DOKTOR ÖZEL HASTANEDE 4/A’LI ÇALIŞABİLİR Mİ?

Soru: Eşim dahiliye uzmanı doktor. Çalıştığı hastanece ilk yıllarda SSK’dan asgari ücretli gösterildi. Sonra, hiçbir hak alamadan zorla 4/b’ye geçirildi. Üç sene sonra da işten çıkartıldı. Hiçbir hak alamadı. Ne yapabiliriz? (Serkan E.)

 

Yanıt: Serkan Bey, 2015 yılında yapılan yasa değişikliği uyarınca, şirket ortağı olan veya mesleğini serbest olarak icra eden hekimler ile uzman hekimler özel hastanelerde veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştıklarında, hizmet alım sözleşmelerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça 4/b kapsamında sigortalı sayılıyorlar. Şayet bu kişilerin sigorta bildirimi 4/a statüsünde yapılırsa, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ilgili hastaneden doktorla yapılan sözleşmeyi isteyerek, sözleşmede çalışmanın 4/a kapsamında bildirilmesine ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığını kontrol ediyor. Bununla ilgili yasa değişikliği 23 Nisan 2015 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tarihten önce 4/a’lı olarak çalışmakta olan hekimlerin sözleşmeleri de aynı şekilde kontrole tabi tutuldu. Yasa, 23 Nisan 2015’ten önceki sözleşmelerde 4/a’lı çalışmaya dair açık hüküm bulunmayanların 4/b’ye alınmasını öngörüyor.

Sonuç olarak, hekimlerin özel hastanelerde ve vakıf üniversitesi hastanelerinde 4/a statüsünde çalışabilmesi için sözleşmede açık hüküm bulunması gerekiyor. Açık hüküm yoksa sigortalılık işlemi 4/b statüsünde gerçekleştiriliyor.

Bu uygulama dolayısıyla özel sağlık kuruluşlarında çalışan doktorlar maalesef kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin gibi haklardan mahrum kalıyor.

Eşiniz asgari ücretli olarak gösterildiği dönem için hizmet tespit davası açabilir. Banka hesabına yatırılan para, dekont, makbuz gibi belgelerden oluşan kanıtlar sunarak ve tanık dinleterek sonuç alması mümkün. 4/a’lı olarak çalıştığı dönem bir yıldan uzun sürmüş ise o döneme ilişkin kıdem tazminatını da ayrıca talep edebilir. Ancak, kıdem tazminatı talep edebilmesi için beş yıllık zaman aşımının dolmamış olması gerekiyor.

ENGELLİ ANNESİ NASIL ERKEN EMEKLİ OLABİLİR?

Soru: Annem 1965 doğumlu. 01.01.1996 tarihinde 2925 kapsamında tarım sigortası (4a) yapılmış, 180 günlük uzun vade gün sayısı bulunmaktadır. Ekim 2007 yılında kız kardeşim boyun kırılması sonucu yüzde 96 omurilik felci olmuş ve evde bakımına hala devam edilmektedir. Annemin emekli olabilme şansı var mıdır? Var ise koşulları nasıldır ve nereye başvurulmalıdır? Ayrıca kardeşimin bakımından dolayı indirim söz konusu mudur? (Derya Güçlü)

Yanıt: Sayın Güçlü, başkasının bakımına muhtaç derecede engelli çocuğu bulunan annelerin çalıştıkları her 4 yıla bir yıl ilave ediliyor ve 5 yıl olarak kabul ediliyor. Böylece erken emeklilik hakkından yararlanabiliyorlar. Ancak, bu haktan yararlanabilmek için fiilen çalışmak ya da isteğe bağlı sigortalı olmak gerekiyor.

Anneniz 4/a statüsünde 3600 prim gününü doldurmak suretiyle 58 yaşında emekli olabilir. Ancak şu ana kadar prim ödemesi çok yetersiz olduğu için prim gününü doldurduğu tarihte emekli aylığı bağlatabilir. Fiilen 8 yıl çalıştığı takdirde 2 yıl da ilave süre eklenerek 10 yılı tamamlamak suretiyle emeklilik hakkı elde edebilir. Sekiz yıllık sürenin ilk 4.5 yılını isteğe bağlı sigorta yaptırıp, geri kalanını 4/a’lı olarak çalışması gerekir. Çocuklar 1996’dan sonra doğdu ise 4/a’lı çalışmakta iken doğum borçlanması yaparsa, borçlanma süreleri de 4/a kategorisinde değerlendirilir.

