Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Keşfet Alpay, eşsiz bir miras bıraktı

        Melodilerin ve hikâyelerin hızla yapaylaştığı bir çağda yaşıyoruz. Algoritmaların, yapay zekânın ve kalıplaşmış şablonların üretimi esir aldığı; sanatta insani dokunuşun her geçen gün biraz daha arandığı bu günlerde, o dokunuşun son temsilcilerinden biri olan Türk pop müziğinin büyük ustası Alpay, dün 91 yaşında hayatını kaybetti.

        Bazı şarkılar, bazı şarkıcılarla öylesine özdeşleşir ki başkası seslendirse aynı tınının coşkusu hissedilmez, kulağa yavan gelir. Alpay'ın başta 'Eylülde Gel' ve 'Fabrika Kızı' olmak üzere seslendirdiği bütün şarkılar böyledir. Bu konuda; 'Gözlerin' ve 'Gitme', 'Yanımda Kal' ve 'Mademki Sen Yoksun' gibi onlarca örnek bulunuyor.

        REKLAM
        Temsili fotoğraf
        Temsili fotoğraf

        Üniversiteyi kazandıktan sonra kayıt yaptırmak üzere İstanbul'a gitmek için yola çıkmadan önce babam bana hediye olarak bir walkman almıştı. Annemin hediyesi ise çok sevdiğim Alpay'ın yeni çalışması 'Gitme' kasetiydi. 20 saatlik tren yolculuğu boyunca kaset dönüp durdu, bütün şarkıları defalarca dinledim. Walkmanler çok pil harcadığı için yanımdaki tüm yedek pilleri tüketmiştim. Masraflı bir keyif olmuştu olmasına ama iç sesim hiç tereddüt etmeden bana şunu fısıldadı; "Helali hoş olsun. Böyle bir yorum gücüne sahip böyle bir ses her zaman çıkmıyor."

        1990'ların sonunda kendisiyle röportaj yaparken bu anımı anlattım. Gülümseyerek "Beni onore ettin" dedi ve ardından yaşımı sordu. Yaşımı sormasının nedenini o an pek anlayamamıştım.

        Birkaç ay sonra, doğum günümde gazetenin muhaberatına bir paket geldi. Gönderen kısmında 'Alpay' yazan paketi açtığımda içinden bir sürü kalem pil çıktı. Çokluğuyla dikkat çekince pilleri saydım, tam da yeni yaşım kadar kalem pil vardı. Hem teşekkür etmek hem de doğum günümü nereden bildiğini öğrenmek için aradığımda, sözümü kesip zarifçe şöyle dedi; "Ben teşekkür ederim, görüşmek üzere bay Yörük." Doğum günümün ötesinde Yörük olduğumu da bilmesi, kendisine duyduğum hayranlığı katbekat artırırken hakkımdaki bilgileri nereden öğrendiği ve buna neden gerek duyduğu konusunda beni meraklandırmıştı.

        REKLAM

        Doğum günümü ve Yörük olduğumu muhtemelen bağlı olduğu müzik yapım şirketinin basın danışmanından öğrenmişti. Öğrenmeye neden gerek duyduğu ise aslında apaçık ortadaydı; ince ruh ve zarafet...

        Seslendirdiği şarkıların kendisiyle bütünleşmesinin ardında işte bu ince ruh, bu zarafet ve romantizm yatıyordu. Alpay, sadece eşsiz yorumculuğuyla özel bir sanatçı değil, aynı zamanda ruhu da özel olan bir insandı.

        TÜRK POP MÜZİĞİNDE BİR İLKE İMZA ATTI

        Alpay, aynı zamanda Türk pop müziğinde tarihi bir kırılmanın da sesi olma imtiyazına sahip bir sanatçıydı.

        1970'li yıllara kadar Türk pop müziği, ağırlıklı olarak Batı müziğinden çevrilen hafif aşk şarkıları veya bireysel romantik hevesler merkezinde şekilleniyordu. Ta ki Alpay o tarihi 45'liği doldurana kadar...

        1970'te çıkardığı 'Fabrika Kızı', Türk pop müziğinde işçi sınıfını ve emekçi kadınların mücadelesini doğrudan konu alan ilk şarkı olarak tarihe geçti.

        Şarkının doğuş öyküsü de Alpay'ın sesi kadar büyüleyiciydi. Bora Ayanoğlu, 1969'da gazetelerin birinde Cibali Tütün Fabrikası'nda çalışan genç bir kadının fotoğrafını görmüş, onun yaşamını hayal ederek 'Fabrika Kızı'nı yazıp bestelemişti.

        REKLAM

        'FABRİKA KIZI'

        Gün doğarken her sabah bir kız geçer kapımdan / Köşeyi dönüp kaybolur başı önde yorgunca Fabrikada tütün sarar sanki kendi içer gibi / Sararken de hayal kurar bütün insanlar gibi...

        O dönem en popüler 45'likler dahi azami 1.500 adet satarken, 'Fabrika Kızı' 30 binlik satış rakamına ulaşarak kırılması güç bir rekor kırdı. Ancak bu satış başarısından çok daha kıymetlisi, şarkının halkın ve emekçilerin yüreğinde bulduğu derin karşılıktı. Samsun Tütün Fabrikası'nda çalışan kadın işçiler şarkıyı o kadar sahiplendiler ki Alpay ile Bora Ayanoğlu'na teşekkür etmek için yazılan mektuba yüzlerce imza atıldı.

        Dönemin müzik otoriteleri, 'Fabrika Kızı'nı dinleyicilerle sanatçı arasında kurulan en saf ve içten ilk gerçek köprü olarak nitelendirdi. Nitekim bu adım, 15-16 Haziran 1970'te İstanbul ve Kocaeli'nde gerçekleştirilen Türkiye'nin en büyük işçi eylemlerinden biri olan '15-16 Haziran Eylemleri'nde toplumsal bir marşa dönüştü.

        REKLAM

        Bugün yapay zekânın sıfır maliyetle sınırsız prodüksiyon sunduğu, senaryoların ve müziklerin şablonlaştığı bir dijital çağdayız. Fakat Alpay'ın bize bıraktığı en büyük miras tam da burada yer alıyor.

        Hiçbir yapay zekâ ya da algoritma, Cibali Tütün Fabrikası'ndaki bir kadının gözlerindeki yorgun hüznü, yazılan o samimi teşekkür mektubuna atılan imzaların insan ruhunda estirdiği rüzgârı ya da bir tren kompartımanında pilleri bitene kadar aynı kaseti dinleyen bir gencin heyecanına gösterilen o nezaketi üretemez.

        Şarkıcı Alpay vefat etti
        Şarkıcı Alpay vefat etti Haberi Görüntüle
        ÖNERİLEN VİDEO

        İş yerinin önünde motosikletli cinayet

        İstanbul Küçükçekmece'de iş yerinin önünde oturduğu sırada motosikletli iki kişinin silahlı saldırısına uğrayan  Hakan Uğur, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Cinayetin ardından kaçan saldırganların yakalanması için harekete geçen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, geniş çaplı çalışma başlattı....
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