İsrail'in gölgeleyemediği Mesud Barzani
IRAK Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, dokuz yıl aradan sonra hükümetin resmi davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Barzani’nin gelişi, Türkiye ve Iraklı Kürtler arasında gittikçe ısınan siyasi, ekonomik ve güvenlik işbirliğinin en somut tezahürüydü diyebiliriz.
Barzani’ye yakın kaynaklar, Iraklı Kürt liderin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmelerin sıcak, samimi
ve tam bir saygı çerçevesinde gerçekleştiğinin altını çizdi. Erdoğan ile baş başa 40 dakika ve Davutoğlu’yla da yine baş başa bir saat görüşen Barzani, yarın İstanbul’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilecek. İlişkilerin gelecekte omurgasını oluşturacak enerji projeleri de IKBY Enerji Bakanı Aşti Havrami ve Taner Yıldız tarafından detaylı şekilde ele alındı.
İsrail ile yaşanan krize rağmen Iraklı Kürt lidere en yüksek düzeyde bu kadar zaman ayrılması, ilişkilere atfedilen önemi kanıtlıyor.
Kürt lider Barzani, geçen ziyaretlerinin aksine Türk askeri yetkilileriyle görüşmedi. Böyle bir talebin her iki taraftan da gelmediğini belirtiyor aynı kaynaklar. Üst düzey Türk yetkililerin, “Kuzey Irak”ın yanı sıra “Kürdistan” ibaresini komplekssiz şekilde kullandığına dikkat çeken kaynaklar, Davutoğlu’nun, Barzani’ye, “İlişkimize artık sadece PKK penceresinden değil, stratejik bölgesel işbirliği penceresinden bakıyoruz” dediği öğrenildi.
PKK’nın en son İskenderun saldırısına ilişkin sorularımızı yanıtlayan Iraklı Kürt kaynaklar, bu eylemin Barzani’nin gezisinden önce gelmesinin sürpriz sayılmaması gerektiğini vurguladılar. “Ne zaman Türkiye, Iraklı Kürtlerle yakınlaşsa, PKK mutlaka araya nifak sokmaya çalışıyor” diyor kaynaklarımızdan biri. Tıpkı Reşadiye saldırısında olduğu gibi İskenderun operasyonunun da muhtemelen PKK’nın şahin kanadı Cemil Bayık tarafından planlandığını iddia ediyorlar. “İran’ın parmağı olabilir mi?” soruma ise şöyle bir cevap aldım: “Bilmiyoruz, ama şu muhakkak ki İran bizim Türkiye ile yakınlaşmamızdan hiç hoşlanmıyor.”
MESUD BARZANİ YAHUDİ Mİ?
Bazı Türk basın yayın organları, Barzani’yi, İsrail’i yeterince sert kınamamasından ötürü eleştirdi. Oysa ölenler için duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi Barzani. İsrail’in yıllarca Araplara karşı Iraklı Kürtleri kolladığını göz önünde tutarsak Barzani’nin sergilediği hassasiyeti daha iyi okuyabiliriz. Yanındaki heyete gelince; İçişleri Bakanı Kerim Sincari’nin PKK’lılarla el sıkışmasını gösteren fotoğraflar bazı medya sitelerinde, “PKK’yı denetleyen adam” şeklinde yayınlandı. Oysa o fotoğraflar, Dağlıca baskını sırasında rehin alınan sekiz Türk askerinin iadesi sırasında çekilmişti. (Biz gazeteciler, PKK’lılarla mülakat yaptığımızda onların ellerini hiç sıkmadık mı acaba?)
Askerlerin serbest kalması, büyük ölçüde Sincari’nin çabaları neticesinde sağlanmıştı. Yeni MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la dün bir araya gelen Sincari, PKK’ya karşı yürütülen faaliyetlerde en kilit adamlardan biri. Yıllarca Ankara’ya gidip geldi, Türk yetkililerin saygısını ve güvenini kazandı. Şüphesiz Barzani’nin “aslında Yahudi” olduğu palavraları da yeniden servis edilecektir. Bu müthiş tez de şuradan çıkıyor:
Irak Kürdistan’ından İsrail’e göç eden Museviler arasında Barzani soyadı da var. Tel Aviv’de telefon rehberini karıştırın, görürsünüz. Ne var ki bu insanlar Barzani’nin ait olduğu Barzan bölgesinden göç ettikleri için bu soyadı taşıyorlar; Barzani ile herhangi bir akrabalıkları yok. 17’nci yüzyılda bölgede Nakşibendiliğin yok olmaya yüz tuttuğu bir dönemde Mesud Barzani’nin dedeleri, meşhur Nakşi Şehyi Mevlana Halid’in müritleri olmuş ve bugüne dek Nakşiliğin öncülüğünü yapmışlar Irak’ta. Tabii Barzani Musevi olsaydı ne olurdu sanki? Bu yalanları yayan hasta zihniyetlere sormak lazım.
azaman@htgazete.com.tr
- Eyalet sistemi ve Osman Baydemir'in çilesi11 yıl önce
- Roboski ve geciken adalet11 yıl önce
- Esenboğa Havalimanı'nda neler oluyor?11 yıl önce
- 1992-2013: Nevruz'dan Newroz'a uzanan yol11 yıl önce
- Başkanlık sistemi gelmeden barış olur mu?11 yıl önce
- Erbil'den bakınca İmralı11 yıl önce
- Diplomasinin sessiz kahramanları11 yıl önce
- Milliyet Gazetesi ve basının görevi11 yıl önce
- İmralı sızıntısı: Komplo mu, katıksız gerzeklik mi?11 yıl önce
- Osman Baydemir: İzmirli efeleri halayla karşılayacağız11 yıl önce