Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Beyin ölümü gerçekleşen kişinin karaciğeriyle hayata dönen ancak 3 yıl sonra ani beyin kanamasına bağlı yaşamını yitiren Gündüz'ün organları da başka bedenlerde can buldu.

Sağlığında vasiyette bulunarak organlarını bağışlayan Gündüz'ün böbrekleri 2 kişiye hayat verdi.
Karaciğer yetmezliği bulunan ve 2010 yılında kadavradan yapılan nakille hayata döndü Savaş Gündüz. Hayat için yakaladığı ikinci şans sadece üç yıl sürdü. Beyin kanaması geçirmesi nedeniyle bilinci kapalı geldiği hastanede, tüm tetkiklere rağmen yaşama döndürülemedi. Yıllarca organ nakli için sıra bekleyen Gündüz, nakil sonrası üç yıl daha sevdikleriyle beraber olabildi.

Tek arzusu, kendisine bir süre daha yaşama fırsatı veren bağışçısı gibi, kendi organlarının da ölümünden sonra başka bedenlerde hayat bulabilmesiydi. Beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine, vasiyeti aile bireylerince yerine getirilen Gündüz'ün tüm organ ve dokuları bağışlandı.

Bugün, Gündüz'ün böbrekleri 2 kişiyi sağlığına kavuştururken, korneaları da bir başka hastayı hayata bağladı. Kemikleri, tendonları ve menüsküsleri de başkalarına nakledilmek üzere alındı.

ABLASI GURUR DUYUYOR

Gündüz'ün ablası Ceylan Karakuş, kardeşiyle gurur duyduğunu, tek dileğinin gücü yettiğince hastalara şifa verebilmek olduğunu belirterek, "Kardeşimle gurur duyduk. Bir başkasının karaciğeri ile kardeşimiz yaşadı. Kardeşimin vasiyetini yerine getirdik. Biz de başka hastalara şifa olunduğu için mutluyuz" ifadesini kullandı.

"HAYALLERİMİ YAKALAMAK İÇİN GEÇ, AMA SAĞLIĞIMA KAVUŞACAĞIM İÇİN MUTLUYUM"

Lise mezunu 21 yaşındaki Tokatlı Halis Durgun. Yaklaşık 11 yıldır diyalize girerek yaşama tutunmaya çalışan böbrek hastalarından. Arkadaşları dışarda gezip eğlenirken ya da sinemaya giderken onun durağı sadece diyaliz merkezleri oldu. Bedeni, spor sonrası atılan terden değil uzun süren diyaliz tedavisi sonrasında yorgun düştü.

Kimi doktor olmayı, kimi artist olmayı hayal ederken, O sadece iyi olmayı, sağlığına kavuşabilmeyi umut etti. Düşlerini, 11 yıldır, ona sağlığını armağan edecek "Sana uygun böbrek bulundu" haberine sakladı.
Haftanın üç günü 4 saat diyaliz tedavisi alan Durgun'un, tek hayalinin futbolcu olmaktı. Ancak bu hayali, sadece rüyalardan ibaret kaldı. Sağlıklı bir böbrek için uzun yıllar beklediğini söyleyen Durgun, "Artık hayallerimi yakalamak için geç ama sağlığıma kavuşacağım için mutluyum. Bu da benim için hayaldi. Bağışçıya Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyorum'' şeklinde konuştu. Durgun, kendisinin de organ bağışında bulunacağını söyledi.

"BİR GÜN BANA DA NAKİL YAPILACAĞINDAN EMİNDİM"

SSK emeklisi 57 yaşındaki Cemal Yıldırım ise 10 yıldır yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği hastalığıyla mücadele ediyor. Yorgun bir günün ardından evinde uyurken, iyi bir haber geleceğini hissettiğini belirten Yıldırım, çalan telefonun sesiyle gözlerini açmış.

"Hastaneden arıyorlar, donör bulundu, bak gör" diyen Yıldırım, eşinden gelen müjdeli haberle soluğu hastanede almış. Her zil sesiyle irkildiklerini ve iyi bir haber beklediklerini kaydeden Yıldırım, "Bir gün bana da nakil yapılacağından emindim" diyerek ikinci baharın sevincini yaşıyor.

Uzun süre diyalize girdiği için organlarında harabiyet oluşmasına rağmen kendisinin de bağışçı olduğunu vurgulayan Yıldırım, yaşamını yitiren ve organlarıyla kendisine can veren kişiyle gurur duyduğunu kaydetti.
Bağışçının böbreklerinin birinin kendisine diğerinin ise Halis Durgun'a nakledildiğini, şu an birlikte aynı odada nefes aldıklarını anlatan Yıldırım, duygularını "Bu çok garip bir his. Karşımda yatan kişinin içinde de bana böbreğini veren kişinin diğer böbreği takılı. Böbrek kardeşim, oğlum gibi. Anlatılması çok zor bir duygu" değerlendirmesi yaptı.

"GÜNDÜZ'ÜN DONÖRÜ DE BEYİN ÖLÜMÜ GEÇİRMİŞTİ"

Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Menekşe Özçelik, Gündüz'ün beyin ölümün gerçekleşmesi üzerine aileyle görüştüklerini ve vasiyetin yerine getirildiğini söyledi.

Gündüz'ün kendisinin de beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin karaciğeriyle hayata döndüğünü anlatan Özçelik, bu nedenle organ bağışında tüm ailenin kararlı olduğunu dile getirdi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi Transplantasyon Cerrahı Doç. Dr. Acar Tüzüner, her iki hastanın ameliyatlarının da başarılı geçtiğini, hastaların diyalize bağımlı olmaktan çıktıklarını söyledi.

AA