'Gölgedekiler'de iki çarpıcı hikâye
Ekranların tek paranormal-fantastik projesi olan 'Gölgedekiler'in yeni bölümü bu akşam saat 21.45'te SHOW TV'de
Mehmet ÇALIŞKAN / HT Magazin
mcaliskan@htgazete.com.tr
SHOW TV’nin izleyicilerini oldukça şaşırtan, ekranların tek paranormal-fantastik projesi olan Gölgedekiler, soluksuz izlenecek iki kısa filmle, ekran karşısındakilere yine gerilim dolu bir saat yaşatacak.
İLK BÖLÜM ‘LEYLA’NIN GÖZLERİ’
Mutlu Karadoğan’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ‘Gölgedekiler’in bu hafta yayınlanacak ilk filmi olan ‘Leyla’nın Gözleri’, kör bir adamın yaşadıklarını ekranlara taşıyacak. Kör adam öldürülmüş bir kızdan yapılan göz nakliyle ışığa kavuşur. Ne var ki bir süre sonra korkunç sanrılar görmeye başlar. Adamı küçük kızın katiline kadar götürecek olağanüstü esrarlı bu filmde, Levent Sülün ve Nisa Melis Telli rol alıyor.
BABA-OĞUL HIKÂYESI ‘KARA KADER’
‘Gölgedekiler’in ikinci filmi ise ‘Kara Kader’ olacak. Kömür madenlerinde yaşanmış, gerçeği ve bilineni aşan film, izleyiciyi derinden etkileyecek. 20 yıl önce göçük altında kalıp cesedi bulunamayan bir baba. 20 yıl sonra aynı kuyuya inen bir oğul. Yerin 300 metre altında geçen gerilimli bir öykü. Ömer Karasu ve Alican Aytekin başrolde.
LEVENT SÜLÜN
Öldürülen küçük bir kızın gözleri nakil yapılan kör bir adamı canlandıran Levent Sülün, ‘Gölgedekiler’i en başta senaryosunun farklı kıldığını dile getirdi.
‘Hikâyelere başka gözle bakılıyor’
■ Deneyimli bir oyuncu olarak ‘Gölgedekiler’i nasıl değerlendirirsiniz?
‘Gölgedekiler’i farklı kılan hikâyesidir. Bu projede hikâyelere başka bir gözle bakılıyor. Senaristimiz öyle yerlere dokunuyor ki, öyle şeyler hissettiriyor ki ister istemez izleyiciyi derinden etkiliyor. İzleyici ‘Olayın şu tarafı da varmış’ düşüncesi içine giriyor. Bu nedenle ‘Gölgedekiler’ beni cezbeden bir yapım oldu. Sonuç olarak ‘Gölgedekiler’in sırrı senaryosundadır.
■ İyi bir senaryo oyuncuya neler katar?
Süleyman Nebioğlu senaryo konusunda Türkiye’nin en iyi kalemlerinden biridir. Ben de kendisinin bir hikâyesinde oyunculuk yaptığım için kendimi şanslı hissediyorum. ‘Gölgedekiler’in bundan sonraki bölümlerinde yer alacak meslektaşlarıma buradan seslenmek istiyorum: “Süleyman Nebioğlu’nun hikâyelerinde rol almak her zaman nasip olmaz.’ Süleyman Nebioğlu başta her oyuncuya zor gelebilir ama bir süre sonra kendisiyle çalışmaktan oldukça keyif alınır.
■ Başta neden zor gelir?
Süleyman Nebioğlu, bir cümlesinin bile değiştirilmeden oynanmasını ister. Bunu da ‘Benim cümlemi değiştirerek hikâyedeki bir sonraki örgüyü de değiştirmiş olabilirsiniz’ olarak açıklar. Oyuncu eğer hikâyeye hâkimse tek bir cümle bile değiştirmeden oynamak avantajdır. Ne var ki oyuncu cahilse hikâyeyi batırır.
