Acı Şeker (1)
Günümüzde şeker üç kaynaktan elde ediliyor: Şeker kamışı, şeker pancarı ve mısır.
Şekerin tarihi şeker kamışıyla yazılmış. Şeker pancarından şeker üretimi ise 19. yüzyılda başlamış. Mısırdan şeker elde etmek ise oldukça yeni bir gelişme. 1970’lerde Japon gıda mühendislerinin buluşuyla mısırın bünyesindeki şekeri ayrıştırmak mümkün olmuş. Şeker kamışından elde edilen sakaroza oranla sekiz kat daha tatlı olabilen yüksek fruktozlu mısır şurubu (HFCS- High Fructose Corn Syrup) pek çok hazır gıda maddesinde bildik şekerin yerini alıyor. Mısırdan üretilen yeni ürün yani nişasta bazlı şeker (NBŞ) dünya güç dengelerinde yeni bir çığır açıyor, diğer şekerlerin geleceğini tehlikeye atacak gibi gözüküyor.
Şekerin tarih içindeki geçmişi ise uzun bir hikâye.
Şekerin öyküsü Güneydoğu Asya’da başlar. Şeker kamışı bitkisi ilk olarak Yeni Gine ve bir görüşe göre de Endonezya’da yetiştirilir ve kısa zamanda Çin ve Hindistan’a yayılır. Şeker sözcüğü Antik Hint dillerinden gelir. Çakıl anlamına gelen Sanskritçe ‘çarkara’ ve halkın kullandığı Prakrit dilindeki biçimiyle ‘sakkhara’ kelimeleri dünya dillerinde şekilden şekle girer. 6. yüzyılda Sasani döneminde İran’a gelen şeker, kısa sürede Suriye ve Mısır’da üretilmeye başlanır. Araplar ‘sükker’ adını verdikleri şekeri Batı dünyasına ulaştırır.
Şekerin tadını Araplar eliyle tadan Avrupalılar, adını da Arapçadan alır. ‘Sükker’ kelimesi çeşitli Avrupa dillerinde sucre, açúcar, azúcar, zucchero, zucker, sugar, suiker, cukor, sukker sözcüklerine dönüşür. Arap hâkimiyetine geçen Portekiz, İspanya, Malta, Sicilya şekerin tadına varan ilk ülkeler olur.
Tatlı Para
Şekerin asıl tadı ise Amerika’nın keşfiyle ortaya çıkar. Portekizliler ve İspanyollar pek çok yeni ürünü Avrupa’ya getirirken şeker kamışını da Amerika’ya götürür.
Şeker kamışı iklimi pek sevince büyük miktarlarda şeker üretiminin yolu açılır. İlk şeker plantasyonları Brezilya’da kurulur. Ancak yerli iş gücü yeni ürünün üretimi için pek yetersizdir. Çare Kara Afrika’dan gelir. Milyonlarca köle plantasyonlarda çalıştırılmak için Amerika kıtasına yollanır. 16. yüzyılda İngiltere’de bir kaşık şekerin 5 dolar ettiği düşünülürse artacak üretimin getireceği tatlı kâr açıktır. Şeker henüz nadide bir baharat ya da kıymetli bir ilaç gibi kullanılmaktadır. Şeker kısa sürede zor bulunur pahalı bir ürün olmaktan çıkar. 18. yüzyılda kahve ve çayın yaygınlaşması da şekere olan talebi büsbütün artırır. Kölelerin acı dolu emekleriyle bollaşan şeker Avrupa’da yoksul işçi sınıfının temel gıdası haline gelir. Şekerin verdiği hızlı enerjiyle daha iyi çalışan işçiler birer tatlı bağımlısı haline getirilir. 19. yüzyılda Latin ve Orta Amerika ülkelerinde kölelik peş peşe kaldırılsa da durum değişmez. Kölelik şekil değiştirir, tarım işçileri giderek sanayileşen şeker üretiminin yeni köleleri olur. Artan üretim ile ortaya çıkan insan gücü açığı Avrupa ve Asya’dan gelen göç dalgalarıyla karşılanır. Emeklerinden başka satacak şeyi olmayan göçmenler plantasyonları doldurur.
Brezilya’da işçiler için durum eskisinden çok farklı değil. Bugün dünya şeker üretiminde başı çeken Brezilya aynı zamanda en ucuz şekeri üreten ülke. Ancak AB’nin kendi pahalı şekerini korumak uğruna uyguladığı politikalar sonucu tatlı kâr Brezilya’ya kalmıyor. Brezilya’nın ise global dünyadan tatlı intikamı gene şekerle oluyor. Şeker, yeni güç petrolün yerini alıyor. Tatlı bağımlılığının yarattığı şeker kamışı plantasyonları koskoca ülkeyi çağın yeni bağımlılığı petrolden kurtarıyor. Şeker kamışından üretilen etanol ile çalışan arabalar sokaklarda cirit atıyor. Etanol üretimi ülkeye yeni ufuklar açıyor, tatlı bir gelecek vaat ediyor.
Cocada
Şeker bayramı için şimdiden hazırlanabilir, bu Brezilya şekerlemelerini yapabilirsiniz.
2 bardak şeker
1 bardak krema
1 bardak süt
½ kg. Hindistan cevizi
Bütün malzemeyi karıştırın ve kısık ateşte koyulaşana kadar karıştırın. Tencerenin dibi görünecek kadar koyulduğunda hafif yağlanmış bir tepsiye dökün. Ilınınca yağlanmış bir bıçak ile ufak karelere kesin.