Pamukta içimizi acıtan gerçek!...
“Ege pamuğunun kalitesi iyi ama fiyatı daha düşük. Daha ucuza pamuk satıp, daha ucuza pamuk alıyoruz. Bu durum da çiftçimizin emeğinin yok sayılması anlamına geliyor...”
Bu sözler, geçtiğimiz Salı günkü Habertürk’te yer alan Nihat Delibaşı imzalı “New York Borsası çöktü, Ege pamuğu krize girdi” başlıklı haberden alıntıdır ve İzmir Ticaret Borsası Pamuk Ajanı Nurettin Şenli’ye aittir.
Ege Bölgesi’nin girdisini çıktısını, insanının ne yiyip ne içtiğini, ne giyip ne çıkardığını bilen birisi olarak, Türkiye gerçeklerinden birisi olan bu söz içimi acıttı.
Cefakar Ege insanı, dünyanın en pahalı mazotu, gübresi, sulama ücretine göğüs gererek, çoluk çocuk, yarı aç - yarı tok, bağrını yakıcı Ege güneşine emanet ederek, dünyanın en kaliteli pamuklarından birini üretecek, Türk tüccarı, tekstilcisi, iplikçisi bu gerçeğe sırt çevirip, yurt dışından daha yüksek fiyata pamuk getirip, Türkiye’de işleyecek. Elinde Türk pamuğu bulunan diğer tüccarlar da, dünya fiyatlarından daha düşüğe yurt dışına pamuk satacak.
Bu işte, Türk çiftçisi aleyhine oynanan bir oyun var, bunu bu ülkenin emektar çiftçisi adına çözmek de Türk Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na düşer. Vaktiyle bu filmi görmüştük... Bir dönem Türk limanları, ABD Hükümeti tarafından yüksek oranda sübvanse edilip, dış piyasa fiyatı düşürülmüş Amerikan pamuğu ile doldu. Ucuzlatılmış ve bir o kadar da kalitesiz Amerikan pamuğu Türk tezgahlarına alınırken, bizim üreticinin pamuğuna verilen fiyat, maliyetin bile altında kalınca, depolarda kaderine terkedildi.
Hükümet seyirci kalmamalı...
Bu Amerikan saldırısı, Türk hükümetlerinin gözü önünde sergilenirken, sahipsiz Türk çiftçisi, masrafını bile karşılamayan pamuk üretiminden vazgeçip, başka ürünlere yönelirken, Türk pamuk pazarını da yabancıların, devlet sübvanseleri ile fiyatı düşürülmüş pamuğa bıraktı.
Dünyada pamuk fiyatlarının tekrar yükselmesi ile yeniden pamuk ekimine ısınmaya başlayan Türk çiftçisi, şimdi yeni bir “Amerikan şoku”yla karşı karşıya...
Amerika Tarım Bakanlığı “Elimizde 17 milyon balya pamuğumuz var” demiş, fiyatlar tepe taklak olmuş. Bizim korumasız, desteksiz pamuk üreticisi de “eksek mi, ekmesek mi” ikileminde bocalamaya başlamış.
Bu ülkenin aklı başında insanlarının yıllardır dilinde tüy bitti;
Türkiye’de pamuk strajetik ürün kapsamına alınsın ve üretici desteklensin... Çünkü yüzbinlerce aileye iş-aş olan pamuk, Türkiye gibi bir tekstil ülkesinde çok önemli...
Ama ne yazık ki, bu gerçeği kabul edip de gereğini yerine getirmek üzere harekete geçeni görmedik.
Ama, mutlaka harekete geçilmesi, akil insanların önerilerine kulak verilmesi gerektiği, bu ülkenin çiftçisi, işçisi, tekstilcisi, hatta cent cent biriktirdiği dövizi açısından son derece önemli.
Tütünü bitiren güç, yine sahnede...
Amerikan çiftçisini yaşatma uğruna, Türk çiftçisi feda edilmemeli...Türkiye topraklarında üretilen pamuğun her lifinde, 8-10 yaşındaki çocukların alın teri, okul harçlığı var...
Bir de ağır girdi maliyetleri üzerinden alınan milyonlarca lira vergi var...
Bir zamanlar dünyanın en önemli pamuk ihracatçısı olan Türkiye’nin, dünyanın önemli pamuk ithalatçısı haline gelerek, yabancı ülkelerin devletini, üreticisini besler hale gelmesinin, daha doğrusu getirilmesinin altındaki gerçekler mutlaka araştırılmalı, bu işin bilenlerinin önerileri dikkate alınarak gerekli adımlar atılmalı.
Parayı bastırıp Türk haşhaşını...
Parayı bastıpıp Türk tütüncülüğünü yok eden Amerika’nın, sadece kendi çiftçisini korumak adına Türk pamuğuna düzenlediği ikinci saldırı, mutlaka önlenmeli.
Allah aşkına; bu kadar mı güçsüzüz?...