Kimdir bu Kiziroğlu Mustafa Bey?...
Türk halk müziği ile aranız nasıl? Ara sıra dinler misiniz? Örneğin, bir yerden geçerken kulağınıza kadar gelen nağmelerin çağrıştırdığı sözleri içinizden de olsa mırıldanır mısın? Keyifli, uzun bir geceyi en yüksek noktasında bırakırken, türkülere başvurmuş olduğunuzu ertesi gün düşündüğünüz olur mu?
Şahsen sıklıkla türkü dinlerim ve duygularımın dizginlerini kırmalarına izin veririm. Size de ara sıra da olsa türkü dinlemenizi, yetişme tarzı mahalle baskısı veya iç disiplininizin iplerini gevşetmeyi, hiç bir yabancı müziğin kıpırdatamadığı duygularınızın uçuşmasına izin vermenizi öneririm...
Üstelik de “donanmamızın eğlenmeye daldığı”, bizi de “katkılı-katkısız zorunlu izleyici” yaptığı şu günlerde... Dilerseniz bu gün ben sizi bir türkü söylencesine götüreyim. Örneğin, Aşık Ceylani’den alıntı “Kiziroğlu Mustafa Bey”i aktarayım.
Adaletin uygulayıcısı, zalimlerin düşmanı...
Kizir, Kars’ın Susuz ilçesine bağlı bir köydür. Kısır Dağları’nın soluklandığı, soğuk pınarların çağladığı eteklere kurulu bir köy...
“Kiziroğlu burada yaşamış, burada efsaneleşmiş” derler.
Vakti zamanında o köyün, haksızlık yapanlara, zalimlik edenlere haddini bildiren, ünü tüm Anadolu’ya yayılmış bir “kizir”i varmış.
Gel zaman git zaman, Kizir’in bir oğlu olmuş, adını Mustafa koymuş.
Daha küçüklükte at binmeyi, kılıç kuşanmayı öğrenen Mustafa, tıpkı babası gibi namlı bir yiğit olup çıkmış ve “Kiziroğlu Mustafa bey” olarak ünlenmiş.
Köyün en yüksek noktasına bir kale kuran Köroğlu hükmünü sürmekteyken, işlerinden dolayı bir süreliğine köyünden uzakta kalan Kiziroğlu Mustafa Bey, Köroğlu’nun kalesini görünce “Buradaki her türlü adaletsizlik benden sorulurken bu da ne” diyerek kaleye yönelir ve Köroğlu’nun karşısına dikilir:
Yiğit dediğin meydanda belli olur...
Ancak töre der ki “Yiğit meydanda belli olur... İki yiğit döğüşecek, galip gelen diğerini öldürüp savaşı kazanmış olacak...”
Bir kenarda Mustafa Bey’in atı Alapaça da Köroğlu’nun atı Kırat’la güreşmekte, rakibini alt etmiş haldedir...
Durumu gören Mustafa Bey “Ula benim atım, Köroğlu’nun atanı alt etmiş duruyor. Ben Köroğlu’nu al etmezsem halim nice olur” deyip gayrete gelip rakibini yere serer. Tam kamasın çekip vuracağı sırada Köroğlu “Dur yiğit... Bana karımla helalleşecek kadar süre tanı” der.
Bir atı var Alapaça
Peh peh peh...
Mecal vermez Kırat kaça
Hey hey hey...
Az kaldı ortamdan biçe...
Ağam kim?
Paşam kim?
Nigar Kim?
Hanım Kim?
Kiziroğlu Mustafa Bey...
***
Kapıyı açık içeri girince, Köroğlu her şeyin bittiğini, sonunun geldiğini düşünürken, can düşmanı ona sarılıp “Sen benden daha yiğitsin Köroğlu... Hayatın senin...” der.
***
Sözün burasında siz en iyisi şu “birilerinin kasetini yayınlamaktan başka işe yaramadığı düşünülen” Youtube’u açıp, dilediğiniz sanatçıdan bir “Kiziroğlu Mustafa Bey” dinleyin...
- Politik günahlar üzerine...7 yıl önce
- Keskinoğlu atlatır7 yıl önce
- Oyunuz kaliteli olsun...7 yıl önce
- 4. Mehmet'ten paşalarına...7 yıl önce
- Bir zamanlar Avrupa7 yıl önce
- Siyasetin sağ duyusu: CHP7 yıl önce
- Seçim değil, başka bir şey...7 yıl önce
- Ekol Sanat'ta Atatürk günleri7 yıl önce
- Ekol Sanat'ta Atatürk günleri7 yıl önce
- Biz de Osmanlı torunuyuz...7 yıl önce