Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

İş hayatında boyumuz kadar mı terfi edebiliyoruz?

İNGİLTERE’de yapılan araştırmaya göre uzun boylu kadınlar, kısa boylulara göre yılda ortalama 7 bin 500 dolar (yaklaşık 11 bin TL) daha fazla para kazanıyor. Boyları 1.75 metrenin üzerindeki kadınların kariyerleri daha parlak oluyor. Buna göre boyları 1.80 metrenin üzerinde olan kadınların yöneticipozisyonuna yükselme olasılıkları diğerlerine göre yüzde 80 daha fazla. Araştırmaya göre uzun kadınlar kendilerini diğer çalışanlara göre daha güçlü hissediyor.

Avustralya Milli Üniversitesi’nde de aynı konuda yapılan araştırma benzer sonuçlar ortaya

çıkarmıştı: 10 santimetrelik ekstra uzun boy, erkekler için yüzde 3, kadınlar için ise yüzde 2’lik bir maaş artışına denk geliyor. Maaş ile uzun boy arasında böyle bir ilişki kurulabilir mi? Uzun boylular daha fazla kazanır demek bariz bir ayrımcılık ve genelleme mi yoksa “ortalama çoğunluğu” saf dışı bırakan acımasız bir gerçek mi?

GÜLİN YILDIRIMKAYA

gulinyildirimkaya@haberturk.com

‘Uzun boylular daha hızlı terfi eder ve daha fazla maaş alır’

Kariyer Koçu YASEMİN SUNGUR:

Güzel insan her zaman şanslı. Ne kadar “Dış görünüşe önem verilmez” denilse de dış görünüş önemli oluyor. İnsan kaynakları yöneticileri bunu kendilerine bile itiraf edemiyorlar. İki kişi işe başvuruyorsa aynı özelliklere sahipse hangisi güzelse o seçiliyor. Uzun boylu, vücut ölçülerine dikkat eden insanların kariyer adımlarında daha hızlı hareket ettiklerini görüyoruz. Uzun boylular daha hızlı terfi eder bu yüzden daha fazla maaş alır. Hızlı terfi ettiğinizde sizinle eşit koşularla sahip olanlara göre daha fazla maaş alıyorsunuz.

‘Bakımlı olmak da önemli’

Kariyer.net Genel Müdürü YUSUF AZOZ:

Dış görünüş kişisel profilimizin, imajımızın büyük bir parçası olarak önem taşıyor. Ancak iş dünyasında "dış görünüş" temel fiziksel özelliklerin dışında genel giyim tarzının uygunluğu, bakımlı, düzenli olmak gibi kriterler de içeriyor. Örneğin müşteriyle ve paydaşlarla yüz yüze temas edilen, çalışanın şirketi bire bir temsil ettiği; satış, müşteri hizmetleri, insan kaynakları, halkla ilişkiler, pazarlama gibi pozisyonlarda bu kriterler daha fazla önem kazanıyor. IT veya finans gibi pozisyonlarda ise biraz daha geri planda kalabiliyor. Kariyer.net'te yayınlanan iş ilanlarına baktığımızda "presentable- prezantable, dış görünüşüne özen gösteren" teriminin en çok hizmet sektöründe kriter olarak belirtildiğini görüyoruz. Pozisyon olarak da sırasıyla tıbbi satış mümessili, satış temsilcisi, halkla ilişkiler uzmanı, yönetici asistanı, sekreter, mağaza satış danışmanı, resepsiyonist, host-hostes, restoran ve kafe servis elemanı ilanlarında sık rastlanıyor. Orta ve üst düzey yönetici pozisyonlarında ise bu kritere çok nadir rastlıyoruz. Bunun nedeni, deneyimli kişilerin zaten dış görünüşüne gereken düzeyde özen gösteriyor olduğu varsayımıyla, ilanda özellikle belirtilmemesi. İkinci bir neden olarak da bu pozisyonlarda mesleki becerilerin ve yetkinliklerin dış görünüşe kıyasla çok daha kritik bir rol oynamasını gösterebiliriz.

