Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Yeni yıla girerken borsanın yerli yatırımcı sayısı 2 milyon sınırındaydı. İlk çeyreği geride bırakırken sayı 2.5 milyonla rekora ulaştı. Geçen yılın mart ayında 1.36 milyon olan yatırımcı sayısı yüzde 87 artarak 2.57 milyona çıktı. Bir yılda 1.18 milyon yatırımcı artışı meydana geldi. Geçmiş 20 yılın yatırımcı sayısı son bir yılda borsaya geldi. Türkiye’de bir ilk yaşanıyor.

-Son 3 ayda gelenler ise 570 bin kişi ile yarım milyonu geçti. Artış oranı yüzde 29. Neredeyse borsadaki yatırımcı sayısı 3 ayda üçte bir düzeyinde arttı. Gerçekten olağanüstü bir durum.

-Sanki kripto para piyasasına akın ediyorlar. Orada geçen yıl yüzde 300’ü geçen ve bu yılın ilk üç ayında üzerine yüzde 100 daha prim koyan bir fiyat performansı görüyoruz. Göz kamaştıran ve çekim yaratan bu.

SAYIYI PATLATAN HALKA ARZLAR

-Borsa tarafında ise böyle bir performans yok, hatta genelde zarar var. Peki o zaman nasıl oluyor da borsa tarihinin en çok yerli yatırımcısını çekebiliyor?

-Deneyimli borsa yatırımcısı Attila Köksal’ın bir yazısında Halka Arz Endeksi’nin uçup gittiğini gördüm. Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği FODER’in başkanlığını yürüten Attila Köksal halka arzlara gelen talep sayısının suni biçimde şişirildiğini ortaya koymuş.

-Eş, dost, kardeş, akraba herkesin adını halka arzlara yatırımcı olarak yazdırıyorlar. Bir kişi 10, 20, 50 ayrı hesapla halka arzdan hisse talep ediyor. Eskisi gibi parayı önceden yatırmak yok. Banka hesaplarındaki parayı ve varlığı teminat göstermek yeterli. Sonra bakıyorsunuz halka arz çok başarılı şekilde sonlanmış, 10 kat, 20 kat talep gelmiş.

-Buradaki sorun yatırımcı sayısının suni olarak fazla gösterilmesinde. 100 liranın altında hesabı olan yatırımcıların sayısının 524 bin olması da buna işaret ediyor. Uyuyan ama arzdan arza kullanılan hesaplar.

-Bu nedenledir ki halka açılmalar devam ettikçe borsanın yatırımcı sayısı da patlama yapıyor.

DÜNYADAN %20 NEGATİF AYRIŞMA

-Böyle bir kitlenin gelmesine yönelik piyasa aktörlerinin ve kamusal otoritelerin kampanyası, pazarlama çalışması veya hazırlığı da yok. Gelenler kendi kararlarıyla geliyor. 2019 ortasında faiz indirimiyle başlayan ve pandemi süreciyle hızlanan, negatif faizle iyice ivmelenen bir hareketle karşı karşıyayız.

-Dünya borsalarında da pandemi ve ucuz para etkisiyle yatırımcı artışları oluyor ama Türkiye kadar değil. Her halde yatırımcı sayısındaki artış oranında liderliği kimseye kaptırmayız diye tahmin ediyoruz.

-Ayrıca bir olağanüstülük daha var. Yatırımcı sayısında yüzde 29 artış meydana gelirken borsa fiyat endeksi mart ayında ve ilk çeyrekte geriliyor. Sadece dolar bazındaki performanstan bahsetmiyorum, TL bazında da yüzde 3 düşüş var.

-Borsa İstanbul’un dolar bazında üç aylık kaybı yüzde 18 ile çift haneli. Gelişmekte olan borsalar ise yüzde 3.6 primli. Bütün dünya borsalarının primi de MSCI endeksiyle dolar bazında yüzde 5.3.

-Bu durumda Borsa İstanbul’un genel performansı yılın ilk çeyreğinde dünya borsalarından en az yüzde 20 gerisinde kaldı.

TEMETTÜYÜ BIRAK, HALKA ARZA BAK

-Bitişikte finansal varlıkların ilk üç aydaki performansları yer alıyor. Madem ki görünüşte en büyük ilgi borsaya oluyor, biz de daha kapsayıcı olsun diye izlemeye başladığımız endeks sayısını artırdık.

-Son dönemlerde BİST 100 Endeksi şirketlerinin dışarı çıkartıldıktan sonra geriye kalanların yer aldığı BİST Tüm-BİST 100 Endeksi’ni analizlere dahil etmiştik. BİST 100 Dışı olarak tanımladığımız bu endekste 250 şirket yer alıyor. BİST Tüm’de ise 350 şirket yer alıyor.

