Yüksekten uçan altın artık tek kanatlı
Geçen yıl altının onsu 1.517 dolardan 1.896 dolara yükseldi. 7 Ağustos’ta 2.073.41 dolara kadar gitmesini buna eklemek gerek. Dünya altın fiyatlarında yıllık artış dolar bazında yüzde 25’i buldu.
İthal edildiğinden ve fiyatı dünya fiyatına bağlı olduğundan altının Türkiye fiyatı ayrıca kur artışı kadar yükseldi. Yüzde 25’in üzerine dolar kurundan da yüzde 25 geldi ve 2020’de altının getirisi ikiye katlandı. Yükseklerden uçan bir kartala benzetirsek, altının kanatlarından birini dünya fiyatındaki artışın, diğerini yurtiçinde kur artışının oluşturduğunu söyleyebiliriz.
Altının gram fiyatı (sarı) ons fiyatı (mavi)
ALTIN AYNI ZAMANDA DOLAR YATIRIMI
-Gram altın fiyatı geçen yılki çift kanatlı uçuşunda 290.32 TL’den 454.12 TL’ye vardı ve yüzde 56.4’lük mesafe aldı. 6 Kasım itibariyle kur ile birlikte gram altın fiyatının 540 TL’ye kadar yükseldiğini de eklemek gerekli.
-Finansal varlığını altına yatıranlar bir yılda yarı yarıyadan fazla yüzde 56 getiri elde ettiler.
İnsanımız zaten altın sever ve altına yatırıma meraklı. Fırsatı kaçırmadı ve sonuna kadar da kullandı.
-Altına talebin artmasında bir faktörün daha etkili olduğu söylenebilir. O da dövize yönelmenin hoş karşılanmadığı ve getirilen bazı sınırlamaların arkadan dolaşılması gereğinin ortaya çıkması. Durumu böyle algılayanlar için altın alımı aynı zamanda dolara doğrudan yatırım demekti.
İTHALATTA DÜŞÜŞ KALICI MI?
-Sonuçta döviz rezervlerimizin iyice azaldığı, kurun yükseldiği, cari açığın büyüdüğü ve ülkeye gelen turist sayısının dörtte üç azaldığı bir yılda altın ithalatı tutar bazında rekor kırdı. 2020 yılında 26.6 milyar dolarlık altın ithal ettik. 2019 yılına göre artış yüzde 99 ile tam bir katıydı.
-Dün açıklanan ocak ayı dış ticaret verileri ise altın ithalatının yüzde 21.5 azaldığını gösterdi. Altın ithalatı aylık bazda 1.9 milyar dolardan 1.5 milyar dolara indi.
#resim#816891#
-İthalattaki aylık azalma dikkat çekici, oranı da 2019 sonrasının en büyüğü. Devamı gelirse de gayet iyi olacak. Carı açığı büyüten bir kalem düşecek. Bunun finansmanı gerekmeyecek.
-2019 düzeyine inmek yani yıllık 13.4 milyar dolara düşmek bile, Türkiye’ye 13 milyar doların üzerinde tasarruf sağlayacak. Turizm sektörü normale dönse bile bu mümkün olabilir. Yeter ki yurtiçi yerleşiklerden ekstra bir talep gelmesin.
DÜNYA FİYATI İLK KANAT
-Peki ocak ayından başlayarak yurtiçi yerleşiklerin altın talebinde azalma meydana gelmiş olabilir mi? Olsa bile bunun devam etmesi neye bağlı?
-Altına talebin sürüp sürmeyeceği en başta dünyada altın fiyatlarının seyrine bağlı. Fiyatlar yükselmeyecekse, yatay dalgalı seyredecekse veya düşecekse sorun yok. Talebin yeniden canlanması için herhangi bir neden de yok. Altın fiyatı düşecekse talebi de gerileyebilir.
-Dünya fiyatı yanında yurtiçinde altın talebini geriletecek gelişme ise döviz kurlarında yaşanıyor. Dolar kuru 6 Kasım sonrasında yüzde 16 geriledi.
-Altının dünya fiyatı değişmese bile, yurtiçi fiyatı kur gerilemesi kadar gerileyecek demektir. Bu durumda altının yatırım özelliği ve kazandırma potansiyeli ortadan kalkar. Kaybettirecek araca ilgi kesilir.
KUR ARTIŞI İKİNCİ KANAT
-Dolar kurundaki gerileme henüz 3 ayını doldurdu. Bunun devamı da gelebilir. Çünkü Merkez Bankası “faizleri uzun bir süre daha düşürmeyeceğini” açıkladı. Yabancı yatırımcılar buna ikna oldu gibi. Yerliler döviz hesaplarını bozdurmadığına göre kurdaki gerilemenin nedeni de bu.
-Faizlerin yüksek kaldığı ve TL’nin değerlendiği bir dönemde dünya fiyatındaki artışın, kurdan kaynaklanacak kaybı telafi edecek düzeyde olması lazım ki, altın yatırımı yerleşikler için cazibesini korusun. Şu an için altının küresel seyrinde böyle yükseliş potansiyeli görünmüyor. Yani altında dış kanat da geçen yılki gibi iyi çalışmıyor.
KANATLARIN BİRİ KIRIK DİĞERİ YARALI
-Altın fiyatlarında geçen yılki gibi bir görünüm ortaya çıksa bile, Türkiye’den talep aynı düzeyde olmayabilir. Bunun nedeni TL’nin değerlenme sürecine girmesinden dolayı, altını havalandıran ve geçen yıl uçuran iki kanadından birinin, iç veya kura dayalı kanadın kırılmasıdır.
-Diğer kanadın da geçen yılki gibi çalışmadığını, yaralı olduğunu varsayarak altın talebindeki azalmanın ve ithalatında başlayan düşüşün sürebileceğini tahmin ediyoruz.