Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Son zamanlarda dozu artmış bir "yakın tarih tahrifatı" ile karşı karşıyayız. Kimisi, Harf Devrimi'ne gönderme yaparak "koskoca bir imparatorluğun mirasçısı olan halk, harf devrimi yüzünden bir anda cahil" oldu diyor, kimisi "Cumhuriyet dönemini karalama kampanyalarının eseri yalanlar"a sarılıp, zaten kültürü tartışılır halkımızın kafasını karıştırıyor.

        Geçenlerde Gazeteci Yazar Taha Akyol'un, saygın tarihçimiz Prof. Dr. İlber Ortaylı'yı da konuk ettiği TV programında ismini hatırlamadığım bir başka "tarihçi" daha vardı. Her söze girişinde düzeltilmeye muhtaç bir şeyler söylüyor, araya girmek zorunda kalan İlber Hoca "öyle değil" derken, o da yalanı ortaya çıkınca pişkin pişkin gülüm-süyordu. O vatandaş şöyle bir cümle kurdu; "Mustafa Kemal'i Anadolu'ya, Kurtuluş Sa-vaşı'nın altyapısının araştırmak üzere Padişah gönderdi..." Cumhuriyet dönemi ile ilgili çok yalan duydum da, bunu ilk kez duyuyorum.

        Çoğunuz bilirsiniz ama, izninizle Mustafa Kemal in Anadolu ya geçişinin devlet arşivlerine duran belgelere dayalı bir özetini sunmak istiyorum.

        İngiliz tehditine boyun eğmedi...

        Bu gelişmeleri yakından takip eden İngilizler, o sırada Erzurum'da bulunan İngiliz Albay Ravvlingson'ı Mustafa Kemal'le görüşmeye gönderdiler.

        General, M.Kemal'e "Erzurum'daki kongreyi yapmayın, aksi halde zor kullanırız" dedi. Aldığı cevap net ve kesindi;

        Ne pahasına olursa olsun, kongremiz yapılacaktır. Görüşmemiz bitmiştir.

        Bunun üzerine Sadrazam Damat Ferit, Erzurum Kongresi'ni yasakladı ve Mustafa Kemal'in derhal tutuklanmasını emretti.

        "Malum ve sinsi emelli yalancıların mumu şimdilik yanıyor" olsa da, gerçeğin ışığı karşısında uzun ömürlü olmayacaktır.

        Disiplinli subayı, mecbur ettiler...

        İstanbul'u işgal etmiş olan İngilizler, Doğu'da asayişin sağlanması için Osmanlı Yönetimi'ne baskı yapmaya başladı. Harekete geçen yönetim, o sıralar boşta olan Mustafa Kemal Paşa'yı "asayişi sağlasın" diye Doğu Anadolu'daki 9. Kolordu'nun başına getirdi. Yunanlılar ın İzmir i işgal ettiğinin ertesi günü, Paşa da Samsun'a doğru yola çıktı. Türkiye'nin her yerinden işgal haberleri gelirken, Anadolu'dan Osmanlı Yönetimi ne tepki yağıyordu. Büyük Komutan, "Tek çıkar yolun kurtuluş savaşından geçtiği" kanaatine varıp hazırlıklarını bu yönde sürdürürken, durumu fark eden İstanbul'daki İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı General Milne, Mustafa Kemal'in geri çağrılmasını istedi. Osmanlı Harbiye Nazırlığı, bu "emir"in gereğini yerine getirirken, 19 Haziran 1919'da Padişah Vahdettin'e telgraf çeken M. Kemal, eğer zorlanırsa, görevinden istifa ederek Anadolu'nun bağrında milletin sinesinde kalacağını belirtti, geri çağrılma nedenini sordu. Gelen cevapta "İngilizler in isteği" yazıyor ve devamında şöyle deniyordu;

        Mustafa Kemal Paşa'nın azledilerek hiçbir resmi sıfatı kalmamış olduğundan, bildiri ve emirlerinin resmi nitelik taşımadığının, Dahiliye Nezareti'nce (içişleri bakanlığı) gereken illere duyurulması... "

        Mustafa Kemal de Padişah a ve bağlı bulunduğu Harbiye Nezare-ti'ne istifa ettiğini bildirdi. Ardından da, valilere, ordu komutanlarına bir yazı yazarak "Kutsal milli gaye için çalışmak üzere istifa ettim. Artık milletin sinesinde bir ferd-i mücahidim" dedi.

        Diğer Yazılar