Aydınlık bir yıl dileğiyle...
Bugün 2011’in ilk günü.
- Taze bir yıl, henüz yazılmamış bir kitap gibi, karşımızda tüm sayfaları beyaz olarak duruyor.
- Gelin, her günün sayfasına, yılın sonunda baktığımızda sevineceğimiz bir şeyler yazalım. İleride pişmanlık duymayacağımız şeyler...
- Taze bir başlangıç şansı bize sadece yılın ilk gününde verilmemiştir; her sabah uyandığımızda yeniden başlayıp her şeyi düzeltme şansını elde edebiliriz.
- Bugün beş dakika dışarıda oturun, derin nefes alın ve elinizdeki nimetleri sayın, gününüz daha iyi geçecektir.
Aynı şeyi 365 gün yaparsanız, yılınız...
Her yılın her günü yaparsanız, tüm ömrünüz...
“Mutlululuk felsefesi”nin güzel örnekleri.
Bir yerlerden bulup, bir kenara yazdıklarımdan.
Bizim Yazıişleri Koordinatörü, Münir (Koçaslan) telefon ediyor:
- Ağabey yarın tirajımız çok yüksek. Dolayısıyla baskıya erken girmemiz lazım. Yazınızın sabahtan elimizde olması gerek...
“Yeni yıla iyimser bir başlangıç yapmak” için bilgisayar başına geçiyorum.
Televizyonlarda haber saati...
Elimde kumanda “flaş...flaş...”lar, “az sonra”lar arasında dolaşırken, Star Televizyonu’nda mola veriyorum.
Genç ve başarılı muhabir Osman Serkan sokağa çıkmış, önüne gelen vatandaşa mikrofon uzatıyor:
- 12 Eylül’deki referandumda neyi oyladık, neye oy verdik?
Cevaplar dehşet verici.
Rastgele seçildiği görüntüsü veren vatandaşlardan hiç biri, neye niçin “evet” ya da “hayır” dediğini bilmiyor.
Beynime inen balyozla kendimi terasta buluyorum...
Batsın böyle demokrasi, batsın böyle seçim, batsın böyle referandum...
Yılın ilk günü kötümserliğe yer yok.
Ne demiş atalarımız;
- Nasıl başlarsan öyle gidersin...
Çoğumuzun üzerinde dün gecenin yorgunluğu var.
Bulanık zihnimizi açabilmek için, kimimiz sade kahveye sarılmışız, kimimiz bol limonlu sıcak suya...
Önümüzde demet demet gazete...
Kimimiz Milli Piyango biletimizi kontrol ediyoruz, kimimiz kim, nerede, nasıl eğlenmiş ona bakıyoruz.
Cumhurbaşkanımız... Başbakanımız... Ana Muhalefet Partisi Başkanımız...
Yeni yıla nerede girdiler?...
Sosyetenin gözdeleri, ünlülerin maceraları...
Sayfalar önümüzde, dünyanın dört bir yanından yeni yıl kutlamaları karşımızda...
Kimileri 2011’in ilk gününü geride bıraktı bile.
Kimileri henüz “merhaba” demedi...
Bu sayfalar, bu fotoğraflar, bu yazılar “yeni yılsız” meslektaşlarımızın eseri.
En iyi fotoğrafı, en iyi notu önümüze koyabilmek için sabahlara kadar oradan oraya koşan gazeteci ordusunun eseri.
Eşinin, çoluk-çocuğunun, anasının-babasının, sevgilisinin yeni yılını ancak telefonla kutlayabilen makinist kardeşlerimizin eseri.
Bir de yeni yıla direksiyon başında giren yol fatihlerinin...
Bugün 2011’in ilk günü...
Hava pırıl pırıl...
Bizden çoktan uzaklaşmış güneşin gücü, yarım küremizi ısıtmaya yetmese de tüm karanlıkları aydınlatıyor.
2011 sizin için de karanlıklarınızın aydınlandığı, korkularınızın içinizdeki cesareti sonuna kadar uyandırdığı, umutlarınızın gerçeğe dönüştüğü bir yıl olsun.
Hepinize saygılar, sevgiler, iyi yıllar...