşullar, makul çözüm önerilerine göre kararlaştırılırsa, inanın ki bu karar en önemli örnek olacaktır.
Buna “Cesur ve isabetli olma iradesi” denir...
Bu irade, akıl kullanmaya dayanır...
- Merkel şemsiyesi9 yıl önce
- İZBAN ar ile iftihar9 yıl önce
- PYD ve YPG sorunu9 yıl önce
- Huzur ve özgürlük9 yıl önce
- Bir nefret suçu9 yıl önce
- Numan Bey'in yorum farkı9 yıl önce
- Nazlıaka kararını kendi verdi9 yıl önce
- Sabırsızlık ortamında siyaset9 yıl önce
- Yanlış fezlekeler9 yıl önce
- Kesin ihraç9 yıl önce