DOĞUM BORÇLANMASINDA STATÜYE DİKKAT

Soru: Annem 1965 doğumlu. 1990 yılından 180 gün sigorta primi var. Daha sonra herhangi bir işte çalışmadı. Nasıl emekli olabilir? (Mehmet Başpınar)

Yanıt: Anneniz prim gün sayısını 3600’e tamamlayarak 58 yaşında emekli olabilir. 1990’daki sigorta girişinden sonra doğan ve hayatta olan çocuğu varsa o çocuklar için iki yıla kadar doğum borçlanması yapabilirsiniz. Kalan süreyi de isteğe bağlı sigorta veya 4/a’lı çalışarak doldurması gerekir. Doğum borçlanması hakkı var ise önce isteğe bağlı sigorta yaptırmalı. Sonra fiilen 4/a’lı olarak bir işte çalışırken de doğum borçlanmasını gerçekleştirmeli. Çünkü doğum borçlanması hangi statüde çalışırken yapılırsa o statüdeki günleri artırıyor. İsteğe bağlı sigorta sırasında yapılan doğum borçlanması 4/b statüsünde değerlendirilir ve emeklilik hakkı zora girer. Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus, 3600 günün son 1261 günlük kısmının 4/a statüsünde geçmesidir.

1999’DAN SONRA İŞE GİRENLER 3600 GÜN İLE EMEKLİ OLAMAZ

Soru: Eşim 18.06.2006 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladı. Doğum tarihi 31.07.1985.

4/a’dan yatırılan prim gün sayısı 1787. Evlendikten sonra 1620 gün isteğe bağlı sigorta primi ödedik. Fakat geçen sene mayıs ayında isteğe bağlı sigortayı durdurmak zorunda kaldım. Bu arada eşim 2015’te doğum yaptı. Sizce bu durumda nasıl hareket etmeliyiz? Eşim, 3600 günü doldurduktan sonra emeklilik yaşını beklerken sağlık hizmetlerinden kendi sigortası üzerinden yararlanabilir mi? (Çağlayan Karatay)

Yanıt: Çağlayan Bey, eşiniz BAĞ-KUR’dan 9000 prim günüyle 58 yaşında, 5400 prim günüyle de 60 yaşında emekli olabilir. SSK’dan ise 7000 prim günüyle ya da 4500 prim günü + 25 yıl sigortalılık koşulunu yerine getirerek 58 yaşında emekli olabilir. Eğer 4/a’lı bir işte çalışmayı düşünmüyorsa, bu koşullar altında en iyi seçenek BAĞ-KUR statüsündeki 5400 prim gününü doldurmak kalıyor.

Doğum borçlanması, doğumdan sonraki herhangi bir işte çalışmadığı veya isteğe bağlı sigorta primi ödemediği 2 yıla kadar süreler için yapılabilir.

3600 prim günü ile emeklilik 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe başlamış olanlara tanınan bir haktır. Eşiniz 2006 yılında ilk defa çalışmaya başladığı için, 3600 gün ile emeklilik hakkından yararlanması söz konusu değil.

İsteğe bağlı sigorta primi ödeyerek toplam prim gününü 5400’e tamamladığı takdirde, 60 yaşında emekli olabilir.

Prim gününü tamamladıktan sonra emeklilik yaşını bekleyinceye kadar sağlık hizmetlerinden kendi sigortası üzerinden yararlanamaz. Sizin çalışmanızdan dolayı sigortanız var ise veya emekli iseniz sizin üzerinizden sağlık hizmeti alabilir. Aksi takdirde sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için ayda 76.75 TL genel sağlık sigortası (GSS) primi ödersiniz. Prim ödeme gücünüz yok ise gelir testi isteyebilirsiniz. Gelir testinde hane içindeki fert başına gelir brüt asgari ücretin 3’te 1’inden az ise prim ödemekten kurtulursunuz.

2000’DE İŞE GİRENLERİN ASKERLİK BORÇLANMASI AVANTAJI

Soru: 14 Eylül 1972 doğumluyum. Ticaret lisesinde okuduğumdan 1989 yılında sigorta başlangıcım var. Normal sigortam 2000 yılı ocak ayında başladı, 5800 prim günüm bulunuyor. 1993 yılında 18 ay askerlik yaptım. Askerlik borçlanması yapıp, ne zaman emekli olabilirim? (Yılmaz Yaman)

Yanıt: Yılmaz Bey, normalde işe giriş tarihiniz itibarıyla 7200 prim günüyle 60 yaşa tabisiniz. Ancak, askerliğinizi işe girmeden önce yapmış olduğunuz için askerlik borçlanması size büyük avantaj sağlar. 442 gün askerlik borçlanması yaptığınız takdirde 5975 prim günüyle 58 yaşında emekli olabilirsiniz. Askerlik borçlanması herkes için 2 yıl erken emeklilik imkanı vermiyor. Fakat, ilk defa çalışmaya sizin gibi 2000 yılında başlayanlar vatani görevlerini de işe girmeden önce yapmışlar ise askerlik borçlanması sayesinde iki yıl erken emekli olma şansı elde ediyor.

