Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Menderes Türel, 5 yıllık aradan sonra ikinci kez Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra, birkaç ay içinde Altın Portakal Film Festivali’ni organize etti. Bu yıl 51’incisi düzenlenen festival sona ererken Türel ile organizasyon üzerine konuştuk. Menderes Türel, Altın Portakal Film Festivali’nin ilk günlerinde meydana gelen sansür tartışmasına oldukça üzüldüğünü dile getirerek sansüre karşı olduğunu belirtti

        Kariyerinizin hangi döneminde olduğunuzu düşünüyorsunuz?

        Ben hiçbir zaman siyaseti kariyer hesabıyla yapmadım. Yaptığım her işte tek hedefim oldu, yaptığım işin en iyisini yapmak. Dolayısıyla uzun vadeli kariyer planlamalarını yapmadım.

        5 yıllık arada ne gibi değişimler gözlemlediniz?

        En son bizim 2008’de yaptığımız festivalde beş Oscar’lı isim vardı. Birçok yabancı konuk, Türk sinemasının usta isimleri, yönetmenleri vardı. Biz festivali, tamamen sanatı taçlandırmak adına yapıyoruz. Bizim festivalin içerisinde birtakım siyasi tartışmaların, siyasi beklentimizin olması mümkün değildir. Burada sanat için etkinlik yapıyoruz. Her zaman söylerim, sanat siyasetten farklı bir kulvardır. Siyaset farklı bir kulvardır ama sanat birleştirici, bütünleştiricidir.

        Türk sinemasının 100. yılıyla ilgili bir etkinliğin olmaması zaman azlığından mı kaynaklandı yoksa sinema sektöründen bir istek gelmedi mi?

        Yola ‘Gelenekten Geleceğe’ parolasıyla çıktık. Yüzüncü yıl olması bizim için fevkalade önemliydi. Tabii ki özellikle festivalin tam başladığı tarihte malum çevremizdeki ateşin ülkemizi de sarmak üzere olması bizim festival içerisindeki bazı müzik, konser, kortej etkinliklerini iptal etmemize neden oldu. Zaman azlığı da hazırlıklarımıza en büyük dezavantaj oldu.

        ‘HALKIN CIDDI BIR KATILIMI VAR’

        Sinema sektörünün festivale bakışı ne durumda?

        Antalya’nın seçmiş olduğu belediye başkanı olarak 51 yıldır Antalya’nın sinema sektörüne önemli bir destek verdiğini söyleyebilirim. Bugün sinema gösterimleri ve sinema salonlarındaki merdivenler dahi dolu. Halkın ciddi bir katılımı var. Dolayısıyla Antalya sinema sektörünü taçlandırıyor. Böylesine büyük bir fedakârlıkla sinemaya destek veren Antalya ve Antalyalılardan da sinema sektörü aynı karşılığı doğal olarak bekliyor. Biz sinema sektörünün 51 yıldır vermiş olduğu katkılardan dolayı teşekkür ediyoruz.

        ‘EN BÜYÜK SORUNU ZAMAN’

        Sizce Altın Portakal’ın en büyük sorunu neydi?

        Altın Portakal Film Festivali’nin en büyük sorunu zaman darlığıydı. Yapabileceğimiz en iyi şeyi en kısa sürede yapmaya çalıştık.

        Sansür meselesi hakkında neler söylemek istersiniz? Festivale zararı oldu mu?

        Ben bu tartışmalara girmedim, açıkçası sansüre karşıyım. Sansür sanatın doğurganlığını engeller. Dolayısıyla jürilerin yapmış olduğu değerlendirmeler neticesinde bazı suni sansür tartışmaları cereyan etti. Çok üzüldüm. Festivalin hak etmediği tartışmalar olarak görüyorum. Festivalin bu tartışmaların gölgesinde kalması beni çok üzdü. O yüzden bu tartışmaların sanatsal çevrelerde yapılmasını doğru bulduğum için o tartışmalara girmedim. Hep şunu söyledim; bizim tek amacımız var, en güçlü bir şekilde, en yakışanını festival organizasyonunda ortaya koymak.

        Yarışan filmler salon bulamıyor, izleyiciyle buluşamıyor. Festival amacına ulaşıyor mu?

        Festivallerde ödül almış sanatsal filmlerin gişe problemi yaşadığını uluslararası platformda da görüyoruz. Dolayısıyla bu aslında üzerinde iyi bir şekilde tartışılması gereken bir husus. Bir taraftan ödüllü filmler bir taraftan gişe rekorları kıran filmler arasında tartışma sinema sektörünün hâlâ içerisinde gelgitler yaşanan bir husustur.

        ‘Antalya doğal film platosu’

        Festivalin misyonu, son yıllarda ilk filmini çeken yönetmene maddi manevi destek vermek üzerine oluşmaya başladı. Bunun için nasıl bir yorum yaparsınız?

        İllaki ilk filmini çeken her yönetmene ödül verilecek diye bir şart olduğunu zannetmiyorum. Öyle bir tesadüfi gelişme olmuş olabilir. Altın Portakal Film Festivali’nin ödülünü 300 bin TL’den 700 bin TL’ye taşıyan bir başkandım. Biz, Altın Portakal Film Festivali’nde film üretimini de destekleyen bir misyonumuzun da olduğunu düşünüyoruz. O yüzden ‘Film Fonunu’nu yeniden harekete geçirdik.

        Sinema sektörü Antalya’dan yeterince faydalanıyor mu?

        Bence faydalanmalı. Sinema sektörü Antalya’nın etini, kemiğini, suyunu, sütünü her şeyini istifadeye dönüştürmeli. Dediğim gibi Antalya bunun için her türlü fedakârlığı yapmaya hazır ve yapıyor da. Yeterince değerlendirilip değerlendirilemediği meselesi sinema sektörü çevresinde esasen dikkate alınmalı. Biz hazırız, Antalya’yı doğal bir film platosu olarak görüyoruz.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