Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Sürekli yorgun hissedenlerin gözden kaçırdığı tek alışkanlık

        Gece on bir. Yarın erken kalkmanız gerektiğini bildiğiniz halde gözünüz yana yana telefonu bir türlü bırakamazsınız. Bir video biter ve sonra sıradakine geçersiniz. Saat bir olur ve bazen iki.

        Bu davranışın bir adı var. İngilizcede "revenge bedtime procrastination" deniyor, kabaca uykudan intikam alma diye çevirebiliriz. "İntikam" kelimesi ilk bakışta fazla iddialı gelir. Ama mekanizmayı görünce yerli yerine oturuyor. Sabah uyandığında bitkin hissetmenin sebebini iş temposunda ya da kötü yatakta arayanlar için asıl mesele başka yerde olabilir.

        Uyumak istersiniz ama yatmazsınız

        Yorgun olduğunuzu da yatmanız gerektiğini de bilirsiniz ama yatmazsınız. Üstelik bunu kazara yapmazsınız. Davranışın adında "intikam" kelimesinin geçmesi işte tam da bundan.

        REKLAM

        Terim aslında Çinceden geliyor. Çinli çalışanlar arasında "bàofùxìng áoyè" diye bir kalıp dolaşıyordu. Uzun mesai saatleri yüzünden kendine hiç vakit ayıramayan insanların geceyi bilerek geç saatlere taşımasını anlatıyordu. 2020'de gazeteci Daphne K. Lee bu ifadeyi bir paylaşımında İngilizceye taşıdı ve kavram kısa sürede yayıldı. Gün boyu kendine ait tek bir dakika bulamayan biri, gece o vakti uykusundan çalarak geri alır. Kimden? Günün kendisinden.

        Gündüz "hayır" demek gece kapasiteyi yiyor

        Geceyi neden bir türlü kapatamadığımızın cevabı çoğu zaman akşamla değil o günün tamamıyla ilgili. Gün içinde insan kendini sürekli tutar. Toplantıda söyleyeceğini söylemez. Çocuk çileden çıkarır ve ses yükseltilmez. Trafikte insanların kötü davranışlarına verilecek tepki yutulur ya da canı istemese de iş bitirilir. Bunların hepsi aynı zihinsel depodan çeker.

        İrade sınırsız bir şey değil, gün içinde harcandıkça eriyor. Uyku hekimi John Cline bunu Psychology Today'de kaynak tükenmesi diye anlatıyor. İnsan kendini gün boyu ne kadar çok kontrol ederse gece o kontrolü sürdürecek enerjisi o kadar azalıyor. Akşam yatma vakti geldiğinde "şimdi telefonu bırak ve uyu" komutunu verecek güç kalmıyor.

        Yani gece telefonu elden bırakamamak bir karakter zayıflığı değil. Gün boyu fazla dişini sıkmış birinin tükenmiş hali. İşin tuhaf tarafı da şu, kendini en disiplinli sananlar çoğu zaman gece en çok erteleyenler oluyor. İlk duyulduğunda tersi beklenir.

        REKLAM

        Uyku borcu sessizce hesap açıyor

        Bir gece geç yatmak insanı yıkmaz. Sorun bunun her gece tekrar etmesi.

        Her gece bir saat eksik uyunduğunda kaybedilen uyku yok olup gitmiyor. Bir yerde birikiyor. Buna uyku borcu deniyor ve adı gibi davranıyor ve faiziyle geri istiyor. Sabahları yataktan kalkmak zorlaşır. Gün içinde dikkat dağılır. Bir cümle okunup ne dediği hatırlanmaz ve ufak şeylere gereğinden fazla parlanır. Çoğu insan bu halini kahve eksikliğine ya da yoğun haftaya yorar. Oysa borcun kaynağı çoğu zaman dün gece, ondan önceki gece, son üç haftadır.

        Geceyi geri kazanmanın yolu aslında gündüzden geçiyor

        Bu alışkanlığı kırmanın en etkili yolu, çoğu kişinin sandığının aksine akşam telefonu yasaklamak değil. Tabii akşamla ilgili işe yarayan birkaç şey de yok değil. Kendine bir kesme saati koymak. Mesela on birden sonra ekran yok demek. Başta zorlasa da bir süre sonra oturuyor. Telefonu yatak odasına hiç sokmamak da eli otomatik ona uzanmaktan alıkoyuyor. Yatağı sadece uyku için kullanmak diye bir kural var ki uygulaması en zor olanı da budur.

        Ama bunlar yüzeyde kalan şeyler. Gün içinde kendine hiç vakit ayırmayan biri, gece o vakti almak için direnir. Esas hamle o yüzden gündüze ait. Öğle molasında on dakika dışarı çıkmak, akşam yemeğinden sonra yarım saatini sevdiği bir şeye ayırmak, güne küçük de olsa nefes alanları açmak işe yarıyor. Kendine ait zaman gün boyunca azar azar alındığında, geceden bir şey çalmaya o kadar ihtiyaç kalmıyor. Telefon yine elde, ama artık masaya bağlayan o inat yok.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Nevzat Bahtiyar'ın kardeşi ve yeğenine silahlı saldırı: 4 yaralı

        Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, taşlı, sopalı ve silahlı kavgada 3'ü çocuk 4 kişi yaralandı. Kavgaya karışan taraflardan birinin Narin Güran olayında tutuklu bulunan Nevzat Bahtiyar'ın kardeşi ve yeğenleri olduğu öğrenildi. (İHA)

        Haberi Hazırlayan: Merve Erdoğan
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