Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Malum; yarın “kıyamet günü...” Maya Takvimi’ne göre yer yüzündeki her şey yok olacak, sadece Selçuk’un ünlü Şirince Köyü ile Fransa’nın güneyindeki Bugarach Köyü ayakta kalacak (!).

        Kıyametin kopup kopmayacağını bilmem ama, turistik köy Şirince‘nin, en küçük bir çaba sarfedilmeden, en küçük bir masraf yapılmadan, ancak milyonlarca liralık harcama ile başarılabilecek tarihinin en büyük tanıtım kampanyası şansını yakaladığını söyleyebilirim.

        Bu “kıyamet” olayında bu güne kadar çok şey yazıldı - çizildi, kehanetlerde bulunuldu. Ama hiç birisi, Prof.Dr. Osman Özsoy’un “Haber 7”de yayınlanan “21 Aralık Paranoyası’nın hatırlattığı fıkra” başlıklı yazısı kadar hoş değildi. O yazının bazı bölümlerini, okumayanlarla paylaşmak istiyorum;

        - Fırka bu ya... Adamın biri uçakta seyahat ederken karşısında birden beliren Azrail, “Eh artık, ecel vakti geldi... Ömür yolculuğun buraya kadarmış. Az sonra canını alacağım...” demiş.

        Gayet sağlıklı olan ve biraz da zaman kazanmak isteyen adam Azrail’e “İyi ama, benim yüzümden bir sürü masum yolcunun da canı yanacak. Hemen burada ne acelesi var? Hiç olmazsa uçak indikten sonra ruhumu alsanız da, bir sürü masum insanın da benim yüzümden hayatı sona ermese...” demiş.

        Azrail adama tebessüm etmiş ve şunları söylemiş: Ecel saati seninle aynı olan bu kadar insanı dünyanın dört bir yanından değişik vesilelerle bu uçakta toplamak için ne kadar çok uğraştığımı biliyor musun? Gerisi malum...

        Uçak düşmüş, Azrail’in sadece kendisine göründüğünü sanan yolcu değil, pilot ve kabin görevlileri de dahil tüm yolcular hayatını kaybetmiş.

        Şakası bile soğuk ama...

        Acaba diyorum; tıpkı fıkrada olduğu gibi, 21 Aralık’ta dünyanın dört bir yanından gelip Şirince ve Fransa’nın güneyindeki Bugarach Köyü’nde bir araya gelen insanlara Azrail bir sürpriz yapmasın, sırf bu amaçla onları orada toplamış olmasın... Şaka bu ya; Mayaların kehanetini beklerken, Mayaların laneti ile yüzleşmesinler...

        Bir nezaket açısından sözün tam da bu noktasında “ağzından yel alsın” deyimi yerinde gidecektir ama, ailesini, en yakın arkadaşlarını geride bırakıp, daha doğrusu “satışa getirip” sırf kendi canını kurtarmak için adı geçen iki köye hücum edenlere bu fıkrayı ithaf etmenin de hoş bir sürpriz olacağını düşünüyorum.

        O gün orada olmayı bir eğlence, turistik bir gezi bilenlere sözümüz yok da, 21 Aralık’ta tüm dünyanın yok olup sadece Şirince ve Bugarach’ta olanların kurtulacağına ciddi ciddi inanan “saflara” bir çift sözümüz var; tüm dünyanın yok olacağı bir kıyamette, sadece iki köyün ayakta kalacağına ciddi ciddi aklınız yatıyor mu sizin? Bu bir şaka mı, yoksa inanç mı?...

        Herkes kendi

        macerasını yaşar...

        Kendi saflığını kendi içinde yaşayanlara birşey demek mümkün değil de, karşısındakileri saf yerine koyanlardan uzak durmak lazım. Kimi görevliler 21 Aralık’ta bölgedeki “turizm faaliyetini yerinde teftiş edeceğiz” bahanesiyle, kimi medya mensupları “oradan canlı yayın yapacağız” ya da okuyucularla gözlemlerimizi paylaşacağız gerekçesi ile Şirince ya da Bugarach‘a gidecekler. Dilerim, 21 Aralık’ta sadece adı geçen iki köyde olanların kurtulacağına dair inançtan kaynaklanan bu durum, bazıları için çaktırmadan sıvışma yolu olmaz.

        ........................

        “Kıymet günü” için 10 bin kişinin üzerinde bir insan kalabalığını ağırlamaya çalışan küçücük köy Şirince’de her hangi bir olumsuzluk yaşanmaması için İzmir Valiliği, Selçuk Kaymakamlığı ve jandarma günlerdir hazırlık yapıyor.

        Dilerim asıl kıyamet, Şirince’de kopmaz ve dünyanın dört bir yanından gelmiş macera insanları bir olumsuzlukla karşılaşmaz.

        Diğer Yazılar