DÜNYANIN yaşayan en büyük iki jeoloğundan biri olan Kevin Charles Antony Burke, 21 Mart 2018 günü geçirdiği bir kalp krizi sonucu 89 yaşında Boston yakınlarındaki evinde yaşama gözlerini yumdu. Böylece 1929 yılında Londra’da başlayan inanılmaz verimli bir hayat söndü, ama arkasında onun aydınlattığı muhteşem bir bilim mirası kaldı. Kevin Burke benim hocamdı. Beş yıl onunla ve arkadaşı, doktora hocam, John Frederick Dewey ile New York’un Albany şehrindeki Devlet Üniversitesi’ndeki jeoloji bölümünde bulundum. Her gün ayrı bir öğrenme şenliği idi. Öğle yemeklerimizi Dewey’nin odasındaki yuvarlak masa etrafında yerdik. O masa etrafında öğrendiklerim hiç kuşkusuz birkaç üniversite eğitimine eşdeğerdir. O hafta bölüme gelen bilimsel dergiler elden geçirilir, makaleler tartışılır, yazarları hakkında genellikle bizleri gülmekten kırıp geçiren hikâyeler anlatılırdı. Kevin ve John neredeyse bilim dünyasındaki herkesi tanıyorlardı: Bilimsel becerilerini, kişisel hayatlarını, garip özelliklerini... Bu iki İngiliz on sene süresince Amerikan yerbilimleri dünyasını parmaklarında oynatmışlardır.

Bir gün İTÜ jeofizik profesörü merhum Nezihi Canıtez, MIT’yi ziyaret ederken kendisini görebilmek için ben de orada bulunuyordum. MIT jeofizik profesörü Nafi Toksöz, Nezihi Bey’i, beni ve meşhur Amerikalı jeofizikçi Peter Molnar’ı (Peter daha yeni, Nobel muadili Crawfoord ödülünü aldı) içinde yerbilimlerinin olduğu Green binasının tepesindeki hocalar kulübünde bir kahve içmeye götürmüştü. Ben oradan Boston ve Cambridge şehirlerini ayıran Charles Nehri’nin manzarasının ne kadar güzel göründüğünü dile getirince Nafi Bey bana, “Celal kardeşim, seni buraya doktoranı yapmak üzere davet ettik, ama sen davetimizi reddettin” dedi. Ben de “Nafi Bey, akademik mükemmelliği sırf güzel bir manzara için feda edemezdim” diye cevap verince MIT profesörü Peter neredeyse tavana vuruyordu. John ve Kevin’in bir devlet üniversitesinde yarattıkları araştırma ve eğitim ortamı, gerçekten MIT’nin kalitesinin çok üzerindeydi.

KEVIN BURKE KİMDİR?

Kevin Burke, Londra’da İrlanda asıllı bir ailenin çocuğu olarak 13 Kasım 1929 tarihinde dünyaya geldi. Babası bir mühendisti. Aile olağanüstü kültürlü, okumaya meraklı, konuşkan bireylerden oluşuyordu. Kevin’e niçin hep yüksek sesle konuştuğu sorulduğunda, “Çocukluk alışkanlığı; bizim evde sofrada herkes hep bir ağızdan konuştuğu için, sesini duyurmanın başka çaresi yoktu” diye latife ederdi. 1948-1951 yılları arasında Londra Üniversite Koleji’nde (University College of London, UCL) Goldsmid burslusu olarak okudu ve aynı kurumdan 1953 yılında Batı İrlanda’da yaptığı bir arazi haritalamasıyla Maurice Wells yönetiminde doktorasını aldı. Mezuniyetin akabinde Britanya jeoloji servisinde jeolog olarak çalışmaya başladı. Bir gün ilan tahtasında Doğu Afrika’da çalışacak bekâr jeolog arandığını duyunca hiç düşünmeden başvurdu. Yapılacak iş rift vadisi içerisindeki göllerde gaz keşfiydi. Bu konu hakkında Kevin’in ne bilgisi ne de tecrübesi vardı, ama Doğu Afrika’yı görmek istiyordu. Hemen kolları sıvadı, konuyu öğrendi ve işi kaptı. Üstelik gittiği yerde yaptıkları işi kolaylaştıracak bir de makine geliştirdi ve bu, dünyanın en prestijli bilim dergisi Nature’e bir makale oldu.

O zamanlar jetler henüz servise girmedikleri için Doğu Afrika ile Londra arasında direkt uçuşlar yoktu; bir geceyi Roma’da geçirmek gerekiyordu. Kevin, Roma’daki gecelerini bir kız kuzeninin evinde geçiriyordu. Orada kuzeninin bir arkadaşıyla tanıştı ve kısa sürede bu tanışıklık aşka dönüştü. Kevin ve Angela evlendiler. Angela bir ömür boyu dünyanın çeşitli yerlerinde Kevin’in en büyük destekçisi olmuştur. Daha sonra Kevin’in öğrencilerine nasıl bir anne şefkatiyle yaklaştığının ben şahidiyim. Kevin kısa bir süre sonra Güney Kore’de Britanya Jeoloji Servisi adına uranyum aramakla görevlendirildi. İki senelerini orada geçirdiler.

ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYESİ

Angela hamile kalınca aileye daha duyarlı bir mekân temin etme ihtiyacı doğdu. Kevin Karayip Denizi’nde bir İngiliz sömürgesi olan Jamaika’da kurulmakta olan Kingston Üniversitesi jeoloji bölümünün başkanlığını kabul etti. Birkaç yıl da orada kaldılar. Kevin, Jamaika’nın başkenti Kingston’da hem deniz jeolojisiyle uğraştı hem de Jamaika’nın kara jeolojisini çalıştı. Aile oradan daha iyi bir gelir sunan Nijerya’nın Ibadan şehrindeki üniversiteye nakletti (Nijerya o zaman henüz İngiltere’nindi), Kevin orada da bölüm başkanı olarak görev yaptı. 1966 yılında Benue Vadisi projesini başlattı. Bu projenin ürünleri yıllar sonra levha tektoniği çerçevesinde kıtaların parçalanması konusundaki görüşlerimizin temellerinden birini oluşturmuştur. Kevin bir taraftan Benue’nin jeoloji ve jeofiziği ile ilgilenirken bir yandan da tropik bölgelerde aşınma olayları ve toprak oluşum mekanizmaları hakkında araştırmalar yapıyor, makaleler yazıyordu. Mesela tropik toprakların oluşumunda termitlerin yanında en büyük rolü solucanların oynadığını o keşfetmiştir. Bunun yanında Nijerya’nın ilk yerçekimi anomalileri haritasını da o yayımlamıştır.

AMERİKA’YA HİCRET

Nijerya’da Burke Ailesi, daha önce doğan Nicholas’ın yanına Matthew ve Jane’in katılımıyla beş kişi olmuştu. Angela çocukların eğitiminin Nijerya’da sürdürülmesinin mümkün olmayacağını biliyordu. Bunun üzerine Kevin önce bir yıllığına levha tektoniğini icat etmiş olan J.Tuzo Wilson’un yanına Toronto Üniversitesi’ne gitti, oradan 1973’te arkadaşı John Dewey’nin de Cambridge’den yeni gelmiş olduğu Albany şehrindeki New York Devlet Üniversitesi’ne bölüm başkanı olarak geçti.

Burada birkaç yıl içinde John ve Kevin, Amerika’nın en güçlü jeoloji bölümünü oluşturdular. Büyük Japon petroloğu Akiho Miyashiro, daha sonra uluslararası derin deniz delme programının başkanlığını yapacak olan Paul Jeffrey Fox gibi güçlü hocalar da bölüme katıldı. Ben bölüme 1977 kışında dahil oldum ve 1981’de İstanbul Teknik Üniversitesi’ne gelene kadar da orada kaldım.

Albany’de her gün ayrı bir öğrenme ve üretme festivali gibiydi. John ve Kevin hem kendi başlarına, hem birbirleriyle, hem de bölümdeki meslektaşları ve öğrencileriyle bir fabrika gibi yeni kavramlar üretiyor, her gün levha tektoniği teorisine yenilikler katıyorlardı. Ben hayatımda John ve Kevin kadar bilgili jeologlar görmedim. Jeolojinin her konusuna hâkimdiler: Mineraloji, petroloji, yapısal jeoloji, paleontoloji, jeomorfoloji, jeofiziğin muhtelif dalları... Ne sorsak cevap alabiliyorduk ve üstelik bu dalların çoğunda yayınları vardı. Dünya bölgesel jeolojisini avuçlarının içi gibi biliyorlardı. Bir gün Macaristan’daki toplantıda bir Amerikalı jeolog, Afrika’daki Timbuktu’yu jeolojisi hiç bilinmeyen bir yere örnek olarak vermeye kalktı. Kevin hemen önümüzdeki bir kâğıt peçeteye Timbuktu ve civarının bir jeolojik haritasını çizerek oradaki esas sorunun ne olduğunu anlatmaya koyuldu. Hepimiz hayretler içinde kalmıştık.

