Yaratıcı tasarımcı Zac Posen
Bu haftaki moda portremizde genç bir tasarımcıya yer veriyoruz. Amerikalı tasarımcı Zac Posen, 1980 yılında dünyaya geldi. Manhattan'ın modayı en yakından takip eden bölgesi olarak kabul edilen Soho'da büyüyen tasarımcının babası sanatçı annesi ise avukat. Posen'ın tasarıma olan ilgisi çok genç yaşlarda başlamış. Babasının sanatçı olması onu çok etkilemiş. Babasının kullandığı kumaşlar adeta onun oyuncağı haline gelmiş. Çok küçük yaşlarda büyük babasının sinagog şapkalarını alıp onlardan oyuncaklarına kıyafetler tasarlarmış. Dört yaşında eline aldığı karalama defteri sayesinde çizimlere başlamış.
İlk başlarda aklında modacı olma fikri olmasa da tasarıma ve çizime olan ilgisi onu bu sektöre yönlendirmiş. Başarılı tasarımcı Brooklyn'de özel bir okulda okurken moda tasarımcısı Nicole Miller'ın yanında staj yapmaya başlamış. 1999 yılında mezun olduktan sonra Costume Institute of the Metropolitan Museum of Art'ın temsilcisi olan Richard Martin'in yanında çalışarak tecrübeler kazanmış ve çevre edinmiştir. 18 yaşına geldiğinde ise önceden müracaat ettiği Londra Sanat Üniversitesi Central Saint Martins Sanat ve Tasarım okuluna kabul edilmiş. Bir çok başarılı tasarımcıyı yetiştiren Central Saint Martins'in rekabet ortamı Posen'ı biraz daha hırslandırmış.
ŞANSLI ÇOCUKLUK
Zac Posen şanslı bir ailede büyümüştür. Ailesi sayesinde küçük yaşlardan itibaren filmlere, tiyatro oyunlarına ve müzikallere gitmekten mahrum kalmamış. Sahneleri, dekorları ve kostümleri oturduğu yerden keyifle seyretme olanağı yakalamıştır. Yaptığı gözlemler onun en büyük ilham kaynağı olmuş. Kültürel etkileşimlerden feyz alan tasarımcı girişimci ruhunun annesinden geçtiğini her defasında dile getirmiş. Yeniliklerden haberdar olmayı, yeni insanlar tanımayı çok seven tasarımcı araştırmayı, sormayı ve öğrenmeyi hobi haline getirmiş. Bunlardan beslenerek, güçlenerek ve ilham alarak yaratıcılığını geliştiren Zac Posen yeni fikirler oluşturmayı ve insanları yaratıcı değerlere ulaştırmayı hedef edinmiş. Risk almayı çok seven tasarımcı yaratıcılığının sırrını ‘risk alabilme gücünü kendinde hissetmek' diye tanımlıyor.