Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Kıbrıs Rum Kesimi'nin Kıbrıs'taki müzakereleri geciktirerek, tek taraflı olarak AB dönem başkanlığını alması durumunda Türkiye-AB ilişkilerinin donma noktasına geleceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin Güney Kıbrıs Rum yönetiminin tek taraflı üstlendiği bir AB dönem başkanlığını muhatap almasının söz konusu olmadığını söyleyerek, bu tıkanıklığın aşılmasının tedbirlerinin şimdiden alınması gerektiğini, AB ve Rum yönetiminin bir tercihle karşı karşıya bulunduğunu kaydetti.

Davutoğl, Ukrayna Dışişleri Bakanı Konstantin Grişçenko ile görüşmesinin ardından Dışişleri Bakanlığı'nda düzenlenen ortak basın toplantısında, Kıbrıs'taki müzakere sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

"Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik kararlar alma vakti gelmiştir" diyen Davutoğlu, bu konudaki kararlılığın AB Bakanlığı kurularak da gösterildiğini söyleyerek, şunları kaydetti:

"Ancak aynı kararlılığın AB tarafından da gösterilmesi lazım. Bu noktada iki önemli engel var: Birisi Kıbrıs konusunda maalesef hala bir çözüme ulaşılamamış olması ve AB'nin tek taraflı olarak siyasi bir parametre olarak Kıbrıs konusunu bazı fasıllarla irtibatlandırmış olması. İkinci engel de başta Fransa olmak üzere bazı ülkelerin tutumları. Bu tıkanıklığın aşılmasının kilidi, anahtarı bir anlamda Kıbrıs'ta alınacak mesafedir."

KIBRIS KONUSU ÇÖZÜME ULAŞMALI

Bakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir tarafta sürekli inisiyatif alan Türk tarafı var, diğer tarafta da konuyu zamana yayma teşebbüsünde olan ve bu yolla AB'de adanın tümünü temsil edecek şekilde dönem başkanlığını üstlenme çabası içinde olan Rum tarafı var. Çok açık yine söylüyorum, bizim hedefimiz Kıbrıs'ta çözüme ulaşılması ve dönem başkanlığının barış sonrası oluşacak yeni Kıbrıs devleti tarafından, Türklerin de içinde olduğu Kıbrıs tarafından üstlenilmesi. Bu olursa bütün yollar açılacak, hem kapsamlı çözüme ulaşılmış olur, hem yeni Kıbrıs devleti Türklerin de içinde bulunduğu şekliyle Türkiye-AB ilişkilerinde büyük bir atılım yapma imkanı olacak, hem de AB'nin Türkiye ile geliştirdiği stratejik vizyon hayata geçirilmiş olacak.

Eğer bu olmazsa, yani Kıbrıs Rum tarafı bu müzakereleri geciktirerek gelecek sene 2012 Temmuzunda tek taraflı olarak dönem başkanlığını alırsa bu sadece adada bir çözümsüzlük anlamına gelmez, aynı zamanda Türkiye ile AB ilişkilerinin tıkanıklığın ötesinde donma noktası anlamına gelir. Bunu açık bir şekilde Sayın Stefan Füle'ye de söyledim. Biz Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin çözüm olmadan üstleneceği bir dönem başkanlığında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin sürdürülebileceği kanaatinde değiliz. Yani o dönem için bizim herhangi bir şekilde Güney Kıbrıs Rum yönetimi dönem başkanlığını muhatap almamız söz konusu değildir. Bu tıkanıklığı aşmanın tedbirlerini de şimdiden almalıyız. Bu tedbir de açık şekilde çözümün bu sene sonuna kadar gerçekleşmesi ve gelecek sene içinde karşılıklı onaylarla yeni Kıbrıs devletinin dönem başkanlığını alması. Bu iki vizyon arasında bir tercihle karşı karşıyadır AB ve Kıbrıs Rum yönetimi." 

"BU YORUMLAR İÇİN DOĞRU ZAMAN DEĞİL"

AB Komisyonunun Genişleme ve Komşuluk Politikasından sorumlu üyesi Stefan Füle, BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etti. Yaklaşık bir saat süren ziyaretin ardından açıklama yapan Füle, BDP yöneticileriyle faydalı bir görüşme gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ''Kıbrıs Rum Kesimi'nin Kıbrıs'taki müzakereleri geciktirerek, tek taraflı olarak AB dönem başkanlığını alması durumunda Türkiye-AB ilişkilerinin donma noktasına geleceğini'' söylemesini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Füle, şunları söyledi: 
''Bu tip yorumlar için doğru bir zaman olmadığını düşünüyorum. Çünkü içinde bulunduğumuz bu dönem, esasında Türkiye-AB ilişkilerine, reform sürecine, katılım müzakereleri sürecine yeni bir ivme kazandırmak için doğru bir zaman. Bu hem benim görüşüm hem de bugün yaptığım görüşmelerde sayın Bakan Egemen Bağış da benzer bir pozisyon sergiledi. Her ikimizde bu yönde gayretlerimize, çalışmalarımıza devam edeceğiz.''

AA