-Ancak fiyat hareketlerini ve yatırımcı yapısını daha iyi yansıtma açısından iki endeksi daha analizlere dahil ediyoruz. Biri bedelli sermaye artırım sonrası net temettü dağıtan şirketlerin dahil edildiği Temettü Endeksi ki, içerisinde 61 hisse senedi bulunuyor. Yani 350 borsa şirketi içinde bedelli sermaye artırımını geçen kar payı dağıtabilen sayısı 61 tane.

-Diğeri de halka yeni açılan şirketlerin 2 yıllığına alındığı Halka Arz Endeksi, hisse sayısı değişiyor ama 5’in altında olamıyor.

-İzlemeye yeni dahil ettiğimiz endeksler bize diyor ki, borsa yatırımcıları temettüyü bırakmış, sadece yeni halka arz edilen hisse senetlerine bakıyor.

KÜÇÜK GÜZELDİR MODASI

-Sanayi Endeksi’nin yüzde 10 prim yapmasını, Banka Endeksi’nin yüzde 30 düşmesini ve aralarında üç ayda yüzde 40 gibi büyük fark oluşmasını anlıyoruz. Sanayi ucuz kredileri aldı karlı çalışıyor. Bankalar ucuz kredileri dağıttı, bu yıl karları yüzde 40 düştü.

-Zor anlaşılan ise BİST 100 dışındaki küçük ve orta boy şirketlerin performansının sanayi şirketlerini bile ikiye katlaması. Sanayi Endeksi’nin ilk çeyrek primi yüzde 10 olurken, BİST 100 Dışı şirketlerin yüzde 20’ye vardı. -Tamam bu şirketlerin kredileri bankalardan da, sanayi şirketlerine göre farklılıkları nerede? Bazıları zaten sanayi şirketi. O zaman fark küçüklüklerinde, ele avuca gelmelerinde. Türkiye’de küçük güzeldir modası esiyor.

-Borsadaki fiyatlamalar üzerinden şirketleri analiz etmeye kalkarsak, garip bir durum ortaya çıkar. Sanki bankalar batak, sanayi gayet karlı çalışıyor ama en iyi durumda olanlar küçük ve orta boy şirketler. Hatta durumları mükemmel. Borsayı ve ekonomiyi onlar ayakta tutuyor.

HALKA ARZ ENDEKSİ % 66 ARTTI

-Ancak iş temettü dağıtmaya gelince işte orada yoklar. Çünkü Temettü Endeksi prim yapmamış. Yatırım kriteri arasında temettüye önem verilmiyor ki, endeksi tam kar paylarının dağıtılacağı dönemde dahi prim yapamamış.

-Borsa İstanbul’un yatırım temasının nasıl yanlış bir tarafa savrulduğunu ve burada ne kadar ilerlediğinin göstergesi ise Halka Arz Endeksi’nin üç ayda yüzde 66 prim yapmasında yatıyor.

-Demek ki varsa yoksa bütün ilgi yeni halka arzlara, bunun sonucu tüm yerleşik varlıklar arasında en yüksek primi yeni halka arz edilen hisse senetleri ve onları temsil eden endeks yapıyor.

-Yabancı varlık olarak Bitcoin üç ayda yüzde 102 artışla en güçlü yükselişi yapandı. Onu yüzde 66 ile Halka Arz Endeksi olarak yerli bir varlık izliyor.

FITRATA TERS BİR YAPI OLUŞUYOR

-Böyle bir tablo veya görünüm bizim borsamızda hemen her şeyin tersine ve temel sermaye piyasası fıtratına aykırı çalışmaya doğru gidiyor.

-Şirketlerin büyük ve kar edenleri, kar payı dağıtabilecek olanları değil; küçük ve zararda olanları ya da düşük kar edenleri tercih ediliyor.

-Kendini fiyat ve faaliyet performansı açısından ispatlamış, klasikleşmiş hisse senetlerinin tarafına bakan yok; ne olursa olsun pazara yeni gelen hisse senetlerine hücum yaşanıyor.

-Bu gidişle dünyanın tersine giden ilk ve tek pazar olarak sivrileceğiz. Fıtrata ters bu yapı suni bir şekilde kısa bir süre devam ettirilebilir ama er geç dağılmaya ve yıkılmaya mahkumdur ve bedeli de vardır.

-SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ise her türlü manipülasyonlara karşı “Yatırımcıların kendi yatırım tercihlerinin sonucunda kar veya zararla sonuçlanan işlemlerde SPK’nın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır” diyerek uyarıyor. Mağdur olduklarında kapıya dayanmasınlar diye. Okuyanlar anlıyordur ama ya okumayanlar?

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00