Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Merkez Bankası faizleri beklendiği gibi yüzde 17’de sabit tuttu ama açıklamasını şahince yaptı. “Gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaştırma yapılacaktır” dedi ama şahinliğini bu sözlerden daha çok şu cümlede bulduk: “Kurul, 2021 yılsonu tahmin hedefini dikkate alarak enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla uzun bir müddet sürdürülmesine karar vermiştir.”

NEREYE KADAR SIKILAŞTIRMA?

-Bu ifade krediyle iş yapanlara ve düşük faiz hesabı yapanlara “Erken havaya girmeyin, boşuna heveslenmeyin” uyarısı.

-Aynı zamanda bu ifade faizlerin düşürülmesi yönünde reel sektörden başlayan baskı ve yorumlara bir yanıt niteliğinde.

-Açıklamadan anlıyoruz ki, Merkez Bankası kısa vadede, öyle birkaç ayda faizi yeniden düşürme niyetinde değil.

-Ne zamana kadar böyle gidecek sorusunun yanıtı yine açıklamada verilmiş: “Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar.”

KREDİ ARTIŞ HIZI % 35’E İNDİ

-Henüz kasım ve aralık aylarında yapılan faiz artırımları ile parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerinde yavaşlatıcı etkilerini yeni görmeye başladık.

-Mali kesim dışına verilen kredilerin yıllık artışı 6 Kasım’da yüzde 44.6’ya kadar çıkmıştı. 15 Ocak 2021 itibariyle artış yüzde 34.8’e indi.

-Son bir yılda yüzde 35 artış da gayet yüksek bir orandır.

Kredi artışları yavaşlayacak ki, ekonomi soğusun ve ithalat gereği azalsın ve de fiyatlar üzerindeki baskı azalsın.

SON ÇEYREK BÜYÜMESİ %4-5 ÇIKABİLİR

-Büyüme ise daha yeni hız kesiyor. Bunu üretim, tüketim ve vergi artışlarından çıkartıyoruz.

-Bir de elektrik tüketimi yatay seyrediyor. Yılın son çeyrek elektrik tüketimi geçen yılın aynı döneminin çok az altında. Sadece yüzde 0.08 aşağısında.

-2019 son çeyreğinde ise ekonomi canlıydı ve yüzde 6 büyüdü. Öncü veriler ve elektrik tüketimine paralel 2020 yılı son çeyreğinde geçen yılkinin çok az altında, yüzde 4-5 büyüme ortaya çıkabilir.

-Bu oran, 2020 üçüncü çeyrekteki yüzde 6.7’lik büyümenin biraz altında kalabilir. 2020 yılı büyümesini de yüzde 1.5 civarına taşıyabilir. G20 içinde bu oranı yüzde 2.3 ile geçen sadece Çin var.

YILIN İKİNCİ YARISINA İŞARET

-Henüz kredi artışı yavaşlarken ve büyüme hız keserken, politikaların terkedilmesi isteğinin dile getirilmesini çok erken bulmuş ki, Merkez Bankası’nın yanıtı şahince oldu.

-Merkez Bankası’nın açıklamasından faiz düşüşlerinin ve parasal sıkılaştırmanın gevşetilmesinin en erken bu yılın ikinci yarısında olabileceğini anlıyoruz.

-Peki olur da farklı cephelerden gelen baskılara dayanamaz, siyasetçi de bu baskıları göğüslemek istemez ve Merkez Bankası faiz indirmek zorunda kalırsa ne olur?

PİYASA TEPKİSİ ÇOK SERT OLABİLİR

-Sıkı para politikasını erken terk etmeye bu kez piyasa çok sert tepki gösterebilir. Geçmişte yaşananlar birkaç ay gerimizde ve hafızalarda çok canlı. Birkaç gün içinde finansal piyasaları 6 Kasım öncesine dönmüş, hatta daha kötüye gitmiş durumda bulabiliriz. En başta da döviz kurunda tabi ki.

-Çünkü böyle bir aşama, finans karar alıcıları 6 Kasım sonrası kazanımların tümünün sıfırlanacağı, hatta daha kötüsünün yaşanacağı endişesine düşürür. Bir kez daha aldatılmış ve bütün umutlarını yitirmiş olarak finansal piyasaların tepkisi ani ve büyük olabilir.

ERKEN İNDİRİM ERKEN SEÇİM

-Sıkı para politikasının zamansız ve erken terkedilmesine aşırı tepki verilmesinin bir nedeni de, bunun erken seçim işareti sayılacağıdır.

-Ancak seçime gidecek bir iktidar, Merkez Bankası’nı enflasyonu tek haneye indirmeden zamansız bir faiz indirimine zorlayabilir.

-İşin normali ise Haziran 2023’teki seçime yaklaşık bir yıl kala sıkı para politikasını terk etmekten geçer. İşte o zamana kadar enflasyonu tek haneye indirmesi gerekir ki, faiz indirimleri anlamlı olsun, piyasa tepki göstermesin ve seçmen kitlesi hayat pahalılığı konusunda bir rahatlama hissedebilsin.

-Eğer seçim zamanında yapılacaksa enflasyonu düşürecek sıkı para politikasının en çok uzatılacağı tarih 2022 ortası gibidir. Ancak, 1983 sonrasında hiçbir genel seçim zamanında yapılmadı, 40 yıldır seçimler hep erkene alındı.

-Bu durumda sıkı para politikasının terkedilmesi de öne doğru çekilebilir. Geri kalan zamanlamayı oturtmak da size kalsın.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00