■ ‘Gölgedekiler’ sektörde nasıl değerlendiriliyor?
Eminim yeni sezonda ‘Gölgedekiler’in birçok versiyonu yapılacaktır. Ne var ki bu kadar kaliteli olacağını hiç sanmıyorum. Birçok yapım ‘Gölgedekiler’in mirasını yiyecektir.
NİSA MELİS TELLİ
Çocuk oyuncu Nisa Melis Telli, ‘Gölgedekiler’in setinde çekim olmadığı zamanlarda bol bol oynadığını söyledi.
‘Leyla benim gibi cimcime bir kız’
■ Sette neler yaptın, eğlendin mi?
Yönetmenimizin istediklerini yaptım. Bana hangi sahnede neler olacağını anlattılar. Ben de ona göre oynadım. Söylemem gerekenleri ezberledim ama hiç zorlanmadım. Evde ayna karşısında provalar yaptım. Bu nedenle zorlanmadım. Çekimimin olmadığı zaman setteki abilerimle, ablalarımla oynadım.
■ Canlandırdığın ‘Leyla’ nasıl bir çocuk?
İyi işte. Benim gibi bir cimcime. Bana cimcime diyorlar da ondan öyle dedim. Levent Abi’yi çok seviyorum. Onun da benim yaşımda kızı var. Levent Abi ile çok iyi anlaştık, beni çok güldürdü. Hem de rolüm için çok yardımcı oldu.
■ Büyüyünce de oyunculuk mu yapacaksın?
Başka işler de yapmak istiyorum. Oyunculuk güzel. Okulda arkadaşlarımın arasında popüler biriyim ama bana ünlüymüşüm gibi davranmalarını istemiyorum. Çünkü ben daha çocuğum. Büyüdüğümde de oyunculuk yapmak istiyorum ama başka işler de yapacağım. Hangi işi yapacağımı düşünüyorum, karar vermedim.
ÖMER KARASU
Ömer Karasu, ‘Kara Kader’de göçük altında kalan ‘Ali Osman’ı canlandırıyor.
‘Çekimden hemen sonra maden çöktü’
■ Oyunculuk kariyerinizden söz edebilir misiniz?
9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü mezunuyum. Bilgi Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Liselerarası Tiyatro Yarışması’nda sahnelediğim oyun ‘En İyi Prodüksiyon’ ödülünü almıştı. Rutkay Aziz ve Savaş Dinçel’in bana referans vermesi oyunculuğumu profesyonel olarak yapmam gerektiği konusunda bana yol gösterdi.
■ ‘Gölgedekiler’i sizin için farklı kılan nedir?
‘Gölgedekiler’in oldukça ilginç bir proje olduğunu söyleyebilirim. Hem her bölümde farklı hikâyelerin farklı oyuncularla işlenmesi hem mistik konuları ekranlara getiriyor olması biz oyuncular için oldukça keyifli bir çalışma. Çünkü alışılagelmiş yapımların dışında olması yeni bir heyecan oluşturuyor. Bu nedenle ‘Gölgedekiler’ için teklif geldiğinde hemen ‘Ben bu işte varım’ dedim. Daha önce 10 tane kısa filmde, ‘Mutlu Aile Defteri’nde kamera önü deneyimi yaşamıştım. ‘Gölgedekiler’, başrol karakterini canlandırmam anlamında benim için ayrı bir deneyim oldu.
■ Sette neler yaşadınız?
Daha önce bir madene hiç girmemiştim. Ondan öte biz çekimleri tamamladıktan yarım saat sonra çekim yaptığımız madende göçük yaşandı. Çekimler biraz daha uzun sürmüş olsaydı 30 metre derinlikte kalacaktık. Madenin çöktüğünü öğrenince insan kendini tuhaf hissediyor. Kurtulmuş olmanın mutluluğuyla ‘Ya biz oradayken çökseydi’ düşüncesinin arasında karmakarışık duygulara büründüm.