Acil servis ücretsiz değil!

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Özel hastane acil serviste para talep edemez" dedi, hastanelerde gece- gündüz tarifesi ortaya çıktı. Ayrıca pek çok özel hastanede acil servis için ücret alınıyor!


22 Aralık 2010 Çarşamba, 08:40:15Güncelleme: 08:40:15

BEGÜM ÇELİKKOL/ HABERTURK.COM

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Başbakanlık Genelgesi sonrası acil servise yapılan müracaatlarda hastadan ücret talep eden özel hastaneler hakkında işlem yapılacağını bildirmişti. Bakan Akdağ, "Hastadan ücret talep eden özel hastane önce uyarılacak, sürecin devam etmesi halinde ruhsatı iptal edilecek" demişti. Bakan Akdağ, para talep edilmesi durumunda vatandaşın Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı ile irtibata geçmesini istedi. Bakan Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürmüştü: “Bir defa her türlü acil hizmet için, Allah korusun yakınızı kalp krizi geçirdi, solunum sıkıntısı var, kaza geçirdi, çok yüksek ateşi var, havale geçirdi bir çocuk… Bir özel hastanenin aciline gittiniz ya da götürüldünüz… Böyle bir durumda sizden herhangi bir para talep edemez bir özel hastane. Böyle gittiniz ya da bir yakınızı götürdünüz, yoğun bakıma yatırıldınız. Orada iki üç gün yattınız. Aynı şekilde özel hastane sizden hiçbir şekilde para talep edemez. Bakın bu kesin. Peki bu kural dışına çıkıyorsa bir özel hastane? Kural ihlali yapıyor demektir.”

GECE- GÜNDÜZ TARİFESİ
Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortalı hastalar için gündüz ve gece farklı ücret tarifesi uygulandığına yönelik çıkan haberler de tam da bu konunun üzerine geldi. Haberlere göre, bazı özel hastanelerin SGK’lı hastalara gündüz ayrı, gece ayrı uyguladığı tarife hemen hemen her hastanın karşısına çıkıyor. Hatta gündüz bir işlem için ödediğiniz 32 TL, geceleri ise 67 TL'ye kadar çıkabiliyor. Hastalar ise durumun şokunu yaşamaktan başka bir şey yapmıyor.

ACİLDE EN YÜKSEK TUTAR 450 TL
Biz de özel hastaneler acil servise gidildiğinde vatandaşlardan ücret talep ediyor mu, etmiyor mu konusunu araştırdık. En bilindik on iki hastanenin acil servisini, ağır ishal ve yüksek ateş belirtisiyle başvuru yapmak istediğimizi, ne kadar ücret talep edildiğini araştırdık. Acil servislerden bize gelen rakamlar 195 TL’den başlayarak 20 TL’ye kadar düştü. Tahlil veya tetkik ücretlerinin ise SGK ile anlaşmalar dâhilinde yüzde 30-50’si arasında ödeme yapacağımız bilgisi verildi. SGK ile anlaşması olmayan özel hastanelerden ise yüksek ateş belirtisiyle gidildiği zaman vatandaşa çıkan fatura 450 TL’yi buluyor…

Bakan Akdağ, “Ücret talep ediliyorsa mutlaka Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurulu ile irtibata geçin” diye uyardı. Peki acil ne kadar acil? Hangi hastalıklar acil kavramının içine giriyor. Tüm özel hastanelerle standart bir anlaşma yok mu? Ödenen faturalar neden farklı rakamlardan oluşuyor? Sorular çoğaldıkça, kafalar karışıyor. HABERTURK.COM Sağlık Servisi bu konuyu araştırdı.

