Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Vaktinden önce sandığa gitmek gerilimi düşürür mü yoksa tırmandırır mı?

BAŞKENTTE gittikçe tırmanan siyasi gerilim, “Acaba erken seçim olsa Türkiye rahatlar mı?” sorusunu gündeme getiriyor. Muhalefetin son günlere kadar pek de ciddiye alınmayan erken seçim çağrısı, AK Parti’nin önemli isimlerinin ağzından yanıt bulmaya başladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “İyi ki partinin başında ben yokum, olsaydım bu çağrıyı yapanlara yürüyün sandığa derdim” şeklindeki açıklamasının hemen ardından TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu da AK Parti’ye kapatma davası söylentilerini değerlendirirken “Gerekirse erken seçime gideriz” şeklinde konuştu. İktidarın da muhalefetin de tüm olasılıkları ince ince değerlendirdiği bu kritik süreçte erken seçime gidilmesi doğru bir hamle olur mu? Erken seçim tansiyonu düşürür mü yoksa aksine daha da mı tırmandırır? Bugün erken seçim olsa Meclis’teki tablo ne yönde değişir? İşte farklı yorumlar...

GÜLİN YILDIRIMKAYA

gulinyildirimkaya@haberturk.com

‘Seçimler demokrasiye soluk aldırır, 1 yıl içinde seçim var’

“Türkiye seçim ortamına girmek üzere. Tüm kilitlenmelerin emniyet supabıdır seçim. Kapatma davası açılırsa buna en çok AK Parti sevinir”

Sabah Gazetesi Başyazarı MEHMET BARLAS: BU kararı verecek olan kişi Başbakan Erdoğan’dır. Ona ulaşan bilgilere sahip olmadığım için, böyle bir karara varıp varamayacağını söylemem mümkün değil. Ama bilinen o ki, global ekonomik krizin açtığı yaralar ve özellikle işsizlik şu anda onarılmış değil. Genel bir iyileşme Türk ve dünya ekonomisinde hissedildiğine göre, erken değil zamanında bir genel seçime uzanacak süreç, bu konuda iktidara yardımcı olacaktır. Ayrıca muhalefetin “Siyasi kriz var” gerekçesi ile erken seçim istemesi de, iktidar partisinin bu konuya olumsuz bakmasına sebep olmaktadır. Tabii ki AK Parti için yeni bir kapatma davası açılması tüm hesapları değiştirebilir. Sanırım böyle bir davanın açılması en fazla iktidarı sevindirir. Kapatma davası, AK Parti’nin sekiz yıllık iktidar yorgunluğunu giderir, onu “mazlum” konumuna sokar ve kararsız seçmeni de AK Parti’ye yönlendirir. Şunu da ekleyeyim. Erken veya zamanında olması önemli değil. Neticede önümüzdeki bir yıl içinde bir seçim var. Yani Türkiye zaten seçim ortamına girmek üzere. Seçim demokrasilere soluk aldırır. Ekonomiye canlılık getirir. Tüm bıkkınlıkların ve kilitlenmelerin emniyet supabıdır seçim.

Erken seçim kaçınılmaz, Meclis ‘topal ördek’ gibi

Hürriyet Gazetesi Yazarı CÜNEYT ÜLSEVER: GELECEK sonbaharda bir erken seçimin neredeyse kaçınılmaz olduğu düşüncesindeyim. Şu anda tıkanmış bir Meclis var ortada. Meclis’te mutlak bir çoğunluk var ama Meclis ülkemizle ilgili hemen hemen hiçbir kararı alamıyor. Yedi koca yıl, Anayasadeğiştirilmeden geçirildi. Referanduma götürülecek maddeler hakkında bir uzlaşma AK Parti içerisinde bile sağlanamıyor. Demokratik açılımı yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Taş atan çocuklara terörist muamelesi yapılması bile değiştirilemedi. Ortada Amerikalıların dediği gibi “topal ördek” gibi bir Meclis var. Bu Meclis’te ve dışında muazzam gelişen olaylar da var. Meclis kenara çekildi, hükümetin hem yargıyla hem de askerle yaptığı kavgayı seyrediyor. Meclis tamamen sinmiş vaziyette. Buradan ancak erken seçime yönelik umutlar çıkar. Dengeler yeniden kurulursa ne olur diye yeni bir umut çıkabilir. Kapatma davasını gündeme almak gibi bir şeyi yeniden gündeme getirecek kadar ders almamış insanlar var mı bilmiyorum. Kapatma davalarının bir işe yaramadığını dilerim yargıdakiler görüyordur. Son verilen muhtıra bir can simidi olmuştu. Büyük bir hevesle kapatma davasının açılmasını bekliyorlar.

‘Erken seçim tüm partileri götürür’

Eski İçişleri Bakanı İSMET SEZGİN: TÜRKİYE’de bu kadar siyasi geçmişim var, bugünkü gibi bir durum hiç görmedim. Bundan kurtulmanın yolu da erken seçimdir. Ama bu şartlar altında, ülkemizin durumu, bu işsizlikle, bu yoksullukla, ülkemizin dört tarafını saran sorunlarla birlikte iktidarın seçime gideceğini düşünmüyorum. Erken seçime gideriz açıklamaları varsayımdan ibarettir. Ortada fol yok, yumurta yok. Mağdurları, mazlumları oynayan bir iktidarı, yeniden mağdur etmek düşünülemez. Bunu sadece o iktidar partisi düşünüyor. Olası bir erken seçimde öyle görülüyor ki ekonomi, hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk siyasi hayattaki her partiyi götürür. Bugüne kadar kural hep böyledir, böyle de olmuştur.

‘Bir yıl içinde erken seçim yapılamaz, gerilim tırmanır’

“Hemen seçime gidilmemelidir, makul süre beklenmelidir. Böylece iktidarın da ‘Şu işlere başlamıştık ama yarım kaldı’ mazereti doğmaz”

Eski Adalet Bakanı HİKMET SAMİ TÜRK: PARLAMENTO tarihimizde seçimler en erken üç veya üç buçuk yıl dolduktan sonra yapılıyor. Bir de Cumhurbaşkanı için yapılan bir tartışma söz konusu. Nasıl Cumhurbaşkanı seçildiği zaman yürürlükte olan Anayasa yedi yıllık görev süresi öngörüyor; daha sonra yapılan değişiklikle bu beş yıl için seçilme durumuna geldi bu da böyle bir şey. Daha sonra halk oylamasıyla kabul edilen Anayasa değişikliğine göre yasama dönemi dört yıldır. O nedenle, Anayasa değişikliğiyle bu Meclis, seçimi bir yıl öne almış durumdadır. Üç yılı birkaç ay aşan bir zaman sonra seçime gidilebilir mi? Yasama süresi açısından zor. Sonbaharda seçime gidilirse, ilk önce bu Meclis geçici bir bütçe çıkarmak zorunda kalacak, o nedenle seçimin öne alınacağını zannetmiyorum. Bu yılın sonbaharında bir seçim olmaz. Benim düşündüğüm 2011 Temmuz’dan bir ya da iki ay önce olabilir seçim. Daha kısa sürede yapılması söz konusu değildir. Seçim her zaman vatandaşın oyuna başvurmak, siyasi partiler arasındaki tartışmaları vatandaşa çözdürmektir. Bu nedenle makul bir süre içinde seçim yapılmalıdır, hemen seçime gidilmemelidir. Haziran veya mayısta seçim olursa iktidar bakımından da iyi olur. “Şu işlere başlamıştık ama olmadı” deme mazeretleri de olmaz böylece. Önümüzdeki dönem çalışma dönemi olacaktır.

