İşyerlerinde cep telefonu yasaklanabilir mi?
ÖZEL şirketler çalışanlarının mesai sırasında cep telefonu kullanımına sınırlama getirmeye başladı. Sabah Gazetesi’nden Hazal Ateş’in haberine göre, SGK bu konuda bilgi isteyen işverenlere “Mesai saatleri içinde, işyeri ve iş düzenini bozucu nitelikte özel cep telefonu görüşmelerinin yasaklanması işverenin yönetim hakkı kapsamında değerlendirilebilir” derken, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de, bu kapsamda açılan bir davada işverenlerin iş saatlerinde çalışanların özel cep telefonu görüşmelerini yasaklayabileceği hükmüne vardı. Gerekçe ise, cep telefonu melodileri ve mesaj seslerinin diğer çalışanları rahatsız etmesi, oyun, fotoğraf, kamera gibi eğlence özelliklerinin işyerindeki verimliliği düşürmesi... Peki işveren haklı mı? Mesai saatlerinde cep telefonu kullanımı verimi düşürüp, diğer çalışanları rahatsız ediyor mu? Cep telefonu kullanımını yasaklamak insan haklarına ve haberleşme özgürlüğüne aykırı olarak değerlendirilebilir mi? İşverenlere, sosyal güvenlik uzmanlarına sorduk... İşte farklı görüşler...
İŞYERİNİN hangi kurallarla yönetileceğine işveren karar verir. İşveren bu kararını verirken insan haklarına saygılı ve iş kanununa da aykırı olmayan bir şekilde kurallar belirleyebilir. Bütün işverenler isterlerse işyerinde özel görüşmeleri yasaklayabilirler, ki bunu normal masa telefonları için söylüyorum, hatta isterlerse bu yasaklamayı işyerinde cep telefonu kullanmama kararı olarak uygulayabilirler. Bu yetki tamamıyla işverene aittir. Ancak bu tür yasaklamaların haberleşme hürriyetine de engel olmayacak şekilde olması lazımdır. Yani, bir insanın eşinin hastalandığı ya da çocuğunun okuldan alınması gibi bilgileri de öğrenebilmesi gerekir. Buradaki kısıtlamanın, kişinin özel görüşmelerinin en temel haklardan olan haberleşme hürriyetini kötüye kullanımı olan sohbet, uzun süreli gereksiz konuşmalar, mesajlaşmalar ya da oyun oynamalar gibi şeyler için olması gerekir. Zaten Yargıtay da kararında bunu söylüyor. Bu arada SGK’nın bu konuda onay verme veya onay vermeme gibi bir yetkisi yoktur. Sosyal güvenlik kurumu çalışma hayatının birinci kısmını denetler ve uygular. Ben cevaplarını gördüm, “Sizin tasarrufunuzda olan bir şeydir, biz karışmayız’’ diyorlar. Bunu onaylıyorum ama insan haklarına da aykırı olmamalı.
BİZİM işyerlerimizde, işyerine girildiği an cep telefonu kapatılır. İş ahlakı budur. 5000 çalışanımız var, bunların yüzde 99’u kadın. İşyerlerine adım attıkları anda cep telefonlarını kapatıyorlar. Bugüne kadar hiçbir zararını da görmedik. Çalışırken MP3 çalarlarından müzik dinleyebiliyorlar. Zaten şirkette de sabahtan akşama kadar müzik çalıyor. Müzikle gelirler, müzikle ayrılırlar. Ama cep telefonu verimi düşürüyor, işyerinde sağlıklı da değil. Sabah 08.00’de gelirler, 10.00’da çay molaları vardır, o zaman cep telefonlarına bakarlar. Öğlen bir saat yemek arası var, saat 15.30’da yine 15 dakika mola var. Bu aralarda cep telefonlarını kullanıyorlar. Her şey gayet de güzel işliyor. Ben de işyerindeyken beni cep telefonundan aramadıkları zaman daha memnun oluyor, daha verimli çalışıyor, işime bakıyorum.
ÇALIŞANLAR aşırıya kaçmamak ve yaptıkları işi etkilememek koşuluyla sınırlı bir şekilde cep telefonu kullanabilirler. Fakat cep telefonu kullanımı zorunlu ihtiyaçlar, gerçek gereksinimler için kullanılmalıdır. Eğer çalışan kalkıp cep telefonuyla arkadaşlarıyla mesajlaşıyorsa ya da oyun oynuyorsa ve işini aksatıyorsa bu etik olmaz. İşçi cep telefonu kullanımıyla işi sabote ediyorsa elbette bu konuda gereken önlemleri almak lazım ve bu önlemlerden biri cep telefonu kullanımını yasaklamasaksa bu da yapılabilir. Zaten çalışanlar için dinlenme araları var, öğlen yemek tatilleri var. Kişiler o zaman dilimlerinde cep telefonları ile ilgili yoğun görüşmelerini ya da diğer gereksinimlerini görebilirler. Cep telefonunun işyerlerinde tamamı ile yasaklanmasını kastetmiyorum, acil durumlar için çalışma saatlerinde de cep telefonu kullanılabilir. Cep telefonu kullanım iznini ya da yasağını işveren de işçi de suiistimal edebilir. Önemli olan suiistimal halinde bunun nasıl ispat edileceğidir. İşveren işçinin gereksiz bir konuşma yaptığını iddia ederken, işçi ise tam tersine önemli bir konuda telefon konuşması yaptığını söyleyebilir. Ama normal şartlarda insan iki-üç kere aranır, ama çalışan kişi on dakikada bir aranıyorsa ya da kendisi birilerini on dakikada bir arıyorsa elbette bu dikkat çekici bir durumdur.
CEP telefonunun mesai saatleri içerisinde iş dışı konularda, eğlence vb. amaçlarla kullanılması iş akdinin feshini gerektirir. Facebook, MSN de amaç dışı kullanılırsa iş akdi feshedilir. Ben her ne kadar çalışanın yanında olsam da iş veriminin artmasına engel teşvik eden şeylerin yasaklanmasını olumlu karşılıyorum. Çalışanlar tarafından bu konunun çok fazla suiistimal edildiğini görüyoruz, bana gelen örneklerden biliyorum. İşveren bu hakkını suiistimal eder mi, zaman gösterecek. Suiistimale açık bir konu ama iş akdine son verirken kanıtlaması lazım. Sen telefonunu amaç dışı kullandın deyip iş akdini feshedemez, o kadar basit değil.
İŞÇİNİN yaptığı işin öncelikleri dikkat ve konsantrasyon gerektiriyorsa ve o dikkat ve konsantrasyon olmadığı takdirde işin akışı, verimliliği düşüyorsa; objektif ölçüler, dürüstlük kuralı çerçevesinde işveren çalışma saatlerinde cep telefonu kullanımı ile ilgili yasaklama getirebilir. Burada Anayasa’daki haberleşme özgürlüğü meselesi de var. Bununla da çatışıyor. Haberleşme özgürlüğünün ihlal edilmemesi şarttır ama cep telefonu kullanımı kişinin işi ile ilgili bir konsantrasyon bozukluğuna sebep oluyorsa da belli zaman dilimleri içinde bu tür yasakları işveren uygulayabilir. Ama genel olarak “Bu işyerinde cep telefonu kullanılamaz’’ şeklinde bir yasak konulamaz. Gürültüye ve dikkat dağınıklığına neden olan, özel telefon görüşmeleri, melodi sesi, fotoğraf, kamera, oyun gibi eğlence özellikleri kullanılıyorsa işverenin cep telefonu kullanılmaması konusunda sözleşme yapma hakkı da var. İşveren böyle bir yasak koyar, uymayan çalışanları uyarır ve bu uyarıya uymayanlar da 25/2’ye göre işin akışını bozdukları için sözleşmeleri feshedilebilir.
BİZİM şirket ve iş yapış kültürümüzde insanlar internete girmesin, birbirlerine fotoğraf göndermesin, mesaj atmasın, Facebook’a girmesin, twit atmasın, birbirleriyle iletişime girmesin gibi şeyler söz konusu bile olamaz. Biz tam tersine, hem şirket içi hem şirket dışı tüm iletişimimizi sosyal medya üzerine kurmuş durumdayız. Ben bu kararın bir şaka olduğunu tahmin ediyorum, herhalde öyle. Bizim şirket içi tarzımızda böyle bir maddenin uygulanması söz konusu bile olamaz. Ne zarar görmüşler bu tarz iletişimden de bu yasağı getiriyorlar anlayamıyorum. Ne kadar fazla iletişim olursa o kadar bilgi paylaşılır, bizim bu konuda duruşumuz nettir.
- Spor yapmak kalp krizini tetikler mi?13 yıl önce
- Haliç Köprüsü'nde neler oluyor?13 yıl önce
- "İmam hatip mezunlarının sınavı iptal edildi!"13 yıl önce
- Adalet Sarayı'nı özel güvenlikçiler koruyabilir mi?13 yıl önce
- Özel güvenlik güçlerinin halka karşı zor kullanma hakkı var mı?13 yıl önce
- Atilla Kavdır'ın da hayatını kaybetmesinin ardından organ nakilleri tartışılıyor13 yıl önce
- İzmir günlerdir sallanıyor, dün de Kütahya sarsıldı13 yıl önce
- Başbakan Erdoğan'ın 'Tiyatrolar özelleştirilecek' açıklaması tartışılıyor...13 yıl önce
- Bu üstgeçitte bir "terslik" var mı?13 yıl önce
- Vergi rekortmenleri neden kimliklerini gizliyor?13 yıl önce