Bir cadde ismi önerisi de benden...
Konak Belediyesi bir vefa örneği sergileyerek, yaşı 60’ın hatırlayacağı, yani 1955-1960 yılları arasında İzmir Belediye Başkanlığı ve İzmir milletvekilliği yapan, 1994 yılında da hayata veda eden Av.Enver Dündar Başar‘ın ismini Alsancak’ta bir sokağa vermiş.
İsim tabelası asma törenine katılan rahmetli Başar‘ın kızı Ömür Manisalı, babasının yaşamında sürekli kullandığı 1481 Sokak’ta isminin yaşatılmasından dolayı mutlu olduğunu belirtirken, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan da “Örnek duruşuyla, sevilen, sayılan Enver Dündar Başar’ın yaptıklarına karşılık küçük bir vefa çiçeği sunuyoruz. İzmir’e emeği geçen, İzmir sevdalılarının isimlerini sokaklara vermeye devam edeceğiz” demiş.
İzmir’de, isimleri rakamlardan oluşan sokaklara, bu ülkeye, bu kente hizmeti geçmiş kişilerin isminin verilmesi, devamı dilenecek kadar güzel bir hareket.
Düşünüp uygulayanları kutluyorum.
İki kez ‘Kurucu Meclis’ üyeliği yaptı
Tam bu noktada, sevgili Başkan‘ın son cümlesinden cesaret alarak, İzmir’de bir cadde veya sokağa verilmek üzere benim de bir isim önerim olacak.
Haftalar önce yazdığım, ama bir türlü fırsat bulup da kullanamadığım yazının bir bölümü şöyle;
İzmir cadde ve sokaklarına bakıyorsunuz; tabelalarda hak eden-etmeyen, yerli-yabancı bir çok insanın ismi var da, geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Dündar Soyer’in ismi yok.
Bu Cumhuriyet çocuğu (1920 doğumlu), Dündar Soyer İzmir’e verdiği hizmetlerin yanında, 1960 ve 1980 ihtilallerinden (bazılarına göre darbelerinden) sonra oluşturulan Kurucu Meclisler’de İzmir’i iki kez temsil etmiş tek kişidir. Uzun yıllar İzmir Ticaret Odası’nın başkanlığını da yapan rahmetli Soyer, dik duruşu, yüksek temsil yeteneği ile gerçek bir İzmirli’dir. Geride “Cumhuriyet’le Adım Adım-Olaylar, Anılar” isimli yaklaşık 400 sayfalık, birebir yaşadıklarından derlediği belgesel nitelikli bir kitap da bırakan Dündar Soyer‘in, İzmir Caddeleri’nden birisine yakışacağını düşünüyorum.
Ölümünden sonra da olsa bu onuru, tabelalarda ismi bulunan bir çok insandan daha çok hak ettiğine inanıyorum.
Gerçi sevgili Hakan “cadde” sözcüğüne takılıp, “yetki sınırlarımızın dışına çıkamayız” diye itiraz etse de, öneri sahibi olarak benim gönlüm de Dündar Soyer gibi bir anıt adamın isminin önemli bir caddeye verilmesinden yanadır.
Kendisi aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclisi’nin de üyesi olduğuna göre, benim bu önerimin orada şekillenmesine katkıda bulunabilir.
“Göletcikli yollar”a tepki yağdı...
Dün bu köşede her yağmurdan sonra İzmir cadde ve sokakları üzerinde oluşan göletçiklere değinmiş, bunun da “düşük standartlı belediye hizmetleri”nden kaynaklandığını yazmıştım.
Telefon maille gelen mesajlara göre, İzmirliler bu konuda bir hayli dertli.
Kimisi delik deşik yollar yüzünden otomobilinde sık sık alt takım yaptırmak zorunda kaldığından yakınıyor, bazı vatandaşlar da yağmurlu havalarda üzerlerine çumurlu su sıçratmasın diye yoldan geçen araçları kollamaktan yorgun düştüklerinden...
Bir başka vatandaş da, asfalt yamasından engebeli araziye dönen Kemeraltı sokaklarının ancak beton parke döşenerek kurtulabileceğini anlatıyor.
Büyük altyapı yatırımlarının gerekliliğine değinen vatandaşlardan birisi de “Ancak, yapılacak altyapı hizmetinin kalıcı olmasına özen gösterilmeli. Kimine göre 5 bin. Kimine göre 8 bin yıllık bir geçmişe sahip kentin ana caddelerinde bile, yok kanalizasyondu, yok su borusu döşemesiydi, yok elektrikti, yok telefondu, yok doğal gazdı gibi kazılar yapılması, doğal karşılanacak bir durum değil” diyor.
Bence de öyle...