Emzirme sanatı ve emziren anneler
BEN ne zaman bir soru sorsam; ne zaman bir işin içinden çıkamasam yardımıma koşan bir kitap mutlaka bulunur. Bu sefer de öyle oldu. Geçen hafta "Oğlan 13 aylık oldu; emzirmeyi kesmeli mi, ne yapmalı?" diye sordum bu köşeden... Kapı çaldı ve bir kitap geldi.
"Bebeğinizi emzirerek, geçmişte en eski atalarımıza ve ileride gelecek nesillere ulaşan bir anneler kardeşliğine katılıyorsunuz" diye başladı Emzirme Sanatı... (1950'lerde, bebekleri beslemenin en normal(?!) yolunun mama olduğu Amerika'da, emzirme sevdalısı annelerin bir araya gelip kurduğu bir grup ve onların yazdığı, yıllar içinde gelişen, değişen ve şimdi de Gün Yayıncılık'ın hazırladığı Türkçe baskısıyla masamda bana cevap veren, kocaman bir rehber kitap.)
"Bu kitap sadece bütün övgüyü alan sıvıyı değil, emzirmenin özü olan ilişkiyi de inceliyor" diye devam etti... "Bebeğin ilk insan ilişkisini, bebeğinize annelik yapmanın yolu... " (Emzirme konusunda fevkalade romantik bir kitap.)
★
Aslında sorum şuydu: Uzay oğlan yalnızca emerek uyuyor bu normal mi? Başka bir uyutma yöntemi mi bulmalıyım? Kitabın cevabı: "Bu yaştaki bebekler için uyuyarak emmek çok normaldir. Bütün gelişim aşamaları gibi kendi kendine uyumak da uygun zaman gelince otomatik olarak gerçekleşir. "Eğitime" gerek yoktur. Uyumak için emmek üç ihtiyacı kapsar: 1- Süt ihtiyacı, 2- Rahatlama ihtiyacı, 3- Anneye yakın olma ihtiyacı." Bunu okuyunca pek sevindim. Demek ki bizde bir gariplik yok; demek ki bunu acilen değiştirmesem de olur...
İkinci sorum: Bir yaşını geçmiş bir çocuğa anne sütünün faydası var mı ki?
Kitabın cevabı: "Bu dönem emzirmenin altın çağı olabilir. Şu an itibarıyla emzirme bir iletişim, bir yeme içme, kucaklaşma öpüşme ve hatta ilkyardım aracı yerine geçer. Diğer içecekler
çocuğunuzun beyin gelişimini desteklemez; Dünya Sağlık Örgütü kanıtlara bakarak emzirmenin 2 yaşına kadar devamını tavsiye eder."
★
Sadece kitabın cevapları yetmedi, bir de benim durumumdaki annelere sordum neden hâlâ emzirdiklerini... Şöyle dediler:
■ Benim ikizler 21 aylık ve ikisi de emmeye devam ediyor. Emzirmek benim hayatımı kurtardı ve hâlâ kurtarıyor; özellikle akşam uyandıklarında emip rahatça uyuyorlar. Emzirmeyi seviyorum. (Eren ve Ceren'in annesi Ceylan.)
■ Ailem (kuzenlerim, ablam, annem, kayınvalidem) 2 yaşına kadar emzirmem konusunda bana destek. Zaten çoğu 2-3 yaşına kadar emzirmiş. (19 aylık Esin'in annesi Esrin.)
■ Sütümü günde 3 kere işyerinde sağıyorum. Biliyorum ki anne sütünün her damlası altın değerinde; çünkü içinde başka hiçbir besinde olmayan şey, antikorlar var! (14 aylık kız annesi Can.)
■ Oğlumu 2 hatta 2.5 yaşına kadar emzirmeyi düşünüyorum. İki yaş bir dönüm noktası. Hayatı hızla değişiyor. Dünyayı tanıyor, sürekli bir şeyler öğreniyor. O küçücük bir adam; haliyle yapabilecekleri kısıtlı. Tüm bu yoğun hayatı içinde çok sevdiği anne sütünden onu mahrum edemem. (20 aylık Arda'nın annesi Püren.)
■ Akşam işten gelince emzirmeyi, hasret gidermeyi, o sırada onunla gülmeyi, sohbet etmeyi çok seviyorum ben de. (13 aylık Ece'nin annesi Gözde.)
Kitap ayrıca şunu da söyledi: "Bütün memeliler emzirmenin ileri aşamalarında karışık duygular içine girerler. Kendinizi usanmış ve sabırsız hissederseniz meraklanmayın; doğru yoldasınız."
Peki tamam, ikna oldum. Emzirme Sanatı'nın ve emziren anneler örgütünün(?!) verdiği gazla Uzay'ın meme macerası biraz daha sürecek... (Bakalım günler ne