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Dr. Reşat Bahat:
“Özel hastanelerle SGK arasında belirli bir anlaşma var. Üstelik bu anlaşma dışında çalışanlar cezalarını ciddi derecede çekiyor. Bu cezanın rakamı ayda 75 bin TL. Bu rakam özel hastaneler için ciddi bir rakamdır. Vatandaşın durumunun acil olup olmadığını biz muayene ettikten sonra anlayabiliriz. Konunun uzmanı orada olmayabilir ama uzman bir hekim arkadaşımız muayene ediyor ve ücret alınmıyor. Tedavinin devamı istenirse SGK ile anlaşılan yasal fark ödeniyor. ‘Benim durumum acil. Profesör Dr. Kenan Bey’e ya da Prof. Dr. Mehmet Bey’e muayene olmak istiyorum’ derlerse olmaz. Öncelikle acil doktora muayene olur, aciliyeti devam ederse Profesör bakar. Acil durumlar, kişinin 24 saat içinde hayati tehlikesi olabilecek hastalıkları içeren durumlardır. Mesela kalp hastalıkları ya da çocukların yüksek ateş ve havaleyle gelmesi gibi durumlar acildir, hayati tehlikesi vardır. Biz de hastanelerimize ‘Acilse ücretsiz devam edin, acil olmadığı kanaatine varıldıysa hastayı aydınlattıktan sonra SGK ile anlaşmalı ücretin ödenmesi şartı hatırlatılarak tedaviyi sürdürün” diyoruz.”

NEDEN ÜCRET ALINABİLİYOR?
“Özel hastanenin SGK ile anlaşması varsa ücret almadan tedavi olunabiliyor. Kalp konusunda özel hastanelerin rekabeti var. Zaten hepsi ücretsiz bakım yapmaya çalışıyor. Ancak, dışarıdan doktor davet edilirse, vatandaş özel oda isterse ücret alınıyor. Vatandaş acil kavramını bilmiyor. Vatandaş için “acil” tanımıyla tıbbi açıdan “acil” tanımı arasında fark vardır. Baş ağrısı şikâyetiyle gelen hastanın beyin kanaması geçirip geçirmediğini, tümörü olup olmadığını bakmadan bilemezsiniz. Bu noktada işlem yapmanız gerekir. Bu işlemler için ücret ödenmezse hastane de zarar ediyor. Veya her karın ağrısı vakasıyla gelen ‘Benim durumum acil’ diyor. Ama bu vakaların yüzde 90’ı acil olmuyor.”

“SABAHIN KÖRÜNDE 14 LİRA 80 KURUŞLA MUAYENE OLMUYOR”
“Sabahın 4’ünde 14 lira 80 kuruşla muayene olmuyor. İdrar tahlili o ücrete yapılmıyor. Kötü fiyatlandırılmış. Burada bizim aleyhimize bir durum var. “Acilden para almayalım” talebini insani buluyorum. Ama özel sağlık sektörünün durumu nedir? Gece nöbete kalan doktorlara ne ödeniyor? İşletmelerin elektriği, kirası nasıl ödeniyor? Bunlara da bakılması lazım. Para alınmayınca bu sistem sürdürülebilir olmuyor. Gerekli durumlarda evden beyin cerrahı da çağırabiliyorsunuz. Bu hekim hastaneye ulaşmak için 50 TL benzin parası harcıyor, siz gecelik ücreti 14 lira olarak belirliyorsunuz. Acilde özel hastanelerin ciddi maliyetleri oluyor. Şu anda Türkiye genelinde bin 860 tane özel sağlık kurum ve kuruluşu var. SGK ile anlaşmasızlarla birlikte 2 bin sağlık kurum ve kuruluşu bulunuyor. Bin 50 tane de devlet kurumu var. Bu durumda özel hastanelerdeki acil servislerin şımartılması gerekiyor. Çünkü pek çok ilçede özel hastane var, vatandaşın ayağına gitmiş, çeşitlilik yaratmış.”

"ÖZEL HASTANELER KURALA UYMALI"
Sağlık Bakanlığı yetkililerinden biri de HABERTURK.COM Sağlık Servisine verdiği demeçte acil servislerle ilgili olarak bir Başbakanlık genelgesi olduğunu söylerken, “Hasta yakını için o an ‘acil’ tanımına girer ama doktor baktığında ‘Sizin durumunuz acil değil’ diyebilir. Ama gerçekten acil durumlarda özel hastaneler asla para almamalıdır. Özel hastanelerin bu kurala uyması gerekiyor. Bu her özel hastaneyi bağlayan bir kuraldır. Bakanımızın da dediği gibi, vatandaşlarımız da şikâyette bulunabilirler”

Sağlık Bakanlığı'ndan bir başka yetkili ise şunları söyledi:
Bakan bey diyor ki “Acil kapısından giren herkes, acildir”. Hastanelerle sürekli tartışıyoruz. “Bize acili tarif edin” diyorlar. SGK’nın tarifi var: “Kişide organ kaybı olacak, hayati tehlikesi olacak hastalıklar, gecikmeli müdahale edilirse buna sebep olacak

Hasta gelir acile girer tedavisi yapılır, ama o tedavi poliklinikten de gelseydi bu hizmeti alabilirdi. Bir kişinin durumunun acil olup olmadığını ayırtmak her yerde mümkün olmadığı gibi bizde de mümkün değil. Biz diyoruz ki, “Mesai sonrası gelen insan ne olursa, acil hisseden acil kabul edeceksiniz” Eğer vatandaş şikâyet ederse yaptırımı olmalı.

