Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, partisinin Çorum Merkez İlçe Başkanlığı'nın Çorum Spor Salonu'nda düzenlenen 6'ncı kongresine katıldı.

Bozdağ burada yaptığı konuşmada Türkiye'deki bazı kesimlerin yanı sıra bazı batılı liderlerde de Recep Tayyip Erdoğan'a karşı kompleks görüldüğünü söyleyerek Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in açıklamalarına ilişkin ise şu ifadelerde bulundu:

"Bazı batılı liderlerde de Türkiye lideri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beyfendiye karşı bir kompleksi görüyoruz. İşte Gabriel bu kompleks içinde bir kişi. Hem hadsiz hem çapsız hem seviyesiz. Kendi halkını ve kendi ülkesini küçük düşürüyor bu çapsızlığıyla. Yahu sen kimsin, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kim? Sen yan yana nasıl kendini koyarsın? Bakın bu çapsız adamların, kompleksli insanların ortak bir özelliği var. Güçlüye çatarak, güçlüye saldırarak, halkın, herkesin sevdiğinin üzerine hücum ederek kendisine güç devşirme hastalığı var. Ama bu hastalığın da tedavisi yok ne yapalım. Ama Gabriel Türkiye'ye gelirse şehir hastanelerinde onu emin olun tedavi ederiz. Onun için ben Türkiye'ye davet ediyorum. Bu kompleks hastalığını tedavi edecek Türkiye'de çok iyi uzmanlar var, çok iyi hekimlerimiz var. Onu tedavi ederler."

"YATIYORLAR, KALKIYORLAR DERTLERİ TÜRKİYE"

Batılı ülkelere seslenen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Almanya Türkiye'siz seçim yapamıyor, Hollanda Türkiye'siz seçim yapamıyor, Avusturya Türkiye'siz seçim yapamıyor, İngiltere Türkiye'siz Brexit oylamasını yapamadı. Yahu siz kendi ülkenizde seçim yapıyorsunuz. Türkiye'nin cumhurbaşkanı sizin dilinizde niçin malzeme oluyor. Türkiye'nin hükümeti, Türkiye'nin politikaları sizin bir ilinizin, ilçenizin işlevi, politikası gibi değildir. Niçin öyle görüyorsunuz. Sizin seçimlerinizde Türk halkı mı oy verecek? Siz Türkiye'ye mi başbakan olacaksınız, Türkiye'ye mi dışişleri bakanı olacaksınız? Neden yatıyor kalkıyor Türkiye ile Türkiye'nin cumhurbaşkanı ile uğraşıyorsunuz? Bırakın Türkiye'yi, Türkiye'nin cumhurbaşkanını, kendi milletinize bakın. Siz Almanlarla uğraşın. Almanların sorunlarıyla uğraşın, artan ırkçılıkla uğraşın, artan yabancı düşmanlığıyla, artan İslam düşmanlığıyla uğraşın, artan aşırıcılıkla uğraşın. Her geçen gün yükselen faşizm ile uğraşın. Ama yok yatıyorlar kalkıyorlar dertleri Türkiye."

"TÜRKİYE'YE KARŞI İKİLİ SİYASETİ HERKESİN BIRAKMASI LAZIM"

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecine de değinen Bozdağ, "Türkiye 54 yıldır AB'nin kapısında bekliyor. Diyorlar ki biz Türkiye'yi alalım, almayalım. Yahu siz Türkiye'yi aldınız mı? 54 yıl AB'nin kapısında bekletilen Türkiye dışında ikinci bir ülke var mı? Yok. AB kriterlerini yerine getirdiği halde oyun devam ederken Türkiye'nin önünü kesmek için sürekli kural değiştiren, iki yüzlülüğü yapan başka bir şey var mı? Türkiye Avrupa'yı hiç aldatmadı. Bugüne kadar hangi sözü verdiyse o sözü tuttu ama bunlar hep Türkiye'yi aldattılar." dedi.

AB'nin mülteciler, mültecilere yardım, vize serbestisi, fasılların açılması konularında sözünü tutmadığını dile getiren Bozdağ, "Görüntüleri başka, söyledikleri başka, icraatları başka oldu ama biz buna rağmen Türkiye olarak istikametimizi değiştirmedik. Burada samimi olması gereken varsa AB üyesi ülkelerdir. Türkiye'ye karşı ikili siyaseti herkesin bırakması lazım. Açık ve net olması lazım. Bizim bir kaygımız yok. Bugüne kadar Türkiye bu gücün kudretin sahibi olduysa AB üyesi olarak değil üye olmadan bu gücün sahibi oldu. Bundan sonra da Allah’ın izniyle Türkiye kendi yolunu kendi belirleyecektir." diye konuştu. 

