'35 İzmir-35 Proje'nin gerçekleşme şansı, AKP-CHP uzlaşmasına bağlı
Haber Türk’ün dünkü sayısında dağıtılan AKP’nin 64 sayfalık “35 İzmir 35 Proje” isimli dergisini uzun uzun inceledim.
Hepsi rüya gibi projeler...
Proje sayısı, her ne kadar “plaka esprisi”ni vurgulamak için 35’le ifade edilse de, bir de 35+ bölümü var.
Rakam da 35 milyar lirada tutulmaya çalışılsa da, projelerin gerçekleşmesi halinde pek önemli değil.
Bu bir anlamda, 9 yıllık AKP iktidarının ve öncesindeki iktidarların İzmir’i ne kadar ihmal ettiklerinin, hatta cezalandırdıklarının bir nevi itirafı.
Ancak, açıklanan projelerdeki niyetin ne kadar ciddi olduğunu, “hangi şartlar”a bağlı olarak bu talihsiz kente böylesine hümümet yatırımları yapılacağını kestirmek zor.
Yarın, İzmir’deki muhtemel seçim sonuçlarına bağlı olarak Başbakan’ın kafası atar da “İzmirli bunların hiçbirini hak etmiyor” derse ne olacak?
Ya “Gavur İzmir”in seçmenleri “gavurluk” edip de, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok cazip ve bir o kadar da akılcı seçim vaatlarine,samimi ve dürüst kişiliğine, “megalomani”den uzak söylemlerine daha fazla itibar ederse ne olacak?
AKP, istediği oy oranını alamazsa...
Genelde bir ‘emekli’ olan İzmir’de yaşayan emekliler, şu bir türlü çıkmayan ve AKP döneminde çıkması da mümkün görünmeyen “intibak yasası” vaadinin gerçekleşmesi için doğal olarak CHP’yi tercih ederse ne olacak?
Dünyanın en pahalı mazotu yüzünden, bin bir güçlükle sahip olduğu traktörünü tarlasına sokamayan çiftçi CHP’nin, “çiftçinin kullandığı mazotun litresini 1.5 liraya indireceğiz” söylemine itibar ederse ne olacak?
Bu seçimde yerel yönetimler değişmeyeceğine göre, çoğu İzmir Büyükşehir Belediyesi yetki alanında bulunan projeleri, “kendilerinden olmayan belediye yöneticilerine küs gibi davranan, adam yerine koymayan, işe yaramaz ilan eden” AKP Hükümeti’nin Başbakan’ı, Bakanları nasıl gerçekleştirecek?
Bu 35 projenin en az 30’u, mevcut kanunlara göre, İzmir Büyükşehir ve metropol ilçe belediyelerinin onayı olmadan, kazma bile vurulamayacak projeler.
İşin bir de uzman sivil toplum örgütleriyle müzakere etme, görüş ve katkı alma, ikna etme boyutu var ki, aklıma bile getirmek istemiyorum.
O zaman ne olacak?...
“Biz yapmak istedik de, kentin gelişmesini istemeyen yerel yönetimler izin vermedi, İzmir’in malum kafadaki sivil toplum örgütleri de mahkemelere koştu” mu diyecekler?
Bu cevabın hazır olduğundan kesinlikle eminim ve bu güzel projelerin yüzde 80’inin gerçekleşeceğine de inanmıyorum.
Bunu asla “olumsuzluk” ya da, “muhalefet olsun” diye söylemiyorum.
Görünen gerçekler, maalesef bize sunulan bu rüya projelerin hayalini 5 dakikadan fazla kurmama engel oluyor.
Aslında 35 projenin 35 milyarlık parasal yönü karşılanamayacak boyutta da değil.
2-2.5 yıllık vergi yeter...
Hükümet, İzmir’den aldığı vergiyi 2-2.5 yıllığına bu kente tahsis etsin, yeter de artar bile...
Ama, bazı çevreler tarafından gittikçe körüklenen yerel AKP Hükümeti ve CHP’li yerel yönetimler gerginliğinin ortadan kaldırılması, bu güzel projelerin gerçekleşmesi için atılabilecek en akılcı yol.
Bu da, uzlaşmacı kişiliği, bizim Habertürk Genel Koordinatörü Osman Gençer‘in ortaya atıp, bir zamanlar yönetiminde bulunduğu gazetede aylarca işlediği “İzmir milletvekilliği” olgusunu tekrar eden Binali Yıldırım ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a düşüyor.
Gönül ister ki; AKP İzmir milletvekilleri Yıldırım ve Günay, seçimden sonra, CHP’li ve MHP’li İzmir milletvekilleriyle, sadece “İzmir milletvekili” sıfatının getirdiği sorumluluk altında işbirliği için girişimde bulunurlar, Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının da dahil olacağı “İzmir proje toplantıları”yla, ilk adımı atarlar.
İşte o zaman İzmir, çoktan hak ettiği 35 projeye kavuşur.