Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Malum yaz ayları geldi.

        Futbol ve basketbol sezonlarına kendi liglerimizde noktayı koyduk. Şu anda hepimizin gözleri Kara Kıta’da yapılacak Dünya Kupası’na çevrilmiş durumda Ancak ülkedeki spor faaliyetleri de elbette sürüyor.

        Özellikle transfer piyasasının en hareketli olduğu günleri yaşıyoruz. Yine bildik senaryolar karşımızda…

        Gazeteler, transfer haberleriyle dolu. Kulüplerden ise yapılan görüşmeler sonunda eğer anlaşmaya varılmışsa ses yok, anlaşma yoksa açıklama hazır: "Medya yalan yazıyor”

        Beyler; medyaya, “Şu oyuncuyla görüşüyoruz, bununla temastayız” diye yapılan bilgi sızdırmaları gökten mi iniyor? Elbette ki bunların hepsinin ardında iş bitiren, becerikli yöneticilerimiz var.

        Ama iş gerçekleşmeyince suçlu hazır…

        Salla gitsin…

        Medya, günah keçisi konumuna hemen koyuluveriyor.

        Bakın en ilginç olaylardan biri Beşiktaş Kulübü’nde yaşanmadı mı?

        Mustafa Denizli’nin sağlık sorunlarından önce gündeme gelen Schuster ismini, medya rüyasında mı gördü?

        Sonra, “Schuster ile anlaşmadık” deyip, 6 adayla yapılan görüşmelerden bazılarının fotoğrafını medya uzaydan mı çekip aldı?

        Bunların sonucunda Schuster’in Beşiktaş’ın başına gelmesi medyanın hazırladığı bir senaryo mu acaba?

        Koskoca Beşiktaş Kulübü’ne, basını suçlamak, kendi hatasını başka bir yerde aramak pek yakışmadı gibi.

        Bir başka ilginç olay da Stoch konusunda Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yaşandı. Galatasaray’a gitti-gidiyor derken Fenerbahçe devreye girip, oyuncuyu kapıverdi.

        Tabii ki bu rekabet olacak.

        Ama yabancıyı alabilmek için fiyat arttırmak ve ülkenin kısıtlı dövizini soru işareti olan yabancılara değerinden fazlasıyla vermek, kime yarar getirir pek bilemiyorum.

        Bence, kulüpler en azından bu transfer çalışmalarında rekabeti bir kenara itip, daha sağduyulu hareket etmeliler.

        TANJEVİC’İN SEÇİMİ

        Transfer piyasası hayli hareketli gözükürken, Türkiye çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor…

        28 Ağustos’ta başlayacak Dünya Basketbol Şampiyonası için geri sayım hızla sürerken, hazırlıklar da devam ediyor.

        Amaç, şimdiye kadar yapılmış şampiyonalar içinde en başarılısını gerçekleştirmek…

        Salonlar süratle hazırlanıyor. Ufak tefek sorunlar olsa da bunlar çözülmeyecek gibi değil.

        Bu arada Milli Takımımız’ın aday kadrosu da açıklandı.

        Kadroya baktığımızda ligimizin en formda isimlerinin ekip içinde bulunduğunu görürüz. Elbette kadro için ufak tefek tartışmalar olacaktır. Ancak bu turnuvada başarılı olabilmek için sağlığını tehlikeye atıp tedavi programını bile değiştiren Tanjevic’in seçimine saygı duymak gerek.

        Şöyle bir baktığınızda kadroda itiraz edilecek bir isim yok gibi gözüküyor. Bu ekibe vatandaşlığa geçirilecek önemli bir oyuncunun da eklenmesiyle, takımımız daha iddialı bir konuda gelecektir diye düşünüyorum.

        Mükemmel bir organizasyon yapmanın yanı sıra iyi bir sonuç elde etmeyi de hedefleyen Türkiye Basketbol Federasyonu ve Milli Takım Teknik Ekibi, bu noktadan sonra her konuda desteklemek gerekir.

        Onlar, bu ülkenin gururları olarak sahaya çıkacaklar ve çok zorlu rakipler arasından sıyrılıp kürsüye ulaşmaya çalışacaklar.

        Bizlere de düşen, bu zorlu maratonda onları yalnız bırakmamak olmalıdır.

        Diğer Yazılar