Son Dakika

Heykeli dikilen devlet memuru

20.05.2012 - 13:04 | Güncelleme:

Bugün size, Cafer Kardeşim‘in seçtiklerinden yaşanmış bir hikayeyi nakledeyim. Yıl 1943... Genç Mustafa’nın tayini Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi’ne çıkar. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, ne gelen var, ne giden... Sokakta bulduklarıyla konuşur, herkese anlatır: “Bakın kütüphane bomboş, gelin kitap okuyun.” Gelen giden olmaz. Amirlerine durumu bildirir. – Kardeşim otur oturduğun yerde, maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu? – Alıyorum. – Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Başına daha fazla bela alacan, o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten... 23 yaşındaki genç memur “Ne yapayım, ne yapayım?” diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine açar. Eşi önce “Deli misin bey?” der ama kocasının “bir şeyler üretme, işe yarama çabası”nın en yakın tanığı olduğu için kabullenmek durumunda kalır. Bizim taze memur üst makama bir yazı yazar. O bıyıklı, kravatlı, asık yüzlü, sigara kokan, arkalarındaki Atatürk resminden utanmayan ama ülkesine gram faydası da olmayan bürokratları zorlukla ikna eder ve bir eşek alır, iki tane de sandık yaptırır. Sandıklara kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar. Kütüphaneye de bir yazı asar: “Sadece pazartesi ve cuma günleri açığız...” Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, bedava kitap dağıtıyor... Kütüphaneci Mustafa, minik ellere birer kitap tutuşturur; “Bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra gelip alacağım. Aman yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak” der.

Çocukların sevgilisi oldu

Mustafa artık Ürgüp’teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği Yüksel‘le köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar “Eşekli Kütüphaneci”yi her seferinde alkışlarla karşılar. Kalpleri küt küt atar heyecandan, sevinç içinde yeni kitapları bekler. Mustafa Amca’nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken Mustafa aldığı maaşı, eşeği Yüksel yediği yemi sonuna kadar hak etmektedir. Zamanla insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor. Zenith ve Singer’e birer mektup yazar: - Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazayım. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar. Salı günlerini “kadınlar günü” yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur.

Baskıyla emekli edildi

İdealist memur, kadınların eline birer kitap verir, beklerken okusunlar diye. Okuma-yazma oranının düşüklüğünü görünce halkevinde okuma-yazma kursu açar. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır. Bu arada valilik Mustafa Güzelgöz hakkında dava açar, “kendi görev tanımı dışında davranıyor” diye. 50 yaşına gelen Kütüphaneci Mustafa Bey, baskıyla emekli edilir. Ancak o, köylüler arasında efsane olur. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder. Sadece Ürgüp değil sandık sandık kitap taşıdığı Kapadokya yöresi halkı çok üzülür. Ardından da Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin Ürgüp’e heykelini dikerler. Ürgüp’ün bağlı olduğu il merkezi Nevşehir’den ve bu ülkenin herhangi bir ilinden, ilçesinden, beldesinden nice müdür, amir, vali, bürokrat, milletvekili, politikacı geçti; binlercesinin adını kimse hatırlamaz. Ama tek başına halkı aydınlatma seferberliği başlatan Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykeli var.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300