CGV Mars Entertainment Group Kurumsal İlişkiler ve Uyum Direktörü Avukat Aslı Irmak Acar, "Sinema operatörü belli kampanyalar yapabilir. Bu kampanyalar tüketicinin lehine yapılan indirimler. Yapımcılar bunu istemiyor. Bunun engellenmesi tüketicinin zararına olacak. Yapımcılar, film biletlerinin bu kampanyalara dahil olmamasını istiyor." dedi.

Acar, son günlerde kamuoyunda geniş yer bulan ve bazı film yapımcıları ile bazı salon işletmecilerini karşı karşıya getiren, hakları verilmediği gerekçesiyle yapımcıların salon işletmecilerini boykot ederek filmlerini vizyona sokmayacakları iddialarına ve iki tarafın fikir ayrılığına düştüğü konulara ilişkin AA muhabirine açıklama yaptı.

Sürecin uzun zamandır devam ettiğine dikkati çeken Acar, yapılan toplantılarda bir sonuç alınamadığı için, son toplantıda kendilerinin bulunmadığını söyledi.

Acar, son toplantıdan filmlerin ertelenmesi ya da Mars'a verilmemesi gibi kararların çıktığının duyumlarını aldıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Sonuç alınamayan konu kampanyalar, menü-bilet kampanyaları... Bu ara çok büyük bilgi kirliliği var. Sinema filmlerinde gişe hasılatında vergiler, yan giderler düşüldükten sonra yüzde 50'sini yapımcı, yüzde 50'sini sinema operatörü alır. Sistem böyleyken, fiyatı sinema operatörü belirliyor, hukuken de böyle olması gerekiyor. Sinema operatörü belli kampanyalar yapabilir. Bu kampanyalar tüketicinin lehine yapılan indirimler. Yapımcılar bunu istemiyor. Kampanyalar, özellikle küçük illerde çok ilgi çekiyor. Yansıyanın aksine bizim tek bilet satışımız mevcut.

Tüketici ister tek alır, isterse kampanyadan yararlanabilir. Kampanya aslında tüketicinin çok tercih ettiği, onların istediği bir şey... Bunun engellenmesi tüketicinin zararına olacak. Yapımcılar, film biletlerinin bu kampanyalara dahil olmamasını istiyor. Bilete indirim yapıldığı zaman alacağı yüzde 50'de düşüş olacak çünkü, oysa sinema operatörünün yüzde 50'sinde de düşüş oluyor."

Avukat Aslı Irmak Acar, "Yapımcıların istediği gibi bir yapının oluşması halinde tabii ki bilet fiyatları yükselecektir. Benim yapacağım kampanyayı engellediği zaman, kampanyasız yüksek fiyatla devam edecek." ifadelerini kullandı.

 

"TÜKETİCİYE ALTERNATİF SUNULMUYOR GİBİ YANSITILIYOR"

Aslı Irmak Acar, yapımcıların tüketiciye alternatif sunulmuyor gibi yansıttığını getirerek, bu konuda çok yanlış bir algı yaratıldığını, kampanyadan yararlanma ya da tek bilet alma hakkının tamamen tüketiciye bırakıldığını aktardı.

Türkiye geneline bakıldığında, Türkiye'nin yüzde 20'sinin kampanyayı tercih ettiğine işaret eden Acar, yapımcı payı düştüğü için yapımcılar bunu istemiyor.

Acar, boykot iddialarına da yanıt vererek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ben bunu boykot olarak görmüyorum, her zaman konuşma zemininde halledilebilecek bir şey ama bu ticari bir karar, günün sonunda böyle bir karar alınırsa, saygı duyarız. Türkiye'de 4 tane yapımcı yok, çok gişe yapan filmi olan başka yapımcılar da var, biz bunlarla devam ediyor olacağız, Türk halkını da filmsiz bırakmayacağız."

"YAPIMCI PAYI ORTALAMAYA BAKTIĞIMIZDA 5 LİRA DEĞİL"

Yapımcıların aldığı payın düşük olduğu ve haklarını alamadığı iddialarına da yanıt veren Acar, "Yapımcılar bunu ortalamaya vuruyor, başka bir yapımcı ile daha teyit etmekte yarar var. Şu an zaten yapımcı payı ortalamaya baktığınızda 5 lira değil, bu pay film bazında da değişir ayrıca. Benim yaptığım yüzde 20'lik kampanya ile de bu pay etkilenmez." ifadelerini kullandı.

Şu an Meclis'te sinema kanunu ile ilgili bekleyen bir teklif bulunduğunu anımsatan Acar, sektörün asıl konuşması gereken konunun bu olmasını dile getirdi.

Acar, teklifte özellikle tüketiciyi etkileyen iki madde olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bir reklam süreleri diğeri de kampanya ve toplu bilet satışları. Film öncesi reklam oynuyor evet, bunu sınırlandıran bir düzenleme şu an yok yeni teklifle bu 10 dakikaya indiriliyor. Bizim ortalama reklam süremiz ortalama Türkiye genelinde 21 dakika. Firma olarak 2018 tahmini karımda, reklamdan gelen gelir yüzde 74,2'yi oluşturuyor. Bu çok ciddi bir rakam. Bu demek oluyor ki, sinema işletmecisi olarak ben çok fazla bir şey kazanamıyorum, reklam gelirlerimden kazanıyorum demek.

Biz Doğu, Anadolu, Güneydoğu illerine yatırım yapıyoruz. 5 yıllık yatırım planımızda 200 milyon dolarlık bir yatırım var. Ben bu yatırımı reklam gelirimle yapabiliyorum. Reklam sürelerinin kısaltılması, benim karımı oldukça düşürecek ve yatırımlarımı düşürecek, bilet fiyatlarını etkileyecek. Bu durum, tüketicinin aleyhine olacak."

Acar, reklam süreleri ile ilgili sinema operatörleri ile görüşülmesi talebinde bulundu.

Tasarıda kampanya ve toplu bilet satışlarının yapımcı ve dağıtıcının onayına sunulmasının da yer aldığını bildirerek, "Yapımcıların hiçbiri kampanyaya sıcak bakmıyor. Bu teklifin yasalaşması halinde olan tüketiciye olacak, tüketici kampanyadan yararlanamayacak." değerlendirmesinde bulundu.

"SİSTEM KURULDUKTAN SONRA ŞEFFAF OLMAYAN HİÇBİR ŞEY OLMADIĞINI HERKES GÖRECEK" 

Acar yapımcıların "Bilet satışlarının, payların şeffaf olmadığı" yönündeki iddialarına da yanıt verdi.

Yabancı yatırımcı olarak en çok şeffaf olması gereken şirket olduklarının altını çizen Acar, "Bu konuda Bakanlık böyle bir talepte bulundu ve buna ilk olumlu yanıt veren firma bizdik. Direkt Bakanlıkla sistemlerimizi entegre ederek, an be an hangi yapımcının, hangi biletinin ne kadara satıldığının takip edilebilmesi için iş birliğine girdik. Bu konuda ilk adımı atan şirket bizdik. Bu sistem kurulduktan sonra şeffaf olmayan hiçbir şey olmadığını herkes görecek." diye konuştu.

"DAĞITIMCILARIMIZLA HERHANGİ BİR PROBLEMİMİZ KALMADI, 18 OCAK'TA ÇİÇERO VİZYONDA"

Yapımcı Mustafa Uslu, yaptığı değerlendirmede, konuyla ilgili son dönemde kamuoyunda yer alan haberlerde bilgi kirliliği ve yanlış anlaşılmalar olduğunu söyledi.

Hafta başında yeni filmi Çiçero ile ilgili bir açıklama yaptığını anımsayan Uslu, şunları söyledi:

"Çiçero filmini belki vizyona giremeyiz, dağıtımcımızla, sinema işletmecileri ile aramızda problemler var demiştim. Dün itibarıyla problemlerin hepsini çözdük. Taleplerimiz belliydi, o talepler Kültür Bakanlığımızla bir noktaya geldi, şu an Meclis'te, inşallah yasalaşacak. Onun dışında zaten bir talebim yoktu. Dağıtım şirketinin şeffaf olmasını istiyorduk, o konuda da beni tatmin ettiler, bilet ortalamalarını vs öğrendim. Kampanya zaten bizim iş birlikteliğimiz döneminde, birlikte konuşarak, anlaşarak, karar vererek çıktığımız bir yoldu.

Bana sormadan bir kampanya yapılmadı zaten. Kampanyalar birlikte tasarlanıp yapıldı. Bir de şöyle bir bilgi kirliliği var; bilet ortalamalarında yapımcıya kalan payın 5 lira ya da 4,60 lira gibi bir şey olduğu söyleniyor. Geçen sene Ayla'da, bu sene Müslüm'de, vergiler hariç şu an kalan pay 6,7-6,8 lira gibi bir rakam, bu da normal. Dağıtımcımızla herhangi bir problemimiz kalmadı, 18 Ocak'ta Çiçero vizyonda."

Tartışmaların uzlaşma ile bitmesi dileğinde bulunan Uslu, sinema operatörlerinin de ciddi maliyetleri olduğunu dile getirdi.

Uslu, iletişim kopukluğundan dolayı bazı sorunlar yaşandığını anımsatarak, bunların yasanın çıkması ile çözüleceğini söyledi.

"Olayın bu kadar büyümesine şaşırıyorum." diyen Uslu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Konuşarak, anlaşarak, uzlaşarak çözülebilecek şeyler. Burada seyirciyi de sinema sahibini de düşünmek lazım. Olayın bu kadar büyümesinden rahatsızım. Yapımcı olarak aldığım paydan memnunum. Yapımcılarda 'Ben düzenlenen kampanyadan hakkıma düşeni alıyor muyum?' gibi düşünceler var ama orada bir bilgi kirliliği var. Benim de pazartesi gününe kadar böyle bir düşüncem vardı ama dün akşam hesapları önüme şeffaf koydular, baktım ki ben de hakikaten oradan payıma düşeni alıyorum."