Firmaların yüzde 62’si “Dış görünüş önemlidir” yanıtını veriyor

Secret CV Kurumsal İletişim Yönetmeni Elif BÜYÜKAK:

Uzun boylu olmak bazı pozisyonlar için hakikatten avantaja dönüşebiliyor. Güvenlik elemanı, koruma, bodyguard, host/ hostes, sporcular, prova mankenleri, mağazacılık, perakendecilik sektöründe görsellik çok önemli. Görselliğin olmazsa olmaz olduğu mesleklerde uzun boylu olmak önemli. Ama diğer meslek alanlarında “Uzun boylu olanlar daha fazla işe alınıyor” diyemiyoruz. Bundan kısa bir süre önce “Adaylar dış görünüşünün iş alımlarında önemli olduğunu mu düşünüyor?” diye bir anket çalışması yapmıştık. Ankete 28 bin 174 aday katıldı. Ankete katılan adayların yüzde 62’si dış görünüşün işe girişte ya da iş hayatında çok önemli olduğunu söyledi. Bu adaylardan sadece yüzde 2’si dış görünüşün işe alımda ya da iş hayatında önemli olmadığı yanıtını verdi. Bu anketin aynısını bankacılık, sigorta, mağazacılık, perakendecilik gibi değişik sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımıza da sorduk, insan kaynakları yöneticileriyle de görüştük. Onlara “Bir adayı işe alırken, dış görünüşüne önem veriyor musunuz?” diye sorduk. Çoğu, “Evet, dış görünüşe önem veriyoruz. Ama bizim buradan kastımız podyumda yürümeye hazır bir görüntü değil. Temiz, bakımlı, demode olmayan giyisiler giyen, birbirine uyumlu, renkleri kombine eden, ilk görüşte size nasıl geldiğini bilen bir dış görünüş arıyoruz. Ama tabii işe alımlarda başlı başına bir sebep değil” yanıtını verdi. Dış görünüş ile alımlarda garanti değil ama önemli unsurlardan biridir. Uzun boylu olması saydığımız mesleklerin dışında çok da önemli değil. Ama uzun boylu insanlar, kendilerini daha çok gösteriyor olabilir ama çok kısa boylu bakımlı bir bay veya bayan bunu bilgi birikimiyle birleştirirse işe girebilir. İş hayatında keskin fikirler yok. Yetkinlikler de önemli ama. Ne tek yetkini ne de tek dış görünüşü iyi kişi denmiyor, ikisinin ortası olmalı. Firmalar dış görünüşe önem veriyor ama bunu yetkinliklerle değerlendiriyorlar.

*****

‘Uzunlar daha çok kazanıyorsa maaşımı düşürmeleri lazım’

Akşam Gazetesi Yazarı Serdar TURGUT:

BU araştırmaya bakıp maaş ile boy arasında bir bağlantı kurulmaz inşallah. Eğer böyle bir bağlantı kurulursa, o zaman benim maaşımın düşmesi lazım. Uzun boylu insanların daha

güçlü ve daha zeki olduğuna dair izlenim bırakabiliyorlar. Boyu uzun olanlar, diğerleri

üzerinde daha güçlü olduklarına dair bir izlenim bırakabilirler ama güçlü insanlar genellikle aptaldır. Dolayısıyla uzun boyun zekâyla bir alakası yoktur.

Türkiye Zekâ Vakfı Başkanı EMREHAN HALICI:

‘Uzunların albenisi var, göze çarpıp daha kolay iş bulabilirler’