Bunu biraz açmak istiyorum. 9 Eylül 1999 ile 8 Mart 2001 tarihinde ilk defa sigortalı çalışmaya başlayanlar, şanssız kuşağı oluşturuyor. Çünkü bunların emeklilik yaşı bir anda 58’den 60’a çıktı. Ancak, işe girmeden önce askerliğini yapıp söz konusu tarihler arasında işe girenler 1 gün ile 540 gün arasında askerlik borçlanması yaptıklarında emeklilik yaşını iki yıl öne çekebiliyor.

Prim günü konusunda zaten sıkıntınız görünmüyor ama askerlik borçlanması size iki yıl daha erken emeklilik hakkı verir. Askerlik borçlanmasını dilediğiniz zaman yapabilirsiniz ancak tavsiyem yılın sonlarına doğru yapmanız. Çünkü her yıl 1 Ocak’ta asgari ücrette artış yapıldığından, yılın son aylarında borçlanma yaparsanız, asgari ücrete endeksli olan prim artışından etkilenmezsiniz.

ABO’DAKİ DEĞİŞİKLİK EMEKLİ AYLIĞINI NASIL ETKİLİYOR?

Soru: 1998 yılında çalışmaya başladım. Primlerim 2009 yılına kadar asgari ücretten yatırıldı, sonrasında ise kademeli olarak arttı. Şu an brüt 5300 TL üzerinden prim ödüyorum. Prim gün sayım dolunca çalışmaya devam etsem ve her sene 500 lira artırarak 8 yıl çalışsam emekli maaşıma faydası olur mu? Günümüze uyarlarsak ortalama ne kadar aylık alabilirim? (Salih Tokay)

Yanıt: Salih Bey, en son söyleyeceğimi başından söyleyeyim. Elbette ne kadar yüksek kazanç üzerinden prim yatırırsanız emekli aylığınıza o kadar faydası olur. Ne kadar emekli aylığı bağlanacağını bugünden kestirmek ise mümkün değil. Çünkü bağlanacak emekli aylığının belirlenmesinde gelecek yıllarda ekonomideki büyüme performansı da belirleyici.

Sosyal güvenlik sisteminde yapılan değişiklikler, her defasında emekli aylıklarını aşağı çekti. Bu değişikliklerin emekli aylıklarına etkisini, son brüt ücretiniz üzerinden anlatayım. 2000-2008 arasındaki aylık bağlama oranı (ABO) aynen devam etseydi 25 yıl çalışmanıza karşılık 5300 liralık prime esas kazancınızın yüzde 65’i oranında, yani 3 bin 445 lira emekli aylığı bağlanacaktı. 2008 yılında yapılan değişiklik ile 25 yıl çalışanlarda ABO yüzde 50’ye çekildiği için, sadece aylık bağlama oranı dolayısıyla alabileceğiniz maaş 2 bin 650 liraya düşecek.

Güncelleme katsayısı da emekli aylığının miktarını önemli ölçüde etkiliyor. 2000-2008 arasındaki dönemde milli gelirdeki artışın yüzde 100’ü prime esas kazançların güncellenmesine etki ederken, 2008’den sonra milli gelirdeki artışın yüzde 30’u dikkate alınmaya başladı. Yani, milli gelir yıllık yüzde 8 arttığında 2008 öncesinde bu artışın tamamı güncelleme katsayısında dikkate alınırken, 2008 sonrasında 2.4 puanlık kısmı dikkate alınıyor.

Diğer taraftan, prim gününü doldurduktan sonra emekli aylığının düşmesi sizin için söz konusu değil. Bu durum daha çok, 2000 öncesinde uzun süre çalışması olanlar için geçerli.  Çalıştığınız her yıl için aylık bağlama oranınızın 2 puan artacak olması da emekli aylığınıza olumlu yansıyacaktır. Bu nedenle “prim günümü doldurdum” diye çalışmayı bırakmak yerine, imkanınız var ise yaşı dolduruncaya kadar çalışmak emekli aylığınızı artırır.

2008’DEN SONRA BİRDEN FAZLA STATÜDE ÇALIŞANLARIN DURUMU

Soru: Ben sigortalı bir işte çalışmaktayım fakat eşim evkadını. Ona da sigorta yaptırmak istiyorum. Bunun için ne yapmalıyım? (Orhan O.)

Yanıt: Eşiniz fiilen bir işte çalışmıyorsa size en yakın sosyal güvenlik merkezine veya sosyal güvenlik il müdürlüğüne giderek isteğe bağlı sigorta yaptırmak istediğinizi söyleyebilirsiniz.

SSK’dan 20 yıl prim ödeyerek; isteğe bağlı sigortalı olarak ise BAĞ-KUR statüsünde 25 yıl prim ödeyerek emeklilik hakkı elde eder. SSK’dan emekli olabilmesi için en az 10 yıl fiilen bir işte hizmet akdi ile çalışması gerekir. Çünkü, 2008’den sonra işe girenler birden fazla statüde çalışmaları var ise en çok hangi statüde çalışmışlar ise o statüde emekli olabiliyor.