TRT'de Kürtçe ve Kadıköy
Bir dost arayıp Pazar günü Kadıköy’de Barış Meclisi tarafından düzenlenen “Yeter – Kürt sorununa demokratik çözüm” mitinginin önemine işaret etti. İtiraf etmem lazım ki, bu telefona kadar böyle bir organizasyondan bihaberdim. Genelde “aydın insiyatiflerinden” uzak dururum. Gazeteler de konuyu yeterince işlememiş. Merak ettim araştırdım.
Bu hafta 235 aydının bir imzayla desteklediği toplantı, Adalet Ağaoğlu, Vedat Türkali, Tarık Ziya Ekinci, Osman Kavala, Ercan Karakaş Murat Belge, Büşra Ersanlı ve Zeynep Casalini gibi geniş bir yelpazeden destek alıyor. İlk başka PKK’dan ayrılan (itirafçı değil) bir grubun “demokratik çözüm” çabası olarak başlamış. Ancak daha sonra genişleyerek sivil toplum örgütlerinin olduğu bir kurumsal “süreç” haline gelmiş.
Peki bu zaman kadarki diğer insiyatiflerden farkı? Benim anladığım PKK ya da DTP kontrolünde olmayışı ve içinde ılımlı aydınların oluşu.
Daha önceki girişimler hep DTP ya da türevlerinin PKK propagandası yapmak istemesi ya da Öcalan posteri açması nedeniyle sabote edilmiş, ya da en azından meşruiyetini yitirmişti. Şimdi ise, organizatörler bu işin PKK kontrolüne girmemesi konusunda hassas.
Kaleme aldıkları metin de son derece makul.
Geçen yıl Ankara’daki toplantılarında Milli İstihbarat Teşkilatı eski müsteşar yardımcısı Cevat Öneş de katılmış. Zaman zaman Radikal gazetesinde yazılarını okuduğumuz Öneş, Kürt meselesi dahil Türkiye’nin çeşitli sorunları üzerine kafa yoran bir entelektüel.
Telefonla ulaştığımda Öneş “Bu tarz hareketler faydalı olabilir. Türkiye’nin en önemli ihtiyacı, bu meselenin yalnız terör boyutuyla değil kökten çözümü. Bunun için de öncelikle silahların bırakılması, bir kamuoyu oluşturulması lazım. Şehit aileleri ve diğer tarafta örgüt üyelerinin ailelerinin oluşturduğu psikolojik bir ortam var. Bunun kırılması lazım” diyor.
Yanlış anlaşılmasın “Silahların bırakılması” derken Öneş’in kast ettiği, “PKK’nın koşulsuz olarak silahını bırakması”. “Bu bir pazarlık konusu olamaz. Devlet de bunu zaten pazarlık konusu yapmaz. Sorunun çözümü için önce silahların koşulsuz bırakılması gerekiyor” diyor.
Öneş’in dediği gibi bu tarz toplantıların hem Türkiye’de yeni bir psikolojik iklim yaratması, hem de PKK üzerinde “silahı bırak” kamuoyu oluşturması gerekiyor.
Barış Meclisi Kürt sorununu sahiplenirken PKK’nın silahı bırakması için bir baskı grubu oluşturabilir mi?
Her ne kadar DİSK, EMEP, ÖDP de olsa, ister istemez mitingin bel kemiğini DTP kitleleri oluşturacaktır.
Mitingin ve Barış Meclisi sürecinin merkez kamuoyunda meşru bir zemin bulma şansı, Pazar günü Kadıköy’de kucaklayıcı, pozitif ve gerilimden uzak bir üslup tutturulmasıyla olacaktır. Bunun için de Kadıköy’de slogan atılmaması, mitingin PKK gösterisine dönüşmemesi gerekiyor.
Toplantıya katılan DTP kitleleri ise slogan atmayacakları taahüdünde bulunmuş durumda. Umarım da böyle olur….