Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı, İzmir’de faaliyet gösteren Sunel Türk Ticaret A.Ş.’nin İcra Kurulu Başkanı Noyan Gürel, tarımından işlemesine, pazarlamasına kadar Türk tütüncülüğünü en iyi bilenlerden birisi. Bu alandaki uzmanlığı ile, getirisini-götürüsünü iyi hesaplayabilen birisi.

        O bakımdan İstanbul’daki basın toplantısında Türk tütüncülüğü konusunda altını çizdiği gerçekler, gerçekten dikkate değer.

        Karar vericilerin de “dikkate değer bulması” dileğiyle, Gürel‘e kulak vermeye devam edelim;

        Birkaç yıl öncesine kadar şark tipi tütün üretiminde adı bile geçmeyen Çin ve Uzakdoğu ülkeleri, bu alana yatırım yaparak sıralamada söz sahibi olmaya başladı.

        Türkiye’nin tütün üretiminde muhtemel bir kısıntıya gitmesi, bu alanda var olan kaçakçılığın daha da büyük boyutlara ulaşmasını, şu anda sağlanan önemli miktardaki döviz girdisinin kaçakçıların cebine akacağı gerçeği dikkate alınmalı.

        Halen tütün yetiştirilen kıraç ve verimsiz arazilerde tütünden başka hiçbir ürünün yetişmeyeceği, muhtemel bir kısıtlama sonrası bu arazilerin işe yaramaz hale geleceği gözden uzak tutulmamalı.

        Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre şu anda dünyada bir milyar insan sigara içiyor. Önümüzdeki 20 yıl içinde bu rakamın 1.6 milyar kişiye ulaşacağı söyleniyor. Talebinin artacağı bilinen bir ürünün, üretiminin kısıtlanması yoluna gidilmesi, ekonomik gerçeklerle de bağdaşacak bir durum değil.

        Yasaklara evet, üretim kısıtlamasına hayır...

        Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımız’ın, insan sağlığına zararları bilinen ve belgelenen tütün ve tütün mamüllerinin tüketimini azaltma yolundaki çabaları ve bu konuda getirilen yasakları biz de destekliyoruz.

        Sağlık Bakanlığı’nın Seul Toplantısı’na götüreceği taslak metnin hazırlanmasında, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Maliye gibi bakanlıkların görüş ve katkılarının alınması da en samimi dileğimizdir.

        Toplantının diğer konuşmacısı, Uluslararası Tütün Üreticileri Derneği (ITGA) Başkanı Antonino Ambrosha da tütün ekim alanlarını daraltma ile, tütün ürünleri tüketiminin azaltılmasının sağlanamayacağını söyledi.

        Portekizli tütüncü bir aileden geldiğini, üç yıl öncesine kadar kendisinin de bir tütün üreticisi olduğunu belirten Ambrosha, “Güçlendirmek, ITGA için anahtar kelimedir” dedi. Üretim kısıtlamasının, tüketim kısıtlamasına bir faydası olmayacağının altını çizen Ambrosha, en büyük dileklerinin Seul top-lantısında gerçekçi kararlar alınması olduğunu söyledi.

        Üretici temsilcilerine düşen görev...

        Şark tipi tütün üretiminde dünya lideri Türkiye’de 250 bin insanın geçimini sağlayan, yılda ortalama 400 milyon dolarlık da döviz girdisi sağlayan son yılların “lanetli tarım ürünü tütün”cülüğün geleceği konusunda ihracatçıların duyduğu endişenin kat kat daha fazlasını, üretici kesimin ve temsilcilerinin de duyması gerekmez mi, gibi bir sor akla gelebilir.

        Sessiz kesim üretici temsilcileri, Dünya sağlık Örgütü’nün Kasım toplantıları sonrasında gelecek tehlikenin farkında değiller, ya da “dereyi görmeden paçayı sıvamak” istemiyorlar.

        Ancak şu bilinmelidir ki; alınması muhtemel kararların oluşumunda şimdiden ilgili bakanlıkların kapısını aşındırmazlarsa.

        Önerilerini sırala-mazlarsa, bunu da basın aracılığıyla kamuoyu oluşturma gibi bir durum yaratmazlarsa, imza altına alınacak kararlardan sonra tepki göstermeleri, sokağa dökülmeleri hiçbir işe yaramayacaktır.

        İlgili sivil toplum örgütleri temsilcileri, çoluk-çocuk 250 bin insanın sorumluluğunu sırtlarında hissetmeli, şakşakçılığı, yan-daşlığı bir kenara bırakıp, ülke gerçeklerinin yanında olmalı.

        Diğer Yazılar