Erken seçimAK Parti’ye zafer kazandırır

Zaman Gazetesi Gen. Yay. Yön. Yrd. MEHMET KAMIŞ: UZUN zamandan beri yeni bir kapatma davasının açılacağı söylentileri dolaşıyor. Birinci kapatma davası tam bir Google davasıydı ve tarihe böyle geçti. Yıllar sonra çocuklarımız da bu davadan bahsederken hiç kimsenin inanmadığı Google davası diye bahsedecekler. Hiçbir delile, hiçbir somut veriye dayanmayan derleme, toplama bir davaydı açılan. Kamu vicdanında hiçbir karşılığı olmadı. Türkiye’yi milyarlarca dolar zarara uğratan birinci davanın komikliği hâlâ tartışılırken ikinci bir dava açılması için bir sebep yok. Ama bu ülkede, bazen yüksek yargının yasaları nasıl evireceğini öngörmek mümkün değil. Bununla birlikte Türkiye her şeye rağmendemokrasiyle yönetilen bir ülke! Demokrasilerde bütün kavgaları, kargaşayı halk çözer.Daha doğrusu ihtilaf edilen konularda halkın tercihine başvurulur. Demokrasilerde halka rağmen bir şey olmaz, olamaz. Türkiye’de vatandaşın demokratik bilinci her geçen gün yükseliyor. Halkın feraseti, irfanı, öngörüleri ülkedeki her türlü ikilemi, kavgayı bertaraf edecek, yapılan haksızlıkları önleyecektir. Yani problemleri sandık çözecektir diye düşünüyorum. Burhan Kuzu erken seçimi mi kastediyor yoksa bir referandumdan mı bahsediyor emin değilim. Ancak muhtemel bir kapatma davasından sonra gidilecek bir seçimde AK Parti’nin (kapatılması halinde yeni kurulacak partinin) yüzde 48’den daha çok oy alacağını düşünüyorum. Gerginlikle gidilecek her seçimden AK Parti zaferle ayrılacaktır. Türkiye’nin tansiyonunu erken seçim kararı değil, parti kapatma davası yükseltir. Yeni bir parti kapatma davasının haklılığı bırakın geniş halk kesimlerini yüksek yargıdaki daracık bir zümre içinde bile inandırıcı bulunmuyor. Türkiye’deki tansiyonun düşmesi herkesin demokrasiyi içine sindirmesiyle mümkün olur ancak.

Erken seçim iktidarın felsefesine aykırı

Vatan Gazetesi Yazarı Gazeteci CAN ATAKLI: AK Parti bir kapatma davası açılsın da erken seçime gidelim diye düşünüyor olabilir. Eğer kapatma davası olursa bunu da mağduriyet olarak kullanacaklardır. Onun için de belki de bunu zorluyor olabilirler. Kapatma davası olayı olmadan erken bir seçime gidilmesi tansiyonu düşürebilir. Siyaset, erken seçim sayesinde yeniden şekillendirilebilir. Ama AK Parti, bir mağduriyet konusu bulamazsa erken seçime de gitmez. Erken seçim olmalıdır ya da olmamalıdır diye bir şey diyemem ama seçim bir şeylerin çözümüdür. Ancak iktidarın felsefesinde de erken seçim aykırı bir şeydir. İktidar, “Ben sonuna kadar duracağım” diyor. Fakat aradaki sorun ne? Bu mağduriyet, kapatma davası gibi bir şey olursa, bunu kullanmak adına erken seçime gidebilir. Buna erken seçim de denilemez, baskın seçim denir. Hemen 45 – 60 gün sonra seçime gidebilir böyle bir durum söz konusu olursa. Ama şu anda da erken seçim yapılacağını zannetmiyorum, böyle bir kapatma davası gündeme gelmezse mümkün değil seçime gidilmesi yolunun seçilmesi. Çünkü oyları düşük gözüküyor. Türkiye’de iktidar değişirse, çok şey değişir. Türkiye dönüşüm geçirir. Zaten şu anda eski Türkiye- yeni Türkiye gibi kavramlarla ortaya çıkıyorlar. Ama bir kere daha tek başına iktidar olursa herhalde rejim değişikliği artık ciddi ciddi gündeme gelebilir.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar