Seçim belirsizliği, ekonominin yol haritası, ABD ilişkilerin seyrine bir de ABD ekonomisinden kaynaklı riskler eklendi

Seçimin final haftası için 25 Mart’ta piyasaları bekleyen üç düğüme dikkat çekmiştik. Seçimleri geride bırakalı bir hafta oldu. Şimdi piyasaları bekleyen düğüm sayısı azalmadı, arttı. Sayı üçtü dörde çıktı. Seçim belirsizliği, ABD ile gerginlik ve ekonominin yeni yol haritası belirsizliğine şimdi bir de ABD ekonomisinin kendinden kaynaklanabilecek sorun eklendi ki, bunu aşağıda açacağız.  

SEÇİM BELİRSİZLİĞİ BİTMEDİ

- Türkiye’de seçim belirsizliği bitmedi çünkü daha seçim sandığını, İstanbul’dan dolayı sayıp kapatamadık. Bu nedenle bütün piyasalar tetikte bekliyor. Olası ters bir kararda piyasalar fena karışacak gibi. Seçim sonrası dönemin nasıl başladıysa öyle gideceği varsayılarak 2023’e kadar bütün negatif gelişmeler ve riskler bugüne indirgenip fiyatlanacak.

Bu konudaki belirsizliği gidermek için konulan en uzak tarih 13 Nisan. Normal olarak bu hafta sonuçlanması bekleniyor.

YOL HARİTASI AÇIKLANACAK

- Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak daha önce 8 Nisan olarak duyurduğu yeni dönemin ekonomideki yol haritasını açıklamayı 10 Nisan Çarşamba gününe erteledi. Türkiye’nin en büyük şehrinde seçimin nasıl sonuçlandığı belli olmadan yapılacak yeni bir yol haritası açıklamasının etkisi olmayabilirdi.

- Erteleme bu açıdan doğru. Ama aynı zamanda İstanbul seçimlerinin Çarşamba gününe kadar belli olabileceği ihtimalini getiriyor akla. Ya da öyle umularak böyle bir tarih konuldu. Eğer seçim sonuçlanmazsa yeni bir erteleme daha bekleyebiliriz.

KAYNAK, DEVLETİN KÜÇÜLMESİNDEN

- Açıklanacak yeni paketin ve yol haritasının ekonomi ve piyasalar üzerinde pozitif etki yaratabilmesi bize göre iki şeye bağlı.

- Biri kamu kesiminin, reformlar için de bütçe açıklarını kapatmak için de gerekli olacak finansal kaynağın nereden karşılanacağına yanıt vermesi lazım. Ben burada çözümü aşırı şişmanlayan devletin zayıflamasında görüyorum. Bir yıllık diyetin karşılığını 27 milyar dolar buldum. Bu durumda devlet 2008 yılındaki büyüklüğüne geri dönüyor.

- Üç yıl uygulanacak diyetle 75 milyar dolarlık tasarruf edilir ki, IMF’ye gitmekten çok daha iyidir. Dış borç büyümez.

- Üstelik IMF’ye gitsek bile kemer sıkmaktan başka bir şey yaptırmayacak bize. Bu kadar büyüyen bir devleti finanse etmeye kimse yanaşmaz. Mecburen kamu kesimi küçülecek.

TARIM ODAKLI ÜRETİME DÖNÜŞ

- Açıklanacak yol haritasının pozitif etki yaratmasındaki ikinci faktör de, tarımı odak noktasına koyan ama sanayiyi de kapsayan keskin bir üretime dönüş rotası çizmekten geçiyor. Sınırlı kaynakları tamamen üretime yöneltmek önemli bir sinyal etkisi yaratabilir.

- İşe tarımdan başlamanın aciliyeti ise fiyat artışlarında saklı. Son bir yılda taze meyve ve sebze fiyatı yüzde 70.69 arttı. Enflasyonu da yukarı çekti. Yatırım ortamının düzeltilmesinin en önemli şartlarından biri de düşük enflasyon ve ona bağlı kur istikrarı ve düşük faiz ortamını sağlamak. Taze meyve ve sebzede üretim artışı ve ticareti düzenleme yoluyla pekala fiyatları aşağı çekmek ve genel enflasyonu düşürmek de mümkün.

GİRİŞİMCİLERİ HAREKETE GEÇİRMENİN ŞARTI

- Girişimcileri yeniden harekete geçirmek, sermayenin elini yeniden taşın altına sokmak hiç kolay değil. Bir kere özel sektörün bilanço sorunu oluştu. Hem aşırı borçlu hem de bu borcun büyük kısmı dövizle.

- Üstelik inşaat ve enerji sektöründen ciddi zarar yazan şirketler de var. Öncelikle şirketler kesiminde yeniden ayağa kalkış için zehirleyici atıklardan temizlenmesi gerekecek.

- Sonra da hayatın her alanında normalleşme yoluna gidilmeli. Toplumun sadece yarısı ile değil bütünüyle harekete geçmek için, bütünü kavramak, bütününe eşit davranmak, rekabeti tesis etmek, kural hakimiyetini sağlamak, kurumsallaşmak, şeffaf olmak da lazım.

- Her şeyden önce de yargının bağımsızlığı sağlanmalı. Yargı bağımsızlığı olmadan yerli sermayenin de, yabancı sermayenin de yatırımları sınırlı kalabilir.Bu yapılacaklar finansal kaynak gerektirmiyor ama ekonomiye katkısı çok olacak. Sorun şu ki, bunlar da Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yetki alanında değil. En başta Cumhurbaşkanı’nın böyle bir tercihi yok.

ABD İLE HENÜZ MASA KURULMADI

- Seçim öncesi haftanın üçüncü düğümü Türkiye ABD ilişkilerinin seçim sonrasında ne olacağıydı. Düzelme yolunda ilerlemediği açık. Bozulmaya doğru gittiğini kabullenmek gerek. 14-15 Nisan’da Türk Amerikan İş Konseyi’nin Amerika’da toplantısı var. Ticari ilişkileri ve bu alanda yeni işbirliklerini ön plana çıkartacak. Bu nedenle belki geçici bir süre tansiyon düşebilir. Sonrasında düğümün çözümü iki tarafın başkanlarını bekler. Çözebilirlerse ne ala, yoksa geçen yılki gergin dönemden sonra ikincisi yaşamaya aday olabiliriz. Piyasalar için kısa vadede en belirleyici gelişme de bu.

YENİ BELİRSİZLİK KAYNAĞI ABD

- Seçim sonrasında ortaya çıkan yeni risk ise ABD ekonomisine yönelik yeni sorun olasılığı. Bu da Başkan Trump’ın iki açıklamasına dayanıyor. FED’le ilgili daha önce faiz artırmamalı diyen Trump bu yıl başında amacına ulaştıktan sonra şimdi de faiz indirimine gitmesini ve parasal sıkılaştırmadan vazgeçmesini istiyor.

- Trump’ın ikinci açıklaması ise Çin ile ticaret görüşmeleri konusundaydı ve şöyle dedi: “Bir anlaşma yapmaya çok yaklaşıyoruz. Bu, bir anlaşma yapıldığı anlamına gelmiyor. Çünkü öyle değil ama kesinlikle daha da yaklaşıyoruz... Önümüzdeki dört hafta içinde, belki de daha kısa ya da daha uzun süre içinde, ne kadar sürerse sürsün, çok önemli bir şey açıklanabileceğini düşünüyorum.”

DIŞARISI İYİ BİZ SALLAN YUVARLAN

- Mart başına verilen son tarih sarktı ve şimdi de mayısa atan bir açıklama söz konusu. Yine net bir tarih yok, ifade muğlak bir süreyi kapsıyor. Görüşmeler uzayabilir ya da bir şey de çıkmayabilir. İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan “Trump'ın FED yorumları artık bende Çin ile görüşmelerin kötü gittiği veya başka bir ekonomik olay çıkartmayı planladığını düşündürüyor, olası bir yavaşlamada da ben demiştim...” diyecek, yorumunu yapıyor. Bu kuşkunun doğru çıkması halinde küresel piyasaları etkilediği oranda Türkiye piyasaları da payına düşeni alır.

- Seçim sonrası ortaya çıkan yeni riskle birlikte çözülmesi gereken düğüm sayısını en azından bizim piyasalar için, üçten dörde çıkardık. Bu nedenle dışarısı yoluna devam ediyor ama bizim piyasalar iki sallan bir yuvarlan durumu idare ediyor.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!