Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İzmir’in Bayındır İlçesi, Türkiye’nin mevsimlik çiçek deposu. 700’e yakın aile, geçimini çiçek yetiştiriciliğinden sağlıyor. Ailece yapılan bu sevimli iş, ancak el emeği göz nuru çiçekler para ettiği zaman, büyük şehirlerin cadde kenarı ve meydanlarında açtığı zaman zevke dönüşüyor. Ya alıcı çıkmazsa; adını üstünde “mevsimlik” olan çiçekler 3-5 aylık ömürlerini üreticilerin bahçelerinde tamamlarsa... İşte o zaman, bu sevimli iş sevimsizleşiyor, aileler geçim sıkıntısına düşüyor.Son yıllarda Bayındırlı çiçekçi ailelerin yetiştirdiği birbirinden güzel çiçeklerin en büyük alıcısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi. Zaten Büyükşehir sınırları içinde yer alan ilçenin çiçeklerinin kısa ömürlerini yerinde tamamlamasına izin vermeyen Başkan Aziz Kocaoğlu ve ekipleri, hem İzmir’i güzelleştiriyor, hem de Bayındırlı çiçekçi ailelerin geçimlerine katkıda bulunuyor.Bir de, İzmir büyükşehir Belediyesi’nin, park ve bahçeler ekiplerine, peyzaj mühendislerine takdir ve teşekkürlerimi göndermek istiyorum. Çim alanların kenarlarını, boş buldukların kent parçalarını, masa başında kağıda çizdikleri, bilgisayar ekranlarında yarattıkları güzel şekilleri büyük bir özenle hayata geçiriyor, yaşadığımız kenti cennete çeviriyor.Müdüründen memuruna, mühendisinden işçisine kadar tüm ekibe candan alkışlarımı gönderiyorum.İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri yönetimleri, Bayındırlı çiçekçi ailelerin geçimine katkıda bulunurken, doğal olarak “Türkiye’nin süs bitkisi ve fidancılık depoları” Ödemiş ve Bademli üreticisini de unutmuyor.Oralardan gelen ve gelecek olan on binlerce süs bitkisi de, İzmir cadde ve sokaklarında boy atarak, kentlerimizi güzelleştirirken, yetiştirici ailelere de ekmek parası oluyor.

        Bir de, çiçeklerin üzerinden geçen, çıkarıp evine ya da bahçesine götüren, yeşeren fidanların tepelerini kıran kent fareleri olmasa.

        Çiçek hırsızları” neyse de, iki adım daha fazla atmamak için koskoca ayaklarıyla çiçeklerin üzerinden geçen, fidanların tepelerini kıranları, vatandaştan bile sayamıyorum.

        Yanan orman alanı ne olacak?

        İki yıl önce Çiçekli Köy’den başlayan bir yangın, Evka 3 sırtlarında, “2 B işgalcileri”nden arta kalan güzelim çam ağaçlarını cayır cayır yaktı. Bir zamanların cennet gibi tepeciklerini, cehennem yerine çevirdi.

        Yangın sonrasında ekipler gelip, yanan alanlardaki kömürleşmiş bitkileri temizlemeye başlayınca, “Çevre ve Orman Müdürlüğü buraları yeniden ağaçlandıracak” diye sevinmiştik. Sonra ne olduysa oldu, ekipler işi yarım bırakıp gitti. Ağaçlandırma ise başlamadı.

        Çalışmaların yarım kalması, benim uzaktan gözlemimdi. Geçenlerde sokakta karşılaştığım bir genç kızımız “Yanan alanlarda ağaçlandırma çalışması ne zaman başlayacak, haberiniz var mı?” diye sorunca cevap veremedim.

        Yazayım” dedim ama, ya ağaçlandırma çalışması var da bizim haberimiz yoksa?... Hava buz, sert poyraz tokat gibi. Sıkıca giyinip, “yerinde keşfe” çıktım. Gördüm ki, hem yangın yeri temizliği yarım kalmış, hem de beklenen ağaçlandırma çalışmasından eser yok.Çevre ve Orman Müdürlüğü’nden bu konudaki belirsizlikleri açıklığa kavuşturmasını bekliyoruz.

        Yoksa yanan orman alanının “başını bağlamayı” mı düşünüyorlar?

        Diğer Yazılar