Boyla zekâ arasında yapılmış bir bilimsel çalışma yok. Zaman zaman bu tür konularla ilgili haberler hep çıkar ama çok kısa veya çok uzun boylu olmanın zeki olarak getirdiği bir takım sıkıntılardan dolayı bu beyin faaliyetlerine de yansıyabilir. Biri 1,65’tir biri 1,70’tir, biri 1,80’dir biri 1,85’tir. Bunlar arasında bir zekâ farkını ortaya koyan bilimsel bir veri yok. Uzun boylu insanların daha yüksek maaş aldıklarıyla ilgili araştırma varsa ve bu araştırmanın neticesine güveniyorsak o zaman şöyle olabilir, uzun boylu insanlar belki daha göze çarpan, kendilerini daha iyi ifade edebilen kişilerdir ve maaş artışlarını açıklayabilmemiz bu şekilde olabilir. Yoksa zekâyla ilintili olarak böyle bir durumu gözlemiş de değilim, okumuş da değilim. Şirketlerde pazarlama önemlidir. Dış dünyayla ilişki kuran, kendisini daha iyi ifade edebilen, sözünü dinletebilen, kendisini fark ettirebilen kişiler daha çok gelir elde edebiliyor. Firmalar da bunu daha çok almak istiyor. Biliyorsunuz reklâmlarda hep presentable diye bir kelime kullanılır. Kıyafet ne kadar önemliyse o kıyafeti giyen insanların da fiziksel özelliklerini önemseyen kurumlar olabilir. Bazen fiziki özelliklerdeki eksiklikler insanların kendisini başka alanlara da yöneltmesine neden olabilir. Fiziksel olarak bazı engelleri bulunan kimselerin akıl olarak çok başarılı işler yapabildikleri de ortadadır. Fiziksel özellikle beyinsel özelliği birbirine karıştırmamak gerekir. Bunların ikisi de birbirinden ayrı konular. Daha uzun boylu ya da fiziki olarak daha kendisini belli eden, gösteren, albenisi olan insanlar belki daha çok iş bulabiliyorlardır, buldukları işlerde daha fazla gelir elde edebiliyorlardır. Bunu zeka dışındaki özelliklerle açıklamak mümkün ama zekayla bunun ilişkisi yok. Keşke dünyada da ülkemizde de insanlar akıllarına, zekalarına, becerilerine göre daha fazla gelir elde edebilseler. Zekanın her zaman gelirle eşdeğer bir biçimde değerlendirilmediğine üzülerek tanık da oluyoruz.

Kariyer Danışmanı/ Ekonomist Zeynep EMRE:

İstatistikî ilişki vardır ama mutlak bir sebep-sonuç ilişki olmayabilir

Birbirleriyle alakalı görülmeyen iki değişken arasında anlamlı bir istatistikî ilişki bulmak çok zor değildir. Örneğin, Zimbabve'deki yağış oranıyla Türkiye Borsası ya da artan korsan sayısıyla küresel ısınma arasında da istatistikî olarak anlamlı bir ilişki bulunabilir ama ne

Zimbabve'deki yağış oranı ne de artan korsan sayısı borsanın ve küresel ısınmanın nedensel açıklamasıdır. Aynı şekilde boy uzunluğu ve kazanılan maaş arasında da istatistikî bir ilişki olabilir ama açıklayıcı neden olarak başka değişkenleri de irdelemek gerekir. Burada istatistiksel olarak "ihmal edilmiş değişken sapması" dediğimiz durum söz konusu olabilir. Yani boy uzunluğu maaşı da etkileyen bir sebebin farklı bir sonucu olabilir ya da maaşı etkileyen başka bir sebebi rastlantısal şekilde istatistikî olarak taklit ediyor olabilir. Örneğin, bir araştırma yapsanız, çocukların ÖSS sınavındaki başarısıyla evlerindeki tuvalet sayısı arasında anlamlı bir ilişki bulacağınız neredeyse kesindir ama tabii ki bu evinize fazladan birkaç tuvalet yaptırırsanız çocuğunuzun ÖSS'de başarıyı garantileyeceği anlamına gelmez. Yani, tuvalet sayısıyla sınav başarısı arasında bir sebep-sonuç ilişkisi yoktur. Ancak; tuvalet sayısı evin büyüklüğüne, evin büyüklüğü ailenin toplam gelirine, toplam gelir anne ve babanın eğitim ve iş hayatındaki muhtemel başarısına ve başarı genetik ve sosyal avantajlara işaret eder. Yani aslında çocukların başarısını, evlerindeki tuvalet sayısından çok, ebeveynlerinden miras aldıkları zekâ ve benzeri unsurlara dair genlere, yetiştirildikleri sosyal çevreye ve maddi imkânlara bağlamak doğru olacaktır.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar