Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de STK temsilcileri ile iftar buluşmasında konuştu. Son zamanlarda bonzai olarak bilinen sentetik uyuşturucu kullanan ve sokak ortasında kendilerinden geçen madde bağımlılarına değinen Erdoğan, "Son günlerde basına yansıyan yürek yakıcı manzaralar, kaldırımda, sokakta görülen madde bağımlısı gençler hala büyük eksiğimiz olduğunu gösteriyor. Bunu birlikte çözmeliyiz" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

 

Konuşmasına bu gece idrak edilen ve Kuran-ı Kerimde "bin aydan daha hayırlıdır" diye buyrulan Kadir Gecesini gönülden tebrik ederek başlayan Erdoğan, "Rahmet ve mağfiret kapılarının sonuna kadar açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği bu mukaddes gecenin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allahtan temenni ediyorum." dedi.

Erdoğan, bu gecenin feyzinden, bereketinden istifade etmenin, Kadir Gecesinin kadrinin ve kıymetinin bilinmesinin çok önemli olduğuna dikkati çekti.

Millet Camisinde teravih namazı sonrasında düzenlenen örnek bir programla Kadir Gecesinin ruhuna ve manasına uygun bir şekilde milletle birlikte idrak etmeye çalışılacağını belirten Erdoğan, "Faziletine inanarak ve mükafatını Allahtan bekleyerek Kadir Gecesini ibadetle geçiren kimsenin günahlarının bağışlanacağını müjdeleyen Peygamber Efendimiz, Hazreti Ayşe validemize bu gece özellikle şu duayı yapmasını tavsiye etmiştir. Allahım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet yarabbim. Bizler de başımız eğik, kalbimiz buruk bir şekilde Peygamber Efendimizin öğrettiği bu yakarışla yüce Mevladan af ve mağfiret niyaz ediyoruz. Rabbimizden bu mübarek geceler hürmetine ülkemizi ve milletimizi her türlü kötülükten, fitneden, musibetten muhafaza buyurmasını diliyoruz." diye konuştu.

Dünyanın ve Türkiyenin üzerinde bulunduğu bölgenin içinden geçtiği şu sıkıntılı dönemde Türkiye ile birlikte tüm İslam aleminin refaha, huzura ve güvene kavuşmasını temenni eden Erdoğan, özellikle ülke ve millet için birlik, beraberlik ve dayanışma temennisini tekrar etmek istediğini vurguladı.

"SİVİL TOPLUM, DEVLETİN KARŞITI DEĞİL, BİLAKİS TAMAMLAYICISIDIR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ülkenin dört bir köşesinden çok farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin bulunduğuna işaret etti.

Salondaki manzaranın, ülke ve millet adına bir iftihar vesilesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiyenin vakıf ve gönüllü teşekküller noktasında ne kadar zengin ve mümbit olduğunun herkesçe bilindiğine değindi.

Erdoğan, geçmişte yaşanan onca sıkıntı ve baskıya rağmen, bugün sivil toplum kuruluşlarının eskisinden çok güçlü bir şekilde çalışmalarına devam etmelerinin, milletin bu müesseselere sahip çıkması sayesinde olduğunu bildirdi.

Ülkenin eğitimde, hak ve özgürlüklerde, sınırların içindeki ve dışındaki ihtiyaç sahipleriyle sergilediği örnek dayanışmada şüphesiz en büyük payın sivil toplum kuruluşlarına ait olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz de sorumluluk üstlendiğimiz her yerde özellikle de son 15 yıldır sizleri her açıdan desteklemeye, önünüzü açmaya, işlerinizi kolaylaştırmaya gayret ediyoruz. Çünkü biz, birileri gibi sivil toplumu tehdit olarak değil, milli birlik ve beraberliğimizin kilit taşı olarak görüyoruz. Sizler ülkemizde katılımcı demokrasinin aracı, sosyal barışımızın adeta sigortası olan kuruluşlarımızsınız.

