2. Ulusal Viyola Günleri başlıyor
International Viola Society'nin resmi bölümlerinden biri olarak kurulan Turkish Viola Society'nin hazırladığı 2. Ulusal Viyola Günleri, bu yıl 17-20 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Etkinlik öncesince 2. Ulusal Viyola Günleri'nin Genel Sanat Yönetmeni ve viyola sanatçısı Doç. Barış Kerem Bahar ile konuştuk
Genel Sanat Yönetmenliği'ni viyola sanatçısı Doç. Barış Kerem Bahar'ın yaptığı Ulusal Viyola Günleri, Ankara'dan sonra İstanbul'da sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
1968 yılında Franz Zeyringer tarafından kurulan ve uluslararası çapta büyük etkinlikler gerçekleştiren International Viola Society'nin resmi bölümlerinden biri olarak kurulan Turkish Viola Society'nin hazırladığı 2. Ulusal Viyola Günleri, bu yıl 17-20 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nın ev sahipliğinde düzenlenecek Ulusal Viyola Günleri'nde Beste Tıknaz Modiri, Barış Kerem Bahar, Artemis Sis Balkız, Efdal Altun, Burcu Yazıcı, Ufuk Güler, Anna Serova, Boguslawa Hubisz Sielska gibi viyola sanatçıları, eğitimciler, enstrüman yapımcıları ve nota basım firmaları yer alacak. Ayrıca birçok Türk eserinin dünya prömiyeri de yapılacak.
Etkinliğin açılış töreni ve konseri 17 Ekim 2023 tarihinde İTÜ Maçka Kampüsü'nde yer alan Mustafa Kemal Amfisi'nde gerçekleştirilecek. Diğer etkinliklerin tamamı ise İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Bised Salonu'nda sanatseverlerle buluşacak.
Türk viyolacılar, enstrüman yapımcıları ve viyola için müzik üreten bestecilerle diğer ülkeler ve sanatçılar arasında köprü oluşturmayı hedefleyen etkinlikteki konserler ücretsiz olarak izlenebilecek.
Biz de etkinlik öncesinde 2. Ulusal Viyola Günleri'nin Genel Sanat Yönetmeni ve viyola sanatçısı Doç. Barış Kerem Bahar ile konuştuk...
Ulusal Viyola Günleri fikri nasıl gelişti?
Türkiye'yi uluslararası topluluğun bir parçası yapmak için girişimde bulunduğumda diğer ülkelerin birçoğunun aklında Türkiye'de viyolanın yeriyle ilgili fazla fikir yoktu. Hatta topluluk için yeterince viyola sanatçısı bulabilir miyim diye sordular. Ben de eğer bir topluluk kurmamıza izin verilirse çok kısa sürede dünya standartlarında bir etkinlik yapabileceğimizi, ülkemizin sanata ve sanatçıya verdiği değeri göreceklerini belirttim. Ulusal Viyola Günleri fikri böyle ortaya çıktı.
Değerli dostlarım Beste Tıknaz Modiri, Artemis Sis Balkız, Eren Tunçer, Aslı Beste Benian Ataç ve Osman Serdar Hançer ile birlikte harika bir yönetim kurulu oluşturduk. Ne mutlu ki yurt dışındaki yöneticilerin kafasındaki fikirler yavaş yavaş olumlu yönde değişti. Hatta bu sene uluslararası yıldızları da programımıza dahil ettik. Eminim ki ilerleyen yıllarda daha da parlak projelerle ülkemizi temsil etmeye devam edeceğiz.
Hazırlık süreci nasıl gelişti?
Böyle geniş çapta bir etkinlik gerçekleştirmek ciddi bir hazırlık süreci gerektiriyor. Alanlarında önemli eğitimler almış ve ülkemizin değerli kurumlarında çalışan yönetim kurulu üyelerimizle birlikte programımızı titizlikle oluşturuyoruz. Bu yıl ilk defa seslendirilecek Türk eserlerine ağırlık verdik. Bu hazırlıklar sırasında etkinliklere ev sahipliği yapan ülkemizin en değerli sanat eğitimi kurumlarından İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı yönetiminin büyük desteğini gördük. Yaptığımız çalışmalar sayesinde dünya standartlarında keyifli ve ilgi çekici bir program hazırlayabildiğimizi düşünüyorum.
Ulusal Viyola Günleri, katılımcıları için ne gibi faydalar sağlayacak?
Bizim için öncelikli olan öğrencileri önemli eğitmenlerle ve sanatçılarla buluşturabilmek. Öğrenciler, sahnede sanatçıların birbirinden ilgi çekici repertuvarlarını izlemelerinin yanı sıra çok önemli eğitmenlerle masterclass yapma fırsatı bulacaklar. Bu çalışmaların öğrencilerin vizyonları açısından oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Diğer taraftan farklı okullarda okuyan, farklı kurumlarda çalışan hatta farklı ülkelerde yaşayan öğrenci ve profesyonellerin bir arada olup birbirleriyle müziği paylaşmaları çok büyük bir deneyim kazandırıyor.
Bu sene yurt dışından da önemli isimleri ağırlayacaksınız değil mi?
Bu sene yurt dışından iki önemli viyola sanatçısını ağırlıyoruz. Anna Serova İtalya'da eğitmen olarak çalışan, dünyada solist olarak da büyük başarılara imza atan bir sanatçı. Kapanış akşamında harika bir resital verecek. Diğeri ise dünyanın en önemli müzik okullarından Polonya'daki Krakow Penderecki Konservatuvarı'nda eğitim veren Boguslawa Hubisz Sielska. Aynı kurumda yönetici olan eşi piyano sanatçısı Mariusz Sielski ile 18 Ekim akşamı bir resital verecek. Sanatçılar aynı zamanda masterclasslar da gerçekleştirecek. Konserler haricinde yurt dışından ve yurt içinden bir çok katılımcının gerçekleştireceği seminer ve söyleşiler de programımızda yer alacak.
Bundan sonraki projeleriniz neler?
Önümüzdeki yıl artık etkinliğimizin adı 'Uluslararası' olarak yenilenecek. Bunun yanı sıra 3. Uluslararası Viyola Günleri kapsamında bir de viyola yarışması düzenlemeyi planlıyoruz. Yarışmalar özellikle kariyerini uluslararası platformda devam ettirmek isteyen öğrenciler için ciddi anlamda motivasyon kaynağı oluyor. Benim de öğretim üyesi kadrosunda bulunmaktan onur duyduğum İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nın da desteğiyle ülkemizi gururla temsil edeceğimiz etkinlikler gerçekleştireceğimize inanıyorum.