Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bugün malum pazar... Ciddi konulara ara verip, izninizle biraz gevezelik edelim. Cumartesi günü bu köşede yayınlanan “Magandalar, orman yakma mevsimine hazır” başlıklı yazıyı yazarken, hareketlerini beğenmediğimiz, banal veya kaba bulduğumuz insanlar için kullandığımız “maganda” kelimesinin kökenini merak ettim. Nedir, nicedir, nereden gelip nereye gider? İnternete bir daldım; Maganda kelimesi dünyada sadece Filipinlerde ve Türkiye’de kullanılıyor. Filipinlerde “güzel” anlamı taşıyan kelimenin Türkçe’de ne zaman ve nasıl kullanılmaya başladığı kesin olarak bilinmese de 1987-1988 yıllarında mizah dergisi Limon’da yayınlanan bir karikatüründe Nuri Kurtcebe “icat” etmiş. İlk zamanlar giyim-kuşam, yemeiçme, yol yordam bilmeyen, biraz da sonradan görmüş insanlar için kullanılan kelimeyi Türk Dil Kurumu da sözlüklerine alıp “görgüsüz, kaba, anlayışsız, kaba, terbiyesiz kimse” olarak tarif etmiş. İnternette dolaşırken, bir sitede vatandaşın “maganda” tariflerine de rastladım. Bakın ne diyorlar;

        - Giyim kuşamı yerinde ama, kaba görgüsüz erkek. ·

        - Başkalarına saygı duymadan yaşamını sürdüren organizma.

        - Düğünlere katılmayı çok seven insan kılıklı yaratıklar.

        - Sağa-sola, her eğlencede ve hüzünde kurşun yağdırıp, haybeden insan öldüren insan kılıklı canavar.

        - Maganda, evrimini henüz tamamlayamamış bir tür canlıdır. Evrimine başlarken insan olan bu canlı, evrimini ayı olarak bitirecektir. Aslında maganda, bir çeşit insan görünümlü ayıdır. magandalar genellikle böğürerek ve tükürük saçarak konuşurlar. Konuştukları dil yer yer Türkçe’ye benzese de kendilerine özgü bir dildir. Türkçe’nin arasına böğürtüler sıkıştırılmış bir dil olarak da ifade edilebilir magandaca... İnsanlar için korkutucu olansa magandaların sayısının her geçen gün artması ve yayılmalarının giderek hızlanmasıdır.

        - Genel ahlak kurallarını hiçe sayan, ateşli silah taşımayı seven, sevincini havaya ateş açarak gösteren, kendi akrabaları hariç kadınları taciz eden, etmekten zevk alan, trafikte ortalığı birbirine katan, yaptıklarını kameraya çekip internette yayınlayan, kısaca toplumda rahatsızlık yaratmayı marifet sanan, insan görünümlü vatandaşlardır. Bu da bir yakınma;

        Sırf maganda korkusuna, bir galibiyet sevincini dışarı çıkıp doya doya yaşayamıyoruz. Yaşatmıyor şerefsizler. Öküzün insan kılığına bürünmüş şekilleridir...

        Bunlar da trafiğin magandaları...

        Görüldüğü gibi “maganda” kelimesi, gelen ahlak kurallarını kendilerine göre yorumlayan ve gereğini de çekinmeden yapan aykırı kişileri topluca tarif ihtiyacından doğmuş ve kullanımı da hızla yayılmıştır. “İyi ki de doğmuş” diyelim ve sözü “trafik magandaları” üzerinden bağlayalım; · Özellikle otoyollarda, düşük bir hızla orta şeride yerleşmek magandalıktır.

        Seyir halindeki her hangi bir aracın sağından geçmek magandalıktır.

        Araçta bulunan sis lambalarını, ortamda sis yokken yakmak magandalıktır.

        Simsiyah kaplamalarla, aracının içini görünmez hale getirmek magandalıktır.

        Kızdığı bir sürücünün önünü kesip durdurmak, magandalıktır.

        Korna ile selamlaşmak, vedalaşmak haberleşmek, “ben geldim” demek magandalıktır.

        “İşim kısa sürecek” gerekçesiyle trafiği ve bir aracın çıkışını engellemek magandalıktır.

        Kaldırıma, yaya geçitlerinin önüne park etmek magandalıktır. Daha çok da, bu günlük yerimiz bu kadar.

        NOT; Kısa süreliğine seyahate çıktığımdan, yarın için yazı yazamayacağım. Salı zaten “yok” günüm. Çarşamba günü görüşmek üzere...

        Diğer Yazılar