Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İzmir’de on binlerce aileyi, başlarını sokacak bir yuva sahibi yapan Ege Koop’un Genel Başkanı Hüseyin Aslan‘la sohbet ederken, sözü bir grup saygın kişiden oluşan “düşünce kurulu”na getirmiş, “İzmir için projeler, fikirler üretiyorlar” demişti.

        O kurul şimdilerde, deyim yerindeyse eser üzerine eser veriyor.

        Örneğin, bir süre önce tartıştığımız “İzmir’in Sağlık Serbest Bölgesi” ilan edilmesi, kent ulaşımında çok önemli bir aşama olacak “Atayol Projesi” bu kurulun düşünce ürünleriydi.

        Şimdi de, üreticinin emeğini, tüketicinin parasını değerli hile getirecek bir başka proje: Egem-35...

        Proje ayrıntılarını gazetelerde okumuş, televizyonlarda izlemişinizdir.

        Ama bu beni şahsen heyacanlandıran projenin “Hangi kurum tarafından ne zaman hayata geçirileceği” konusu net dolmasa da, “Mektubun İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yazıldığı” anlaşılıyordu.

        Öyle ya; Küçük Menderes Havzası’nın çiçek üreticilerinin imdadına yetişen, emeklerini değerlendiren, onların eserleriyle İzmir park, meydan ve yol kenarlarını çiçek bahçesine çeviren Aziz Kocaoğlu ve arkadaşları, diğer onbinlerce üreticinin emeklerine neden sahip çıkmasın?

        Nitekim bir örneği bana da gönderilen Egem 35 Projesi, tüm ayrıntıları içeren titizlikle hazırlanmış, “al uygula” haline getirilmiştir.

        Şimdi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden beklenen, Ege-Koop yönetimi ile işbirliği içinde veya değil, hayata geçirmektir.

        Alternatif uygulayıcı hazır...

        ”Peki; İzmir Büyükşehir belediyesi bu projeye sıcak bakmazsa ortada mı kalacak?” şeklindeki soruma cevap veren Ege-Koop Başkanı Aslan hiç tereddütsüz “Onlar uygulamazsa, biz hayata geçiririz” diyor.

        Demek ki, aracılar tarafından üreticiden yok pahasına alınan tarım ürünlerinin, tüketiciye 2-3 kat fiyatla ulaştırılması olayı, tüm Türkiye’ye örnek olacak şekilde İzmir’de ve Ege’de gerçekleştirilmiş olacak.

        Üreticinin önündeki en büyük engel ise, bir türlü birlik ve beraberlik içinde bulunamamaları, bir kooperatif çatısı altında toplanamamalarıdır.

        Tire’de süt üreticilerinin bir araya gelip kurduğu süt kooperatifi, ondan daha eski olan Bademli Fidancılık Kooperatifi, Bayındır Çiçekçilik Kooperatifi, “birlikten güç doğduğu”nu gözler önüne sererken, diğer üretici kesimleri, kooperatif kurmaya itibar etmeyerek kendi kendilerine zarar vermeye devam ediyor.

        Belki; Egem 35 Projesi, kooperatifçiliğin yaygınlaşması anlamında da faydalı olur.

        Şahsen bu projenin, iş bilenlerin iş başına getirilmesi ile yürüyeceğini ve uzun ömürlü olacağını sanıyorum.

        Şimdiden hayırlı uğurlu olsun...

        Semt pazarları bildiğiniz gibi...

        Geçtiğimiz yıllarda hazırlanıp, bu yılbaşı itibariyle uygulamaya konan Pazar Yasaları’nın da “Avrupa Birliği’nin zorlamasıyla hazırlanıp rafa konduğu” anlaşıldı.

        Çünkü, yürürlüğe konan kanun, aradan geçen 4 aya rağmen pazarlara uğramadı. “Şunlar da olacak, bunlar da bulunacak” gibi dizi dizi maddeleri takan bile olmadı.

        Çünkü ortada bir zorlayıcı yok, ortaya konmuş bir yaptırım gücü yok.

        Geçenlerde bizim semtte perşembe günleri kurulan pazara gittim, uygulamadaki kanunun ve kanun yapıcıların kulaklarını çınlatacak cinsten pazarcı uygulamaları almış başını gitmiş.

        Örneğin; eskiden fiyatı yüksek bazı ürünlere konan “yarım kilo” etiketleri neredeyse tüm ürünlere yerleşmiş. Kabakta, bezelyede, patlıcanda, salatalıkta bile...

        Doğrudan “vatandaşı aldatmaya” yönelik bu uygulamanın tüm pazara yayıldığını gördüm.

        Al sana bir “laf olsun, torba dolsun kanunu daha...”

        Diğer Yazılar