Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HT Egeli’de başlatılan mezarlıkların durumu ve nasıl olması gerektiği tartışmasını ilgi ile izliyorum.

        Çünkü bu konu benim de uzun yıllar kafa yorduğum, hatta bazı gözlemlerim sonucu, bazı kanıya vardığım bir konu.

        Elbette 3-5 mezarlık gördükten sonra kanaat sahibi olmuş bir vatandaş değilim. Ege’deki tüm il ve ilçe merkezleri yanında sayısız belde ve köyü dolaşarak, dolayısıyla önünden veya yanından geçtiğimiz mezarlıklara da dikkatle bakan birisi olmuşumdur.

        Bana bu “mezarlık gözlemciliği” merakını aşılayanların başında, Kemalpaşa’nın eski Belediye Başkanı Mehmet Ali Özüdoğru gelmektedir.

        Aktif belediye başkanlığı yaptığı sıralar beni “Cennet Bahçesi” adını verdiği yeni ilçe mezarlığına götürdüğü zaman, tanık olduğum sıra dışılık karşısında gözlerime inanamadım desem abartı olmaz.

        Bir defa tüm mezarlıklar tek tip... Aynı boyutlarda baş ucu kitabesi, aynı yükseklikte koruma bantları var. Zengin-fakir, kimli-kimsesiz ayırımı kesinlikle yok... Bir benzerini hiçbir yerde görmedim. Mehmet Ali Özüdoğru epey bir zamandır belediye başkanı olmadığına göre, şu anda o mezarlık ne durumda bilmiyorum.

        Bunun dışında bir çok ilçe ve beldede belediye başkanlarının beni “mezarlık gezmesi”ne götürdükleri, ebediyyen ayrıldıkları atalarına ve yakınlarına ve belde sakinlerine gösterdikleri ilgi, alaka, sevgi ve saygıyı bizzat yerinde anlattıkları da oldu.

        Hatta bazı küçük beldelerde bile, mezarlık bakımı ile özel insan görevlendirildiğini de gördüm.

        Beton bloklarla

        çevirmek daha kötü...

        Bunun yanında balta girmemiş çalı ormanına dönmüş, duvarları yıkılmış, içinde hayvanların otladığı mezarlıklar da gördüm. Geri kalanlar gömmüş gitmiş, bir daha da uğramamış.

        Edindiğim bunca “mezarlık kültürü”nden sonra vardığım kişisel kanım şudur;

        Eğer bir yerleşim yerinde vefa, saygı, sevgi, paylaşım kültürü yerleşmişse, bu mezarlıklara da yansımış, o ebedi istirahatgahları cennet bahçesine çevirmiştir.

        Eğer tam tersi durum varsa, mezarlıklar maalesef çöplükten farksız hale gelmiştir.

        Özetleyecek olursak; mezarlıkların durumu, o yerleşim yerindeki insan kalitesinin göstergesidir...

        Hafta sonlarını geçirdiğim köye giderken iki mezarlığın da çok yanından geçiyorum. Birisini, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri adeta kale duvarları ile çeviriyor.

        Altta büyük bir hazır betondan blok, ortada İzmir Büyükşehir Belediyesi amblem ve yazısının bulunduğu bir blok, üzerinde aynı boyutlarda bir blok daha...

        Böyle olacaksa, bozuk kalsın...

        Bu kadar yüksek duvar, hangi amaçla, hangi kültür ve düşünce ile yapılmaktadır anlamak mümkün değil. Peki “Hadi uygulayın, İzmir ili içindeki tüm mezarlıkları böyle yapın” diyenlere ne demeli?

        Şahsen, mezarlıklar çevresinde 3 metreye yakın beton duvarları görmektense, mezarlığın içinin mezbeleliğini, bakımsızlığını, çalısını-çırpısını görmeye razıyım.

        Bir de gerçekten bakımlı, düzenli, tertemiz halinin de bu beton çirkinliği ile kamufle edilecek olmasından dolayı tepkiliyim.

        Şimdi yeri gelmişken Başkan Aziz Kocaoğlu ve uzman personelini, mimarlarını, mühendislerini. peyzajcılarını buradan uyarma gereği duyuyorum; lütfen Kemalpaşa Aşağı Kızılca Köyü’nün girişindeki mezarlığa üst üste üç blok halinde yerleştirilen beton bloklardan oluşan korumaya bakın. İçinize siniyorsa, “bizim mezarlıklar için düşündüğümüz tam da buydu” diyorsanız devam edin.

        Bari, vatandaşımın gözü gibi koruduğu, çiçek bahçesine çevirdiği mezarlıkları bırakın.

        Diğer Yazılar