Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Bu başlık Cahit Sıtkı'nın ünlü Otuz Beş Yaş şiirinin üçüncü kıtasındaki ilk mısradır. Onu takiben güzel bir tespit mısrası daha okuruz: "Hangi resmime baksam ben değilim..."

Şimdi lütfen aşağıdaki resimlere bakınız. Birinci fotoğraf AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik'e aittir. İkinci fotoğraf İçişleri Bakanı İdris Şahin'e ait...

*

Bu fotoğrafların yer aldığı gazetelerde, AKP'de derin bir bölünme olduğu yazıyordu.

AKP'de yaşanan olsa olsa parmak uçlarındaki bir iki kılcal damar çatlamasından öteye geçmez.

Olay nedir?

Parti sözcüsü Hüseyin Çelik, bir televizyon programında Uludere katliamına ilişkin olarak yaptığı açıklamalardan ötürü İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'i eleştirdi. Uludere faciasıyla ilgili "vur emrini verenin ismini açıklamasına" tepki koydu.

Hüseyin Çelik, AKP'nin az sayıdaki hitabet ustalarından biridir. Derin bir edebiyat birikimi ve siyasi tarih değerlerine yön veren Osmanlı simalarını ve tarih erbabını yakından tanır.

Siyaset tarihinde diklenme erbabının maksat ve üslubu hakkında da çok etkili geniş tecrübesi vardır. Örneğin Ali Süavi ustasıdır ve bu bir siyasetçi dönem değerlendirmelerinde çok geniş kapsamlı bir kaynak kullanımı sağlar.

Bu nedenle muhatap tariflerinde çok etkilidir.

Hüseyin Çelik bu tecrübeyi kullanarak diyor ki; "İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in Uludere katliamıyla ilgili açıklamalarına katılmıyorum."

Bununla yetinmeyip siyasi anlamı ve etkinliği geniş bir eleştiriyle İçişleri Bakanı'nı sorumlu tutuyor:

"Uludere'de hayatını kaybeden insanlarla ilgili elde herhangi bir delil yokken onları PKK'nın figüranları olarak nitelendirmek doğru olmamıştır.

Çelik konuşmasında bir durum tespiti daha yapıyor.

Bu bölgede kaçakçılığın yapıldığını devletin bildiğini belirtiyor. (Zımnen bu konuda devlet müsamahası olduğuna işaret ediyor.) PKK'nın bu kaçakçılıktan pay alarak beslendiğini açıklıyor.

Yani şunu demeğe getiriyor: Fiili durumun böyle olmasına rağmen İçişleri Bakanı'nın bunu bilmemesini hayretle karşılıyor; öldürülenlerin PKK işbirlikçisi olarak tanıtılmasını haksız itham olarak değerlendiriyor.

Hüseyin Çelik'in bir hüküm cümlesi var ki yenilir yutulur gibi değil. "Sayın Bakanın üslubunu ve yaklaşımını doğru bulmuyorum, ayrıca insani de bulmuyorum" diyor.

*

Hüseyin Çelik tecrübeli bir siyasetçidir. Aynı zamanda tecrübeli bir parti sözcüsüdür. Bakanlık tecrübesi geniştir ve değişik alanları kapsar. Bu özelliği dikkate alınırsa eleştirel yaklaşımı parti içinde bir huzursuzluğu da yansıtıyor demektir.

Eğer parti sözcüsü, kabinenin en önemli bakanı hakkında, hareketlerini ve açıklamalarını ağır ölçülerde eleştiriyorsa, önemli bir yıpranma yaratıyor demektir.

Bakanın "üslubunun ve yaklaşımının AK Parti hükümetine ve AK Parti'ye ait bir yaklaşım ve üslup olmadığı da ortadadır" diyor...

Bu cümle Hüseyin Çelik'in İdris Naim Şahin karşısındaki siyasi deklarasyonudur. AKP'nin bu önemli iç çekişmesinin taraflar yönünden etkinliğini ancak Tayyip Bey yorumlayabilir.

*

Tayyip Bey, İdris Naim Şahin'in üslubundan ve açıklamalarından memnun olmadığını hissettiriyor. Lisanı nazik, süresi kısa, zamanı uygun, muhatabı tam bir açıklama.

Şimdi başa dönelim: Zamanla nasıl değişiyor insan...

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar