Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ünlü fizikçi Isaac Newton “Gök cisimlerinin hareketlerini hesaplayabilirim ama insanların çılgınlıklarını hesaplayamam” demişti. Ekonomi bilimi bireylerin rasyonel hareket ettiğini kabul eder. Ancak toplu olarak bir araya geldiklerinde durum değişebilir. İşin içine kitle psikolojisi, sosyoloji, çevre faktörleri, etkileşim girer. Rasyonel bireylerin katılımıyla irrasyonel kalabalıklar meydana gelebilir.

        Cuma akşamı iki günlük yasak öncesinde sokaklarda yaşanan kalabalıklarda böyle oldu. Korona virüsle mücadeleye ciddi zarar veren sokak kalabalığından çıkartılabilecek ciddi dersler kayıpları kısmen telafi edebilir. Virüsle bundan sonraki mücadele sürecinde veya başımıza gelebilecek başka bir doğal afet yada deprem anına hazırlık bakımından Cuma gecesi tecrübesi iyi bir ders niteliğinde. Hem karar alıcılara da, hem de geniş kitlelere.

        PİYASALAR DA İRRASYONEL HAREKETLER YAPAR

        -Cuma akşamı sokaklarda yaşanan rasyonel olmayan hareketler, finansal piyasaların kriz dönemlerinde hem balonlaşma, hem de çöküş aşamasında yaşadığı bir durumdur.

        -Yatırımcıların piyasaya katılımı rasyonel bir şekilde başlasa da, önce tedricen sonra giderek hızlanan biçimde kararlar ve hareketler rasyonaliteden kopabiliyor.

        -Tek başına rasyonel karar verebilen birey ki burada yatırımcı oluyor, kalabalık içine yani piyasaya katıldığında irrasyonel kararlar alabiliyor. Diğer yatırımcılardan, hareketlerden etkilenebiliyor, gaza gelebiliyor.

        -Bu nedenledir ki piyasalar her zaman doğru hareket edemez. Ama bir çok piyasanın hareketi de çoğu zaman doğrudur.

        PİYASALARIN RİBAUNDU

        -Küresel piyasalar korona virüsle çok büyük bir vurgun yedi. Hisse senedi borsalarında 19 Şubat’ta başlayan keskin çöküş 23 Mart’ta dip yaptı. MSCI tüm dünya endeksiyle 5 haftalık düşüş yüzde 33.7’ye vardı.

        -Ardından gelen toparlanma döneminde ise 10 Nisan itibariyle borsalar yüzde 22.3 prim yaptı. Kayıplarını yaklaşık yarı yarayı telafi ettiler.

        -Küresel piyasaların sürükleyicisi olarak baktığımız Amerikan borsalarındaki hareketler biraz daha keskindi. SP 500 Endeksi aynı tarihlerde yüzde 35.4 geriledi ve ardından yüzde 27.3 toparlandı. Burada ABD piyasalarındaki bozulmanın genel ortalamanın biraz üzerinde olmasına karşılık ,toparlanmanın daha keskin gerçekleştiğine dikkat çekmek isterim.

        -Türkiye borsası da MSCI endeksiyle yani dolar bazında yüzde 38.2 onanında geriledikten sonra toparlanması yüzde 12.0’de kaldı. Dünya ortalamasının 10 puan, ABD borsalarının da 15 puan gerisinde kalan bir toparlanmadan söz ediyoruz.

        MİLAT 23 MART HAFTASI, MİLADIN AKTÖRÜ İSE FED

        -Piyasaları uçurumun kenarından alan gelişme ise “FED’in sınırsız dolar basma operasyonu” ve hükümetlerin “para seli olarak tanımlanabilecek mali teşvik paketleri” açıklamasıydı. Nitekim IMF hükümet paketlerinin 8 trilyon doları bulduğunu belirtti.

        -FED’in 23 Mart ile başlayan haftada hem 23 Mart hem de 26 Mart Perşembe çok kritik tarihler ve piyasalar için milat. Sonuçta piyasaları döndüren milat dolar seli ve baş aktör de Fed oldu.

        -Pazartesi FED sınırsız dolar verme operasyonu açıkladı. Salı ABD’nin 2.2 trilyon dolarlık harcama paketi üzerinde anlaşma sağlandı. Perşembe ise FED Başkanı Powell bir televizyon programına katılarak ortalığı iyice toparladı ve bunun üzerine aynı gün işsizlik maaşı başvurularının 3.3 milyon kişiye çıkması gibi çok olağanüstü bir rakam açıklandı. Ve piyasalar böylesi korkunç bir rakamın altından kalkabildi.

        -Bu gelişmeler çerçevesinde 23-27 Haftası piyasaların dipten dönüş, 30 Mart-3 Nisan haftası toparlanma ve 6-10 Nisan haftası coşku haftası oldu.

        -ABD piyasaları geçen hafta yüzde 12.1 prim yaptı. Bu kazancıyla son 45 yılın en iyi haftasını yaşadılar. Dünya borsaları da yüzde 10.5 prim yaparken, Türkiye borsası yüzde 9 arttı.

        -Geçen hafta beklentileri pek karşılamasa da OPEC’in petrol üretimini kısması, yaraya merhem olma özelliği düşük kalacak AB’nin 500 milyar euroluk virüs paketi, gelişen piyasalar için IMF’nin swap hattıyla fon kullandırması üzerinde hazırlık yaptığı, FED’in 2.3 trilyon dolarlık varlık alımı üzerinde yeni adımlar attığı da açıklandı.

        PANDEMİ MERKEZİ ABD’NİN BORSASI NİYE PİK YAPTI?

        -ABD virüsten ölümler ve vaka sayısında bütün ülkeleri geçti. Küresel salgının merkezi artık ABD. Buna rağmen piyasaları coşuyor ve küresel piyasaların geri dönüşüne öncülük ediyor. Neden acaba?

        -Bunda en önemli rolü FED oynuyor. FED 23 Mart’ta “sınırsız dolar verme operasyonunu” açıkladı. FED Başkanı Powell 26 Mart’ta katıldığı bir TV programında “Kredi akışını sağlamak için gereken her türlü adımı atmaya hazırız, bunu agresif şekilde yapmaya devam edeceğiz. Cephanemiz bitmeyecek” dedi ve gereğini yapıyor.

        -Varlık alımları sonucu FED bilançosu 16 Mart’tan beri geçen 4 haftada 4.3 trilyon dolardan 6.1 trilyon dolara çıktı. Bir ayda 1.7 trilyon dolar bilanço büyüten FED bu kadar varlık aldı ve karşılığında doları piyasaya verdi.

        -FED’in alımlarına devam etmesi, piyasalara dolar vermeyi sürdürmesi bekleniyor. FED bilançosu büyümeye ve bu yıl içinde rekorlar kırmaya devam edecek. Bir ay sonra da, üç ay sonra da dolar matbaası çalışacak.

        -Yılsonu için beklenen veya tahmin edilen FED bilanço büyüklüğü ise 10 trilyon dolar. Şimdi 6.1 trilyon dolarda olduğumuza göre 4 trilyon daha yolumuz var demek.

        PARA SELİNİN ASIL YARAYACAĞI YER

        -Dünya bu süreçte herhalde dolara doyacak. Çünkü sonsuza kadar para veririm diyor ve dediğini de yapıyor.

        -Böylesine bir dolar seli içinde artık belli büyüklükteki şirketler de herhalde batmaz. Hür türlü menkul kıymeti götürüp doları almak mümkün. Bu durumda şirketlerin ayakta kalması için sonuna kadar destek verilecek demektir.

        -Bu aynı zamanda hissedarlara yönelik bir mesaj da. ABD’nin hissedarlık oranı yüksek ve hane halkı arasında yüzde 40’larda.

        -Para seli borsayı ve hisse senetlerini pozitif etkilediğinden ABD halkının yüzde 40’ının serveti erimeyecek demektir. Bir yerde piyasadaki malın veya fiyatın güvencesi olmaz ancak ortalıktaki para seli borsa değerlerini ayakta tutarsa, hane halkının yüzde 40’ının alım gücü korunmuş olacak.

        -Bugünkü para selinin yarınki ekonomi ribaunduna pozitif etkisi buradan ve böyle olacak. Virüs bir gün kontrol altına alındığında, işler düzelmeye ve ekonomi açılmaya başladığında ortalıkta yatırım yapacak, tüketim yapacak bir büyük kitle kalacak.

        -Krizden çıkışın hızlı olması da böyle bir kitlenin varlığına bağlı. Ekonominin, tüketimin ve yatırım ortamının ufku açıldığında, servetini koruyanlar niye dursunlar ki? Strateji doğru ve piyasalar farklı nedenlerden dolayı bu stratejinin alıcısı ve taşıyıcısı durumunda.

        MİKTARI ARTAN MALIN DEĞERİ DÜŞER

        -Küresel salgın sürecinin finansal piyasaları ve ekonomiyi bozması dünyada müthiş bir dolar talebi yarattı.

        -Bunun karşılığında doları basan kurum olarak FED de sınırsız bir şekilde piyasaya para vereceğini açıkladı. Dolarları veriyor da, son bir ayda 1.7 trilyon dolar verdi. Ülke veya şirket olsun dolara kavuşan rahatlıyor, kavuşamayan kıvranıyor.

        -Taliplisi bu kadar çoksa doların değeri artacak mı? Yoksa miktarı bu kadar hızla çoğalıyorsa doların değeri düşecek mi?

        -Alternatifi pek yok. Dünya ticareti, borç alacak ilişkisi dolar üzerinden dönüyor. Değerini korumasının altında yatan temel neden dünya parası olması.

        -Doların karşısında rakip olarak altın var ve bu nedenle değeri yüksek oynaklığına rağmen artıyor. Ama tam olarak doların yerine de geçemiyor.

        -FED’in parayı basma seviyesi o kadar yüksek ki, haddi hesabı yok. Basmaya devam edeceğini söylediği için de, talep ne kadar yüksek olursa olsun, dolar arzı daha hızlı artacak demektir.

        -Her doyurulan taleple birlikte fiyatların da dengelendiğini, artmadığını, hatta yatay veya düşüş yönünde eğilim gösterdiğini hemen her piyasadan biliyoruz.

        -FED’in sıradışı, çılgınca ve olağanüstü parasal genişlemesini görünce, dolar değerlenebilir diyemiyorum ama daha rahat bir şekilde dolar değer kaybedebilir diyebiliyorum.

        Diğer Yazılar