Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Karşıyaka Belediyesi’nin başlattığı “enerji tasarrufu seferberliği” üzerine, şu sıralar hareketlenen “mantolama piyasası”nın kandırmacalarla dolu olduğu, bu alanda bilimsel rehberlere ihtiyaç duyulduğu konusunda yazdığım yazının ardından Levent Ürkmez telefon etti. Levent Bey, Türkiye’de izolasyon sistemleri üzerine kafasını yormuş, parasını yatırmış, tesisler kurmuş, her yıl enerji alanına 60 milyar dolardan fazla döviz harcayan Türkiye’nin, ısı izolasyonuna önem vermesinin hayati konu olduğunun her fırsatta altını çizen kişi. Türkiye’nin köklü çatı kaplama, tecrit ve ısı yalıtım malzemeleri üretimi yapan BTM’nin kurucusu olan Levent Ürkmez, daha telefon konuşmasının başında “eğer bir yazı yazacaksanız, yanlış anlaşılmalara meydan vermemek için lütfen firma ismi verme” dese de, az yukarıda görüldüğü gibi verdim gitti. İnsanlara yol göstermek üzere bilgi veren kişinin firmasının ismini geçirmek reklam olacaksa olsun. Neyse konumuz olan “ısı yalıtımı”nda, doğru bilgi, doğru malzemeler zinciri, doğru firma seçimine gelelim. Levent Ürkmez‘den ısı yalıtımı konusunda, benim anlayıp anlatabileceğim cinsten doküman varsa göndermesini rica ettim. Ertesi günü BTM’nin Teknik Danışmanı M.Kemal Gel, uzun mu uzun bir metin göndermiş; her türlü yalıtımın tarihçesinden hesaplamalarına, kullanılan malzeme çeşitlerinden, uygulama biçimlerine kadar... Üç saate yakın zamanımı alan metin okuma işinden sonra bayağı kafam karıştı. Konu o kadar derin ve çeşitli ki...

        Yeni ev alacaklar için öneriler...

        Eğer yeni bir ev alıyorsanız; binanın mantolanmış, yani her hangi bir ısı yalıtım malzemesi ile kaplanmış olması yetmiyor. Malzeme kalitesi ve kalınlığı çok önemli. Ne kadar kalın ve kaliteli ise, ideal tasarrufa o kadar yaklaşıyorsunuz. Konunun uzmanı Ürkmez’in söylediğine göre; gelişmiş Batı Avrupa ülkelerinde, izolasyon malzemesi kalınlığı 25 santimetrenin de üzerine kadar çıkmış. Isı tasarrufu, kullanılan doğramadan, camlara, hatta banyo mutfak bataryalarına gelen boruların izolesine kadar uzanıyor. Yaşadığımız 20 küsur yaşındaki evden bir örnek vereyim; Banyodaki batarya veya lavaboya sıcak su gelmesi için birkaç dakika açık tutmamız gerekiyor. Bu izolesiz yolda ısının yanında önemli miktarda su da kaybediyoruz. İzolasyon malzemeleri ile tanışmamış eski yapılara gelince; Dış giydirmenin yanında, çatı izolasyonu da önem kazanıyor. Hani bir malzeme reklamında vardı; “Göğü ısıtamazsınız!...” Duvarlardan tasarruf ettiğiniz ısının, elektrik enerjisi kullanarak sağladığınız iç serinliğin çatılardan uçup gitmesinin de mümkün olduğunca önlenmesi gerekiyor.

        Yatırım, 3-5 yılda geri dönebiliyor...

        Uzmanlar, ister yeni yapılarda ısı yalıtımı için harcanacak ektsra paranın, ister eski yapılarda bu amaçla yapılacak doğru harcamaların 3-5 yılda tasarruf olarak geri döneceği konusunda hemfikir. Levent Ürkmez’e bir de şunu sordum; Bina dış kaplamalarının 5-6 yıllık ömrü olduğu söyleniyor. Doğru mu? Cevap; Doğru uygulama yapılırsa, doğru değil. Kullanılan yalıtım malzemeleri uzun yıllar dayanır. Ancak onun üzerine yapılacak kalitesiz şilteleme, sıva ve boya dökülebilir. İş kitabına uygun yapılırsa bir şey olmaz. Görüldüğü gibi, tüm dünyanın büyük önem verdiği yalıtım konusu çok bilinmeyenli denklem. Bunca kişisel çabamdan sonra önerilerimi şöyle sıralayabilirim;

        Ciddi firmalarla muhatab olun.

        Birkaç firmadan çok detaylı teklif alın.

        Kullanılacağı taahhüt edilen malzemenin markasına kadar yazdırın. TSE’li olup olmadığına dikkat edin.

        Tüm teklifleri bir bilene sentezini yaptırın.

        Karar kıldığınız firmadan, çatlama ve dökülmelere karşı sağlam garanti alın.

        Türkiye İzolasyon Malzemeleri üreticilerinin kurduğu derneğin (İZODER) internet sitesini ziyaret edin, kurum uzmanlarıyla temasa geçin. Hepinize kolay gelsin...

        Diğer Yazılar