Benim doktoramı tamamladığım sene John Dewey Amerika’ya daha fazla tahammül edemeyerek İngiltere’ye döndü. Kevin de Houston’daki Ay ve Gezegenler Enstitüsü’nün başkanlığına getirildi. Albany grubu on senelik bir mevcudiyetten sonra dağılmıştı, ama Kevin’in inanılmaz verimliliği hiç kesintisiz devam etti. Bu arada diğer gezegenlerin tektoniğine de el attı. Beni arada bir enstitüsüne davet ediyor, çalışmalar yapıyorduk. Birlikte hatta Venüs’teki Iştar Dağları hakkında bir de makale yayımladık. 1985’te İhsan Ketin’in emekliliği için düzenlenen uluslararası NATO İhsan Ketin toplantısının da düzenleyicileri arasında yer aldı. Enstitüdeki görevi bitince MIT kendisini davet etti, orada Crosby bursuyla ölümünün sonuna kadar bulundu ve bölüme muazzam katkılar yaptı.

*********** 

BAŞARININ SIRRI

Kevin’in başarısının sırrı tabii her şeyden önce muhteşem zekâsıydı. Okuduğu veya duyduğu hiçbir şeyi unutmayan bir hafızaya sahipti. Muazzam bir yaratıcılığı vardı. Fakat bence başarısının en önemli sırlarından biri kendisine teklif edilen hiçbir işi “Bu benim konum değil” diye geri çevirmemesiydi. Böyle bir teklifle karşılaştığında o ana kadar o konuyla ilgilenmemiş bile olsa derhal onu öğrenir ve kendisine teklif edilen işi yapardı. Bu onun “öğrenme ve bilgisini genişletme” mekanizmasıydı. Kendisi ihtisası olmamakla övünürdü. “Benim ihtisasım bütün gezegen” derdi. Yetmişli yıllardan sonra bu ihtisası tüm Güneş sistemine taştı. Yanılgısını onun kadar kolay kabul eden bir bilim adamını daha önce hiç görmemiştim. Dünyanın en büyük ve en meşhur jeologlarından biriydi; bir öğrenci bir yanlışını yakaladı mı Kevin pek memnun olur, eğer konu müsaitse o öğrenciyi bu düzeltmeyi yayınlamaya teşvik ederdi.

Kevin Burke iki yıl önce kaybettiğimiz eşi Angela ile çok mutlu bir aile yaşamı sürmüştür. Elli küsur yıllık evliliklerinde üç çocuk büyüttüler, sayısız öğrenciye sadece hoca değil, anne-baba oldular; Kevin pek çoğu jeolojinin klasikleri arasına girmiş olan 400 küsur makale yazdı, önemli madalyalar aldı. Jeoloji mesleğinde Kevin çok hoş ve gür bir seda bırakarak aramızdan ayrıldı. Onu çok, ama çok arayacağız. Bilgin ve araştırıcı olarak, öğretmen olarak, insan olarak...

***********  

DÜNYA SEYAHATLERİNDE BİLİMİ ANLAMAK İÇİN NERELERE GİDELİM?

CRYSTAL PALACE PARK VE DİNOZORLARI

CRYSTAL Palace 1851’de Londra’da düzenlenen bir uluslararası sergi için yapılmış, dev bir seraya benzeyen muhteşem bir yapıydı. Sergi için önce Hyde Park’a kurulan bu yapı, sergiden sonra sökülerek Londra’nın hemen dışına taşınmış, taşındığı semt de Crystal Palace adını almıştır. Bu yapı 1936’da yanmıştır.

(Kevin Burke bir çocuk olarak o muazzam yangını hatırladığını anlatırdı.) Ancak yapının geniş parkı içerisinde mimar Benjamin Waterhouse Hawkins’in büyük paleontolog ve anatom Sir Richard Owen’ın yönetiminde yaptığı dinozor heykelleri vardır. Bu heykeller dinozorların ilk yorumlarıydı ve bu yorumların pek çoğu yanlıştı.

Günümüzde parkın o heykellerin bulunduğu kısmı bir müze haline getirilmiştir. Londra’ya giderseniz bu müzeyi gezmenizi öneririm. Paleontolojinin erken dönemleri hakkında çok şey öğrenebilirsiniz. Bilhassa çocuklar için ideal bir gezinti mahallidir.

Adres: Thicket Road, London SE20 8DT, İngiltere

Telefon: +44 20 8778 9496

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 1 yıl önce Celal çok başarılı helal olsun fakat Celal Şengör bana göre hiç bir zaman bir Kevin Burke olamaz çünkü celal bir milliyetçidir.Bilimde etnik milliyetçiliğe yer yok !
    CEVAPLA
  • Misafir 1 yıl önce elinize sağlık
    CEVAPLA
  • Misafir 1 yıl önce youtubedaki fatih altaylıyla olan videonuz efsane izlemeyenlere tavsiye ederim
    CEVAPLA
ÖNCEKİ YORUMLARI GÖSTER (9)