Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK

Kazalara bağlı olarak ortaya çıkan el bileği kırıkları, sonrasında tiroidin yavaş çalışması (hipotiroit) ve diyabete bağlı olarak el bileğinde sinir sıkışmalarına yol açabiliyor. Bu durumda en çok el bileğinde, ‘karpal tünel sendromu’ adı verilen sinir sıkışmaları görülüyor. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Alp, eklemlerde oluşan sinir sıkışmaları, yaralanmalar ve kaynamayan kırıklar hakkında bilgi veriyor.

Travmaya bağlı oluşan eklem sorunlarında, 50 yaş sonrasında kemik yoğunluğundaki azalma nedeniyle kırık ve yaralanmalar görülüyor. Denge kayıplarıysa düşmelere neden oluyor ve bu durumdan eklemler zarar görüyor. Çocukluk dönemindeki eklem kırıklarıyla spor yaralanmaları ve oyun çağında daha çok karşılaşılıyor. Özellikle bilinçsiz yapılan spor bu riski ciddi şekilde artırıyor.

EKLEMLERİNİZİ KORUYUN

Düşme sırasında öncelikle yaşamsal organların korunması gerekiyor. Baş ve göğüs bölgesi ile bacaklar, bunların başında geliyor. Bu risk 65 yaş üstünde yüzde 35’ken, 70 yaş sonrasında yüzde 45 ve üzerinde oranlara ulaşıyor. Spor alanında şoku absorbe eden zeminler, ergonomik büyüklükte spor aletleri, özel giysiler, özel koruyucu spor aksesuvarları (kask, apolet, kalça koruyucu yastıklar, baston) ile düşme sırasında yaralanma riski azaltılıyor. Düşmenin yaratacağı yaralanmanın ciddiyetini ortadan kaldırmak için çevrede taşınabilir destek cihazlarının olması gerekiyor. Düşme sırasında travma şiddetini azaltmak için; baston ve yürüteç gibi destek cihazları ile yastıklar da kullanılıyor. Korumalı düşme konusunda gerekli eğitim alındığında vücudun korunaklı bölgeleri üzerine çökerek baş ve göğsün korunması mümkün oluyor.

ÇEŞİTLİ NEDENLERİ VAR

El, bilek sinir sıkışmalarının en sık görülen nedeni olan karpal tünel sendromunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; özellikle diyabet, tiroit hastalıkları ve gut hastalığında ortaya çıktığına dikkat çekiliyor. Bu hastalarda sinir sıkışmasının sıklıkla görülmesinin çeşitli nedenleri bulunuyor. Sinirde yapısal bozulma sonucu ileti sisteminde yavaşlama ve el bileğinde yapısal olarak dar bölgelerden geçerken tuzaklanma görülüyor. Hipertansiyon hastaları ve hamilelerde vücutta su tutulumu arttığı için o bölgede sıkışma eğilimi varsa sıkışma riski fazlalaşıyor. Hamilelerde doğum sonrası hormonal denge sağlanınca şikâyetler kaybolsa da riskli mesleklerde veya ev kadınlarında yoğun ev işleri sonrası ya da yaşla birlikte tekrarlayabiliyor.

ELLERDE SERTLİK VE UYUŞMAYA DİKKAT

KARPAL tünel sendromu, geceleri ellerde uyuşma ve sabah şişliğiyle belirti veriyor. Alışveriş sonrası ağır poşetlerin taşınması ya da uzun telefon konuşmaları sonrasında veya gazete okurken parmaklarda uyuşma da hastalığın belirtileri arasında bulunuyor. İlerleyen dönemde şikâyetler sürekli hale geliyor, his ve kuvvet azalıyor, beceriler kötüleşiyor. (Sık sık bardak, çanak düşürme yaşanıyor, düğme ilikleme zorlaşıyor, el işi yapma güçleşiyor.)

GECE UYKUDA ATEL TAKILMALI

Karpal tünel sendromu, ilk aşamada el bileğini dinlendiren ve hareket etmesini engelleyen ‘atel’ adındaki özel cihazlarla rahatlatılıyor. Bunlar el bileğinin sabit kalmasını sağlıyor ve gece yatarken de kullanılmaları gerekiyor. Bunun nedeninin gece uyku sırasında el bileğinin bükülmesi ya da ters bir hareket yapılması şikâyetlerinin artması olduğu belirtiliyor. El bileğine 2 saatte bir buz uygulaması yapılması, bu yapılırken de buzun tenle direkt temasını önleyici bir beze sarılması öneriliyor.

CERRAHİ NE ZAMAN KAÇINILMAZDIR?

Yapılan uygulamalar tedaviye yanıt vermiyorsa, ameliyatı geciktirdiği kanıtlanmış fizik tedavi uygulamalarından yararlanmak gerekiyor. Yaşın ilerlemesi ve şikâyetlerin artması, cerrahiyi kaçınılmaz kılıyor.

EKLEM SAĞLIĞINIZ İÇİN

* Çalışma ortamı aydınlık ve ferah olmalı, iyi oksijenlenmeli.

* Çalışırken 2 saatte bir yarım saat ara verilmeli.

* İşe başlamadan önce germe egzersizleri yapılmalı.

* Oturulacak sandalyede bir bel desteği bulunmalı, dizler açık olmalı, 90 dereceden az ve 70-80 derece pozisyon sağlanmalı.

* Dirsek 90 derece bükülmeli ve mouse avuç içini kavramalı.

KAYNAMAYAN KIRIKLARA DAMARLI KEMİK NAKLİ

Bazı hastalarda el bileği kırıklarından sonra o bölgedeki kemikte aşırı ağrı, ödem, hareket sınırı azalması, güç kaybı, titreme gibi şikâyetler görülebiliyor. El bileği kemiklerinin kaynaması güç olduğunda tedavi seçimi alçı ile tespitle başlıyor. Gerekirse cerrahi yöntem kullanılıyor ve mikrocerrahi yöntemlerle damarlı kemik destek konuluyor.