"KILIÇDAROĞLU YÜRÜRKEN SAMİMİ DEĞİL"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun samimi olmadığını söyleyen Bozdağ, şöyle devam etti:

"Kılıçdaroğlu yürüyor. Ama yürürken samimi değil. 15 Temmuz'da samimi olmadığı gibi. Hani 'Ben tank görürsem üstüne çıkarım. Korkmayın darbe olmaz' diye konuşuyordu. Tankı gördü Atatürk Havalimanı'nda kapıdan göndü. Sonra ayarlanmalar yapıldı. Tanklar kenara çekildi. Sayın Kılıçdaroğlu sıvıştı. 'Belediye Başkanının evine gittim' diyor. Orada perdeleri de iyi çekip kimsecikler görmesin diye olup biteni televizyondan seyretti. Demokrat insan, milletine inanan insan böyle mi olur? Hak, özgürlük ve adalet diyen insan böyle mi olur? Demokrasi milletin iradesini yok etmek için tanklar yola çıkmış, jetler ölüm yağdırıyor, beyefendi tanktan kaçıyor, eve sığınıyor ve oradan olup biteni takip ediyor. Ben şimdi soruyorum. Ankara'dan İstanbul'a yürüyünce, FETÖ'cülerin, CHP'lilerin 'Genel başkandı. Lider oldu' dediği kişi, saklanırken, kaçarken, gizlenirken neydi o zaman? Lider; Recep Tayyip Erdoğan gibi olur. Ölmeyi şereflerin en büyüğü görüp ölüme uçmayı göze alınca olur. Atatürk de öyle lider oldu. Anadolu'yu işgal edenlere karşı, milletin önünde yürüdüğü için lider oldu. Atatürk'ün de, Cumhurbaşkanımızın da yürürken sağında solunda PKK'cılar, FETÖ'cüler bu millete, bu devlete düşmanlık yapan alçaklar hiç bir zaman olmadı. Bundan sonra da Allah'ın izniyle olmayacaktır." 

Bozdağ, bazı kesimlerin şimdiden aday arama telaşı içine girdiğini, 'Kim aday olacak. Kim aday olmayacak' hesabı yaptığını anlatırken, "Sistem değişti; Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi oldu. Ama bu CHP, değişen sistemin farkında değil. Gelişen ve büyüyen Türkiye'nin farkında olmadığı gibi. Halen parlamenter sistem devam ediyor zannediyorlar. Yahu parlamenter sistem bitti. Halk artık ona 'Son' dedi. Yeni bir sistemin kapılarını araladı, 'Ben yeni sistemle yönetileceğim' dedi. Bir partinin genel başkanı Cumhurbaşkanlığına aday olmazsa, bunun Türkçesi 'Ben iktidar istemiyorum' demek değil mi? Yeni sistemde iktidar, parlamentodan çıkmayacak, sandıktan çıkacak. İktidar yetkisini cumhurbaşkanı kullanacak. Anayasa'dan haberi yok adamın. 'Ben olmayacağım, yani biz başka birini bulacağız' O zaman CHP'li seçmenler ya da aziz Türk Milleti sen iktidar olmayacaksan, iktidara talip değilsen sana niye oy versin? İktidara talip olanlara oy verilir. Kendi iktidara talip değil. Başka birileri talip olacak, o 'Ben kukla olarak onu yöneteceğim' hesabı yapıyor. Almanya, Avrupa'sı başka ülkeleri 'Biz de böyle bir kukla isteriz' dedikleri gibi herkes bir kuklayı alıyor. Emin oldun bu millet kuklayı, kuklacıları sevmez. Kuklayı ve kuklacıyı alkışlayanları da asla sevmez. Allah'ın izniyle bu hesap tutmayacaktır."

"2019 SEÇİMLERİ ÇOK ÖNEMLİ"

 

Bozdağ, 2019'da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türkiye'nin geleceği ve istikrarı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Seçimlerin, bazı batılı ülkelerin de gündeminden hiç düşmediğini dile getiren Bozdağ, "2019'da kimin Cumhurbaşkanı olacağı Almanya'nın en büyük meselesi olmuş. Sadece Almanya'nın değil başka ülkelerin en büyük meselesi olmuş durumda. Yahu size ne? 2019'da Türk halkı Almanya'nın cumhurbaşkanını ya da başka bir ülkenin cumhurbaşkanını seçmeyecek. Biz kendi cumhurbaşkanımızı seçeceğiz. Bizim cumhurbaşkanımızdan size ne?" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ konuşmasının ardından partisinin Bayat İlçe Başkanlığı kongresine katılmak üzere salondan ayrıldı.