Burada şu gerçeğin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Sivil toplum, devletin karşıtı değil, bilakis tamamlayıcısıdır. Bir devlet ne kadar güçlü olursa olsun sivil toplumun desteği, yardımı, işbirliği olmadan hedeflerini gerçekleştiremez. Bilhassa milletimizin karşı karşıya bulunduğu sıkıntıların giderilmesinde, sizlerin katkısının son derece gerekli olduğuna inanıyorum."

"BÖLGEDEKİLERİN DEVLETİNE GÜVENMESİNİ VE DEVLETİNİ SAHİPLENMESİNİ SAĞLADIK" 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiyenin on yıllardır terör, cehalet, madde bağımlılığı gibi özellikle gençleri hedef alan tehditlerle mücadele ettiğini belirterek, 7den 70e milletin bütün fertlerini olumsuz etkileyen bu sıkıntıları çözüme kavuşturmak için devlet olarak bugüne kadar birçok adım atıldığını dile getirdi.

Terörle mücadele konusunda çok yönlü projelerin hayata geçirildiğini vurgulayan Erdoğan, "Kalkınma alanında yılların ihmalini gidererek Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemize çok ciddi yatırımlar yaptık. Hak ve özgürlükler başlığında hayata geçirilen reformlarla halkımızın yıllardır talep ettiği, beklediği, özlemini çektiği değişimleri gerçekleştirdik. Güvenlik noktasında polisimiz, askerimiz, güvenlik korucularımız aralıksız bir şekilde yürüttükleri operasyonlarla dağları, sığınakları, kampları terör örgütüne dar ediyor." diye konuştu.

Erdoğan, tüm bu gayretlerin neticesinde bölgedekilerin devletine güvenmesini ve devletini sahiplenmesini sağladıklarını belirterek, "Terörle mücadele bire beş değil, bire on... Bunun bedelini onlara ödettik, ödetiyoruz ve ödeteceğiz. Çünkü şehitlerimizin, gazilerimizin kanı yerde kalmayacak dedik ve bu kararlılığımızı da sürdürüyoruz." ifadesini kullandı.

"SİLAHLI TERÖR NEYSE , UYUŞTURUCU TERÖRÜ DE ODUR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizim nazarımızda silahlı terör neyse, uyuşturucu terörü de odur. Devletin uyuşturucuyla mücadele hususunda yaptığı pek çok çalışma vardır. Ancak son günlerde basın yayın organlarına yansıyan, hatta kendimizin de yol kenarında bizzat şahit olduğu, yürek yakıcı manzaralar bu konularda halen eksiklerimizin olduğunu gösteriyor. Kaldırım köşelerinde veya sokak ortasına kendinden geçmiş bir şekilde oralarda kendini bırakmış gençler, sadece devlete değil, hepimize ciddi sorumluluklar yüklüyor.

Her ne kadar Avrupa ülkelerinin çok çok altında da olsa bizim milletçe bu yarayı daha fazla büyümeden, kangrene dönüşmeden tedavi etmemiz gerekiyor. Bunun yolu da aile, okul, üniversite, medya ve sivil toplum olarak el birliği ve dayanışma içinde meseleye eğilmemizden geçiyor."

Erdoğan, 80 milyon olarak büyük bir aile olunduğunu, bu tür sorunların çözüme kavuşturulmasında da bir aile gibi hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

"Bu ülkenin gençlerini ne Kandil ve Pensilvanyadaki terör baronlarına ne de uyuşturucu terörüne asla feda edemeyiz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Onlar bizim gençlerimiz, bizim çocuklarımız. Gençlerimizin eline silah vererek, bedenine uyuşturucu zerk ederek, zihinlerini iğfal ederek geleceğimize kast edenlere göz yummayacağız. Bunun yolu, milli ve manevi değerlerimizle teçhiz edilmiş, kendini bilen ve öz güven sahibi bir gençlik yetiştirmekten geçiyor. Bize sokak köşelerinde, dağ başlarında hayatlarını söndüren değil, ömrünü bu ülke ve millet için vakfeden gençler lazım. Bu konuda özellikle sivil toplum kuruluşlarımıza önemli görevler düşüyor. Terör örgütlerine de, uyuşturucuya da kaptırdığımız her gencimizle devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarımızın da mesuliyeti olduğuna inanıyorum."