Gerçek hayat dersleri...
Malum bugün yine bir pazar ve "pazarlık" şeyler yazmak gerek. Bunun için de başvurulacak en iyi iyisi, bizim Cafer'in (Yarkent) gönderdikleri arasında I tur atmak. İşte o hazine arasından seçtiklerimden ikisi;
Hoca ve öğrencisi;
Amerikan üniversitelerinden Harward'ın dünyaca ünlü, tanınmış ve hukuk dalında Nobel Ödülü sahibi olan Hukuk Profesörü John Tomkins, öğrencilerinin katıldığı yıl sonu hukuk sınavlarını değirlendiriyordu.
21 yaşındaki Robin adlı öğrenci hariç herkes "A" notu alıp başarı ile mezun olmuşlardı. Robin maalesef bir yıl daha okumak zorundaydı.
Akademik yılın bitmesine bir hafta daha vardı ve genç öğrenci ertesi sabah okula her zamankinden ve herkesten çok daha erken geldi ve Prof. John Tomkin-s'in ofisinin kapısını tıklatıp içeriye girdi. "Hocam" dedi... "Ailemin maddi durumu çok kötü ve beni bunca yıl okutabilmek için yaptıkları fedakarlıkları anlatmam mümkün değil. Mezun olamadığımı duydukları zaman çok üzülecekler. Sizden rica ediyorum, hatta yalvarıyorum; şu notumu "A" olarak değiştiremez misiniz?"
"Kesinlikle mümkün değil" dedi profesör... "Böyle bir şey yapmam hem etik kurallara, hem de yasalara aykırı. Dünya çapında isim yapmış bir hukuk profesöründen böyle bir talepte bulunmuş olman bile beni şaşırtıyor doğrusu... " "Peki hocam" diye devam etti Robin... "Size tamamen gerçek ve tamamen hukuka dayalı bir soru sorsam ve siz bunun cevabını bilemeseniz, benim notumu "A" olarak değiştirir misiniz?"
Profesör 1 -2 saniye düşünüp basit bir üniversite öğrencisinden gelebilecek herhangi bir hukuk sorusuna kesinlikle yanıt verebileceğine kanaat getirir ve "Tamam, anlaştık... Hadi bakalım sor sorunu... "
Robin toparlar kendisini ve başlar; "Gerçek bir vukuat düşünün ki, mantığa ters ama yasaya uygundur... Aynı zamanda yasaya ters ama, mantığa uygundur... Ve yine hem mantığa, hem de yasaya terstir."
Hoca kafasını kaşır, düşünür... Düşünür... Düşünür, terlemeye başlar ve Robin'den bir gün izin ister.
Gizlice tanıdığı diğer profesör meslektaşlarına danışır. Ama nafile... Takılmıştır... Bulamaz bir açıklama ve mecburen Robin'e "A" notu verip onu hukuk fakültesinden mezun eder.
Ertesi gün profesör sınıfta tüm öğrencileri mezun olabildikleri için bir tebrik konuşması yapar ve kendilerine veda etmeden önce bir
sorusu olduğunu belirtip devam eder; "Gerçek bir vukuat düşünün ki, mantığa ters ama yasaya uygundur. Aynı zamanda yasaya ters ama mantığa uygundur. Ve yine hem mantığa, hem yasaya terstir?"
Hocanın şaşkın bakışları arasında tüm öğrencilerin elleri havadadır... Öğrencilerden birisini, soruyu yanıtlamak üzere işaret eder. Öğrenci ayağa kalkar ve başlar;
"Hocam, siz 75 yaşındasınız ve 30 yaşında çok güzel bir bayanla evlisiniz. Bu mantığa ters ama yasaya uygundur. Eşiniz sizi 21 yaşında bir erkekle aldatıyor. Bu yasaya ters ama, mantığa uygundur. Siz bu 21 yaşındaki erkeğe mezun olabilmesi için "A" notu verdiniz. Bu hem mantığa, hem yasaya terstir... "
Kader ve yolcusu...
Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir.
Bu sebepten "Ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader, yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir.
Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyle ise ne hayatına hakimsin, ne de hayat karşısında çaresizsin.
Şems-i Tebrizi
Hepinize sağlık içinde iyi pazarlar dilerim.