Mayıs ayları finansal piyasalarda genellikle kırılganlıkla geçer. Yılın ilk aylarının etkisiyle mayıslar çoğunlukla satış ağırlıklı oluyor. Satışları bazen güçlü bir haber, bazen de kar realizasyonları tetikleyebiliyor.

- Bu yıl ise küllenmekte olan ticaret savaşlarının bir anda alevlenmesi “mayısta sat ve tatile git” etkisini yaratmaya aday. Gerçi bu tatil amaçlı olmayacak, zorunlu ve şok bir gelişme karşısında yangından kaçış satışı olacak. Haftaya ABD Başkanı Trump’ın Çin’i hedef alan twitter mesajları giriyoruz.

- Çin’e Cuma gününe kadar uzlaşmaya varmak için süre veren Trump aksi taktirde 200 milyar dolarlık Çin ithal ürünlerine yüzde 10 olarak uygulanan vergiyi yüzde 25’e yükseltecek. Ayrıca 325 milyar dolarlık Çin ürününün gümrük vergisini de en kısa sürede yüzde 25’e çıkartacak.

- Trump adeta sağ gösterip sol vurdu. Bunu yaparken alında en büyük yumruğu piyasalara indirdi. Çin-ABD görüşmelerinin uzaması ve yapılan açıklamalarla anlaşma beklerken ortaya çıkan bu ani değişiklik, küresel piyasalarda şok etkisi yaratabilir. Tam da ABD endeksleri rekor düzeylere yaklaşmışken veya varmışken böyle bir şokun ortaya çıkması büyük türbülanslara yol açabilir.

- Küresel taraftan esebilecek fırtına nedeniyle kemerleri sıkıca bağlamanın tam zamanı. En azından ikinci bir açıklamaya veya Çin ile ABD’nin anlaşmaya varmasına kadar. Ya da hiç bir zaman anlaşamayacaklar ve küresel piyasalar temelden sarsılacak. Yeni bir ekonomik düzen kuruluncaya kadar da toparlanamayacak.

- Türkiye piyasaları da diğer piyasalar gibi, dünyadan esecek sert fırtınanın önünde duramaz. Küresel dalganın ve fırtınanın negatif tüm etkilerini yaşamaya adayız. Yapacak bir şeyimiz yok.

- Üstelik Türkiye dış kırılganlık yanında iç kırılganlıklara da sahip. Seçimin bitmemesi, ekonomik durumun da eklenmesiyle kırılganlığı ülke olarak duble hissedebiliriz.

TÜRKİYE’DE GELDİK KARAR AŞAMASINA

Yerel seçimlerden 35 gün sonra nihayet geldik karar aşamasına. Yüksek Seçim Kurulu bugün İstanbul’la ilgili vereceği kararla seçime ‘ya tamam ya devam’ diyecek. Karar siyasette de, ekonomide de, piyasalarda da yeni yol ayrımlarına yol açabilir.

TL’nin değer kaybında, Türkiye varlıklarının değer yitirmesinde, faizlerin ve Türkiye iflas sigortasının artmasında ana neden seçim ve ekonomideki durumdur. İstanbul seçimleri resmen sonuçlandırılamadı. Aradan 35 gün geçtikten sonra bugün toplanacak Yüksek Seçim Kurulu’nun nihai kararını vermesi bekleniyor. 

- Ya seçimleri resmen sonuçlandıracak ve bu durumda geçim işine yani ekonomiye yoğunlaşma fırsatını bulacağız. Ya da YSK’nın alacağı kararla seçim belirsizliği yeni bir aşamaya taşınacak. Yeni tartışmalar, gerilimler, belirsizlikler birbirini izleyecek. Kararı siyasette de, ekonomide ve piyasalarda da yeni yol ayrımları izleyecek.

ÖNEMLİ ÖLÇÜDE FİYATLANDI

- Seçim belirsizliği piyasalar tarafından önemli ölçüde fiyatlandı denilebilir. Kurun geldiği düzey, faizlerin ve CDS’lerin yükselmesi, borsanın gerilemesi bunun sonucu. Belirsizlik önemli ölçüde fiyatlandığına göre eğer YSK seçime tamam derse bunun pozitif yansımalarını finansal piyasalarda görebiliriz.

- Ama bunun etkisi kısa vadeli olabilir. Devamının nasıl geleceği ise öncelikle ABD ile ilişkilerin durumuna, siyasette gerginliklerin azaltılmasına ve ekonomide ortaya konulacak performansa bağlı olacak.

SEÇİME DEVAM DERSE

- YSK seçime devam derse de, mevcut fiyatlamaların devamı gelebilir. Ta ki seçim sonuçlanana ve düğüm çözülene kadar.

- Bu eğilimin şiddeti ve büyüklüğü ise daha çok yabancı yatırımcıların vereceği tepkiye bağlı. Dolayısıyla YSK seçime devam derse bunun gerekçeleri ve yabancı yatırımcıların ikna edilmesi ile sürecin yönetilmesi de önemli olacak.  

4 AYLIK BİLANÇO HASARLI

Küresel piyasaların iyi gittiği, faizlerin genelde düştüğü, doların arttığı, altının yatay seyrettiği, gelişen ülke paralarının küçük değerler kaybettiği, borsaların yükseldiği, petrol fiyatlarının toparlandığı dört ayı geride bıraktık. Yılın üçte birlik kısmını oluşturan bu dönem Türkiye için, küresel piyasalardan negatif yönde ayrıştığı ve zararla kapattığı bir dönem oldu.

TL’DE 4 AYLIK KAYIP % 11.3

Bitişikte yer verdiğimiz finansal varlık fiyatları tablosunda nisan ayı ve yılın ilk dört aylık seyri ve değişimleri görülüyor.

- Dört ayda ve nisan ayında en dikkat çekici gelişme Türk Lirası’nda meydana gelen değer kaybı. Bunun yarıdan fazlası seçimden sonra nisanda gerçekleşti. TL dolara karşı 4 ayda yüzde 11.3 değer kaybına uğrarken bunun yarıdan fazlası olan 6.6’lık kaybı nisan ayında meydana geldi. Nisanda hem dolar güçlendi hem de TL değer kaybetti.

- Hazine faizleri de tırmanıştaydı. Nisanda 2 yıllık tahvil 2.76 puan, 10 yıllık tahvil de 2.03 puan yükseldi. Sonuçta hazine faizleri eylül ayından sonraki en yüksek düzeyine çıktılar.

İLK KEZ KREDİ FAİZİ MEVDUATIN ALTINDA

- Mevduat ve kredi faizlerinde ise tersi bir durum söz konusu. Mevduat faizi nisanda 1.5 puan kadar yükseldi ama yılbaşına göre de düştü. Ticari kredi faizleri ise yılbaşından bu yana düşüyor. Kredi faizi nisanda 2.77 puan, 4 ayda 6.42 geriledi.

- 26 Nisan itibariyle kredi faizleri yüzde 21.21 düzeyine gerileyerek bankaların üç aylık mevduata verdikleri ağırlıklı ortalama faiz olan yüzde 21.93 oranının bile altına indi. Konut kredi faizleri ise zaten mevduat faizinin altında bulunuyor. Yükselmiş haliyle bile konut kredi faizi yüzde 19.35 düzeyinde ve 3 aylık mevduat ile arasındaki fark 4.6 puana çıktı.

BORSADAKİ BÜYÜK MAKAS

- Küresel piyasalarla bir farklılık da hisse senetleri fiyatlarında yaşandı. MSCI endeksleriyle gelişen borsalar 4 ayda yüzde 11.7 yükselirken, Türkiye piyasası yüzde 8.2 geriledi. Türkiye piyasasının kaybının yarısı yine nisan ayında oldu.

- Gelişmiş borsaların ortalama priminin yüzde 15.4’e varması da küresel piyasalarda 4 ayda yaşananların net biçimde pozitif olduğunun göstergesi.

- Türkiye aleyhine sayılacak negatif gelişmelerden biri de petrol fiyatlarında 4 ayda yüzde 31.6’ya varan artış. Bunda ABD’nin 22 Nisan itibariyle Türkiye’yi İran’la ticarette muafiyet listesinden çıkarması etkili oldu. ABD ile sorunlu alanlara ve gerilimlere bir yenisi daha eklendi.  

RİSKLER YÜKSELDİ, YABANCILAR SATIŞTA

- Dört aylık dönemde yabancılar finansal piyasalarda genelde satıcıydı. 26 Nisan’a kadar gerçekleştirdikleri işlemlerden net satışlarının toplamı 1.66 milyar dolara vardı. Satışlar 1,81 milyar dolarla aslında devlet iç borçlanma senedi ve özel sektör tahvillerindeydi. Hisse senedi tarafında ise 148 milyon dolarlık net alımdalar.

- Gelişmeler ülke riskinin arttığına işaret ediyor. Buna paralel ülke iflas sigortası CDS’ler dört ayda yüzde 25 yükseldi ve 360 bin düzeyinden 450 bine çıktı.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!