Vatandaş acilse, bilirkişi raporuyla desteklenirse yüksek cezaları var. Hastanenin sözleşme feshine kadar gidiyor bu cezalar. Burada vatandaşı mahkeme mahkeme gezdirmiyoruz. Bizde öyle değil. Görevlendirdiğimiz kişi beyan alıyor, evraklar üstünden yürüyor konu ve vatandaşın hakkını savunma konusunda bakanımız çok ısrarlı. Biz sosyal hizmetimizi yürütmeliyiz ama ücretlendirme konusunda beklenenin üzerinde ücret almaya alışkınız. Bu zamanla düzelecek. Özel hastaneler belirlenen ücrete çalışacak hekim bulmakta zorlanıyor. Bu bir politika zaman içinde düzelecek, yoluna girecek. Ama vatandaşlarımız duyarlı olsunlar, acil serviste ücret alınırsa bildirsinler."

BAŞBAKAN İMZALI GENELGEDEKİ ACİL TANIMI:
“Ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri beklenmeyen durumlarda oluşan sağlık sorunları, hayati tehlikesi olabilecek durumlar”

SGK’DA YAZILAN ACİL TANIMI:
Sağlık kuruluşları, kendilerine başvuran ve hayati tehlike arz eden acil hasta ve yaralılara ödeme imkânlarına bakmaksızın ilk tıbbi müdahaleyi gerçekleştirmek zorundadırlar. Ödeme imkânı olmayan bu durumdaki kişiler, ilk tıbbi müdahalesi gerçekleştirildikten veya hayati tehlike ortadan kaldırıldıktan sonra, gerekli olan ileri tedavi ile bakımlarının sağlanmaları için uygun bir sağlık kuruluşuna sevk edilebilirler.

BAŞBAKANLIK GENELGESİ NE DİYOR?
"Bilindiği üzere, acil hallerde doğru ve zamanında yapılan tıbbi müdahale hayat kurtarmakta, en küçük bir gecikme, telafisi mümkün olmayan olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu sebeple, acil müdahaleyi gerektiren durumlarda hastanın ilgili sağlık kuruluşuna gecikmeksizin ulaştırılması ve getirildiği sağlık kuruluşunca da gereken acil müdahalelerin öncelikle ve ön şartsız olarak yapılması gerekmektedir.
Başta Anayasamız olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri gereği kamu ve özel ayrımı yapılmaksızın tüm sağlık kuruluşlarının acil hallerde hastaya gereken tıbbi müdahaleleri yapmaları zorunlu bulunmaktadır.

Bu çerçevede, kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarınca acil hastaların kabulü, gerektiğinde başka bir sağlık kuruluşuna nakli ve tedavi masraflarının karşılanmasına ilişkin hususlar 26/6/2008 tarihli ve 26918 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2008/13 sayılı Genelgeyle düzenlenmiştir.

Acil sağlık hizmetlerinin düzenli bir şekilde sunumu, 2008/13 sayılı Genelgenin herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek şekilde uygulanabilmesi, uygulamada karşılaşılan bazı tartışmalı hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla aşağıdaki ilave düzenlemelerin yapılması gerekli görülmüştür:

1) Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) belirtildiği şekliyle acil hal; ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda olayın meydana gelmesini takip eden ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren haller ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığında veya başka bir sağlık kuruluşuna nakli halinde hayatın ve/veya sağlık bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul edilen durumlardır. Bu nedenle sağlanan sağlık hizmetleri acil sağlık hizmeti olarak kabul edilmektedir. Acil sağlık hizmeti vermekle yükümlü kamu ve özel tüm sağlık kuruluşları, durumu bu tanıma uyan hastaların sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına veya tedavi masraflarının nasıl karşılanacağına bakmaksızın acil hastaları kabul edecek ve gerekli tıbbi tedaviyi yapacaktır.

2) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sağlık hizmeti sağlanan genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerden;

a) SGK ile sözleşmesi bulunan sağlık hizmeti sunucusuna (kamu veya özel sağlık kuruluşlarına) başvuran acil hastalara verilen sağlık hizmetinin bedeli, prim borcu veya yeterli prim ödeme gün sayısı olup olmadığına bakılmaksızın, sağlık hizmetinin verildiği tarihte yürürlükte olan SUT hükümleri çerçevesinde SGK’dan tahsil edilecek ve hastadan veya SGK’dan ayrıca ilave ücret talep edilmeyecektir.
b) SGK ile sözleşmesi bulunmayan sağlık hizmeti sunucusuna başvuran acil hastalara verilen sağlık hizmetinin bedeli, sağlık hizmetinin verildiği tarihte yürürlükte olan SUT hükümleri çerçevesinde genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişi adına manuel olarak faturalandırılarak SGK’ya gönderilecektir. SGK tarafından yapılacak fatura incelemesi sonrasında belirlenen tutarlar genel sağlık sigortalısına veya bakmakla yükümlü olduğu kişiye ödenecektir. Ancak, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişi tarafından, sağlık hizmeti bedelinin SGK tarafından ilgili sağlık hizmeti sunucusuna ödenmesinin talep edilmesi halinde, kişinin yazılı muvafakatı alınarak, kendisinden herhangi bir ödeme talebinde bulunulmaksızın muvafakatla birlikte fatura SGK’ya gönderilecektir. Gönderilen fatura üzerinde SGK tarafından yapılacak inceleme sonrasında belirlenen tutarlar
1/2
Konu : Acil Sağlık Hizmetlerinin Sunumu
ilgili sağlık hizmeti sunucusuna ödenecektir. Bu durumlarda hastadan veya SGK’dan ayrıca ilave ücret istenmeyecektir.
3) Herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşlarımızdan sağlık hizmeti bedelini ödeme gücü bulunmadığını belirtenlerden bu konuda yazılı beyan alınacak, yazılı beyan verenlerden acil sağlık hizmeti bedeli talep edilmeyecektir. Bunlardan;
a) Kamuya ait sağlık kuruluşlarından veya ayakta teşhis ve tedavi yapan özel sağlık kuruluşlarından acil sağlık hizmeti alanların hizmet bedelleri, bu hizmet sunucuları tarafından 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlık kuruluşunun bulunduğu yerdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından talep edilecektir.
b) Özel hastanelerden acil sağlık hizmeti alanlar ise, öncelikle 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 32 nci maddesi çerçevesinde ücretsiz kontenjandan yararlandırılacak, bu kontenjanı aşan durumlarda hizmet sunucusu tarafından, Hususi Hastaneler Kanununun 32 nci, 5393 sayılı Belediye Kanununun 38 inci ve 60 ıncı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 18 inci maddeleri gereğince sağlık kuruluşunun bulunduğu yerin belediyesinden ödeme talebinde bulunulacaktır. Büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde bu talep büyükşehir belediyesine iletilecektir.

4) Herhangi bir sağlık güvencesi ve ödeme gücü bulunmayan acil hastaların sağlık hizmet bedelinin ödenmesi talebi kendilerine ulaşan ilgili belediye veya sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı, öncelikle yukarıda belirlenen esaslara göre ilgili kişinin ödeme gücünün bulunup bulunmadığını araştıracak ve ödeme gücü bulunmadığı tespit edilenlerin acil sağlık hizmeti bedellerini ilgili sağlık kuruluşuna ödeyecektir. Bu amaçla belediyelerce ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca gerekli tedbirler alınacaktır. Ödeme gücü bulunduğu tespit edilenler için ise keyfiyet ilgili sağlık kuruluşuna bildirilecek ve hizmeti alan tarafından ödemenin yapılması sağlanacaktır.

Bununla birlikte, acil sağlık hizmetlerinin sunumuyla ilgili olarak 2008/13 sayılı Genelgenin yukarıda düzenleme yapılan hususlar dışındaki hükümlerine uyulmaya devam edilecek, yukarıda düzenlenen hususlarda ilgili mevzuatta 2008/13 sayılı Genelgeye yapılan atıflar bu Genelgeye yapılmış sayılacak, yapılan bu düzenlemelere aykırı davranışta bulunanlar hakkında gereken yasal işlemler derhal başlatılacaktır."