Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bilgim dahilinde şimdiye kadarki en büyük ve sayıca en çok orman yangınlarıyla karşı karşıyayız. Sahil şeridi ağırlıklı yangınların sayısı 100’den fazla ve çoğu kontrol altına alındı ama hasar büyük. Orman varlığını artırmaya çalışırken ve küresel ısınmanın etkisini günlük hayatta şiddetli bir şekilde hissederken, üzerine geniş çaplı yangınlarının gelmesi derin bir üzüntü kaynağı.

Bu büyüklükteki yangınlara hazırlıksız yakalanmamız, önlemlerdeki yetersizlikler de bir o kadar düşündürücü. Canımız, ciğerimiz yandı, gerekli derslerin çıkarılacağını ve bundan sonra önlemlerin alınmasını beklerim. Ormanlar doğanın, canlıların ve toplumun geleceği, yarını. Vatanın tam kendisi. Seyirci ve kayıtsız kalınması mümkün değil.

DOLAR VE FAİZDE HIZ KESME

-Yaz aylarında finansal piyasalar açısından aşağı yukarı beklendiği gibi geçiyor. Küresel çapta borsalar zorlanarak da olsa yükselişlerine devam ediyor. Haziran toplantısında piyasaları ters köşeye yatıran Fed temmuz ayında yumuşadı ve piyasaları sakinleştirdi.

-Tahvil alımı azaltımını muhtemelen yılbaşı civarına attı.

Buna paralel dolardaki değerlenme durdu ve kısmen de geri geldi. Dünyanın temel faizi olarak kabul edilen ABD 10 yıllıklarında mayıs ve haziran ayındaki gevşeme temmuzda ivmelenerek sürdü.

-ABD 10 yıllıkların faizi 31 Mart 2021’de yüzde 1.776’dan 20 Temmuz’da yüzde 1.128’i gördü. Temmuzu ise yüzde 1.226’dan kapattı.

-ABD dolarındaki gevşeme ve faizinde gerileme küresel piyasaları rahatlattı. Risk alma iştahı kısmen geri geldi. Yılın ikinci yarısında sermaye hareketleri biraz canlandı. Türkiye’ye de dört haftadır ardı ardına nette pozitif sermaye girişi gerçekleşti.

TERSİNE HAREKET TARZI

-Bunun bir sonucunu döviz kurları üzerinde görüyoruz. Kurlardaki artış yerini düşüşe bırakırken, TL değerleniyor. Bu hareketiyle de gelişmekte olan piyasa kurlarından pozitif yönde ayrışıyor. Ancak daha önceki dönemde de diğer paralardan negatif ayrıştığını belirtmek gerekiyor.

-Gelişen kurların dolar karşısındaki değerini ölçen MSCI endeksi piyasaların dip yaptığı 23 Mart 2020’de 1547.33 iken 11 Haziran 2021’de 1758.95’e yükseldi. Gelişen ülke paraları risk alma iştahının yüksek olduğu bu dönemde dolara karşı yüzde 13.6 değerlendi.

-Dolar, Türk Lirası karşısında 23 Mart 2020’de 6.5403’ten 25 Haziran 2021’de 8.8061’e kadar yükseldi. Türk Lirası 0.1511 sentten 0.1135 sente düştü ve 15 aylık zamanda yüzde 24.9 değer kaybetti.

-25 Haziran sonrası değerlenme sürecine giren Türk Lirası 0.1183 sente yükseldi. Bir ayı aşkın zamanda yüzde 4.2 artış kaydetti.

-Gelişmekte olan ülke kurlarının 11 Haziran sonrası dolar karşısındaki performansı ise yüzde 1.6 kayıp yönünde. TL tam olarak gelişmekte olan ülke paralarının tersine bir hareket eğiliminde.

DEĞERLENDİREN ETKENLER

-Normalde doların gelişmiş ülke kurlarına göre önce değerlendiği, son 10 günde ise değer yitirmeye başladığı bir dönemdeyiz. Dolar Endeksi 9 Haziran’dan 21 Temmuz’a kadar olan dönemde yüzde 3.7 yükseldi. 93.195’e çıkan Dolar Endeksi temmuzu 92.188’den tamamladı. 10 günlük kaybı ise yüzde 1’e vardı. Son dönemde TL’nin değer kazanmasında doların yükseliş ivmesini kaybetmesi ve kısmen değer yitirmesi etkili olan faktörlerden biri.

-Türk Lirası’nın yılın ikinci yarısında değerlenmesine yol açan gelişmelerden bir diğeri de, zaten aşırı değer kaybetmiş olması. Nitekim haziran enflasyonu ile hesaplanan Reel Efektif Döviz Kuru 60 değerinin altına inerek tarihinin en düşük seviyesine geriledi.

-TL’nin değer artışına yol açan somut nedenlerden biri de döviz rezervlerinde artış dönemine girilmesiydi. Çin ile yapılan 3.6 milyar dolarlık yeni swap anlaşması brüt döviz rezervinin 25 Haziran’daki 100.1 milyar dolardan 19 Temmuz’da 104.4 milyar dolara çıkmasında etkili oldu. Bazı ülkelerle swap görüşmeleri sürüyor.

-Ayrıca bu ay sonunda IMF kendi rezervlerinden üye ülkelere dağıtım yapılacak. Türkiye’nin payına 6.4 milyar dolar kadar bir rezerv düşüyor. Bu da döviz rezervlerini artırıcı etkide bulunacak.

TURİZM VE CARİ AÇIK ETKİSİ

-Temmuz ayından başlayarak turizm sektörünün hareketlenmesi döviz gelirlerini artırıcı etki yapıyor. İthalat yüksek seyrediyor ama ihracat artışı ithalatında önünde gidiyor. Merkez Bankası yılın ikinci yarısındaki gerçekleşmelerde cari açık beklemiyor. Gerçekleşmeler TCMB’nin beklediği kadar olmasa da, yılın tamamında açığın düşeceği anlaşılıyor.

-Son olarak geçen hafta TL mevduatlarında stopaj indirimlerinin iki ay da uzatılmasına ve eylül sonuna kadar uygulanmasına karar verilmesi de, TL’yi destekleyici etki yaptı.

DÖNÜŞÜM MEVSİMİ SONBAHAR

-Temmuzda başlayan bu eğilimin olağanüstü bir durum meydana gelmezse ağustos ayında da devam edebileceğini tahmin ediyoruz.

-Tatil dönüşü ve sonbaharda ise durum değişebilir. Yeniden işbaşı yapılmasından ve gelecek yıla yönelik beklentilerin oluşmaya başlamasından dolayı hemen her yıl sonbahar bir dönüşüm mevsimi gibidir. Hem siyasette hem ekonomide hem de finansal piyasalarda.

-Bu açıdan ağustos rahat geçirilebilecek son ay olabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00