Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Yılların ‘topluca sosyalleşme mekanı’ restoranlar, yeni bir akımın etkisi altında... Aramızdan bazıları restorana, kalabalığa katılmak değil yalnız kalmak için gidiyor

Yemeğimizi neden restoranda yemeği tercih ederiz? Soru son derece basit, cevabı göreceli. Olası cevap bir; evde yemek olmadığı için... İki; değişiklik istediğimiz için... Üç; bir-iki insan görüp sosyalleşebilmek için... Dört; hiçbiri... Beş; hepsi ve dahası...

Restoran dediğimiz mekanın binlerce çeşidi var. Ancak genel kavram olarak ele alacak olursak önümüze mönümüzü koyar, yemeğimizi sipariş eder, birilerinin servis yapmasını bekler, afiyetle yer, suya, sabuna, bulaşığa dokunmadan bedelini öder ve kalkarız. Bunun yanı sıra değişik bir atmosfere girdiğimiz için evin monoton düzeninden uzaklaşır, farklı insanlarla karşılaşır, ölçülü kalabalığın tadını çıkarırız. Yan masaya kimin oturduğu, kimle geldiği, ne giydiği ve ne sipariş ettiği gibi detaylar da en meraksız ve kendi halinde insanın bile, restoranda yemek yeme programının içerisindedir.

Anlayacağınız restoranda yemek yemek, gayet bireysel gözüken fakat kalabalık yapılan ve aslında birbiriyle alakasız veya alakalı insanları, sırf aynı duvarların içindeler diye birbirine bağlayan bir eylemdir ya da eylemdi. En azından kısa bir süre öncesine kadar... Artık ziyaretçilerinin restorandan, restoranın ziyaretçisinden beklentileri değişiyor. 2011 yılının ekim ayı itibariyle emektar restoran alışkanlıklarımız global bir trendin iyice etkisi altına girmiş bulunuyor; kalabalığın içinde yalnız kalma trendi...

Aslına bakarsanız yalnızlık ya da içe dönüklük gibi melankolik kavramlar bir süredir cümle içinde dahi kullanılmaz oldu. Çünkü başta sosyal paylaşım siteleri olmak üzere pek çok teknolojik yenilik, her bireyi emrivaki yoluyla da olsa dışa dönük yapıyor. Mahreme en önem veren insanlar bile milyonların takip ettiği sitelere o an ne yaptığını, yaparken ne hissettiğini ve aklından neler geçtiğini çekinmeden yazıyor. Hatta yoruma açık bırakıyor, yorumları da daha sonra büyük bir iştahla okuyor. Başka bir deyişle gizlilik, mahrem gibi olgular ortadan tamamen kalkıyor.

Bu sitelerin müthiş yükselişi karşısında insan “Demek ki kalabalığa ne kadar çok ihtiyacımız varmış” demekten kendini alamıyor. Alamıyor almasına ama benim bahsedeceğim trend bu hipotezi tamamen çürütüyor. Aksine yalnız kalmak isteyen insanlara sesleniyor.

Dünyanın geri kalanından izole odacıklar

Son birkaç senedir dünya çapında hatırı sayılan restoranların çoğu, dekorasyonunun bünyesine -genel ağırlama kısmının yanı sıra- küçük odacıklar ilave ediyor. İçerisinde boylu boyunca uzanan dikdörtgen masaların bulunduğu özel odalar... Diğer ziyaretçilerden, mutfaktan, tabak seslerinden, restorandan ve dünyanın geri kalanından izole. Ziyaretçileri; kalabalık gruplar, aslında toplantı yapan ve toplantı arasında bahaneyle yemek yiyen iş insanları, geniş aileler ve kendilerini kısa bir süre için bile olsa ekstra özel hissetmek isteyen gurmeler.

Garson ara sıra gelip servis yapmasa restoranda olduğunuzu unutmanız olası. Kesinlikle evinizde değilsiniz ama restoranda olduğunuzu söylemeye de bin şahit ister. Yani başka bir deyişle bu odaların müdavimleri, geleneksel restoran anlayışının aksine kalabalık bir ortama girip sosyalleşme eşliğinde şen şakrak bir yemek yemek yerine, bireyselleşmek ve yalnızlaşmak istiyor. Trend şimdilik Türkiye’de pek yaygın değil ama sizlerin de kendinizi, oturduğunuz sokaktaki restoranda küçük bir odada bulmanız an meselesi.

Okurken eleştirel gözükmüş, kulağa sıkıcı ve soğuk gelmiş olabilir. Fakat kendinizi, eşinizle veya sevgilinizle romantik bir kutlama yaparken hayal ederseniz faydalı bir trend olduğuna kanaat getirebilirsiniz.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar