Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dünyanın dört bir yanından korona virüs salgınını önlemede ümit olacak aşı açıklamaları geliyor. Çin Salgın Kontrol ve Önleme Merkezi’nden bir yetkili de geliştirdikleri aşının Kasım ayında yaygın olarak kullanılmaya başlayabileceğini açıklamış.

Geçen hafta görüştüğüm Çinli bir şirkette çalışan yetkili yurtdışına çıkışlarda isteyen gönüllülere Covid-19 aşısı yapıldığını, kendisinin de Çin’den yurtdışına çıkarken aşı yaptırdığını söyledi. Ben yine tedbiri elden bırakmadan sosyal mesafeye dikkat ederek görüşme yaptım. Ancak bir yandan da ümitlendim.

Çin’in Kasım’da aşıyı yaygın kullanmaya başlaması 2021’e daha ümitli bakmamız için bir vesile. Bu sebeple yeni aşı haberlerine kadar Çinlileri yakından takip etmekte fayda var.

Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edilen ürün ve firmalar listesini rutini olduğu üzere yine kamuoyuyla paylaştı. Böyle bir paylaşım bu ülkede sahtekârlığın önüne ne kadar geçiyor, takdir kamuoyunun. Halkın yiyeceğiyle oynayan 91 şirket, 113 üründe taklit ve tağşiş yapmış.

Bakanlığın son tespitleriyle ilan ettiği bu listede eksiklik veya fazlalıklar olabilir. Önceki yıllarda ciddi hatalar yapıldığını, işini iyi yapan şirketlerin de bu listeye dahil edildiği biliniyor. Zira 2012'den bu yana toplamda 3 bin 605 parti ürün tağşiş ve taklit listesine alınmış, ama netice değişmediğine göre bu sistemde bir sıkıntı olduğu söylenebilir.

Aslında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de Aralık 2019’da bu sistemin yanlışlığın dikkat çekmiş, 2020’nin başında yasa tasarısı getirmek istediklerini açıklamıştı. Yasa henüz ortada yok, ama kanunların arkasından dolanan üreticiler bildikleri işlerine devam ediyor. Tağşiş yapanlar piyasalarını koruyor. Ticaretlerine son sürat devam ediyorlar.

Mevcut tablo yasanın bir an evvel çıkmasına işaret ediyor. Bakanlığın daha fazla beklememesi gerekir.

Korona virüs salgını sürecinde birçok havayolu uçaklarını yere indirip, uçuşlarına belli bir süre ara vermek zorunda kaldı. Bu durumun dünyada tek istisnası var, o da Pakistan Hava Yolları (PIA). Fakat PIA, korona virüs salgını döneminde yaşadığı şansız uçak kazasıyla gündem olduğu için bu detayla pek fazla konuşulmadı. Nasıl bir yöntemle uçakları yere indirmeyi başardıkları tartışılamadı.

Geçen hafta Türk Hava Yolları (THY) ile kapsamlı işbirliği anlaşması için Türkiye’de bulunan Pakistan Hava Yolları (PIA) CEO’su ve Pakistan eski Genel Kurmay Başkanı Arshad Malik ile görüştüm. Korona virüs salgını döneminde yurtdışında bulunan 200 binden fazla vatandaşlarını kurtarma uçuşlarıyla Pakistan’a taşımışlar. Bu dönemde PIA, tarihinde ilk defa ABD’ye direkt uçuş geçekleştirmiş.

Daha önce güvenlik gerekçesiyle Pakistan’dan kalkan uçaklar direkt ABD’ye uçamıyordu. PIA uçakları ABD’nin güvenli saydığı bir ülke havalimanına, mesela Londra’ya iniş yapıp, burada güvenlik önlemlerinden geçerek ABD’ye uçabiliyordu.

Korona virüs döneminde tarihlerinde bir ilke imza atıp ABD’ye direkt uçmuşlar, ama bu defa da Avrupa Birliği’nin (AB) ilginç bir uçuş engellemesiyle karşılamışlar. AB, Pakistan’da yaşanan uçak kazası sonrası bazı pilotların lisansının usulsüz temin edilmiş olmasını gerekçe göstererek 6 ay süreyle PIA uçaklarının AB’ye uçuşunu askıya almış.

Usülsüz pilot lisans meselesinin sadece Pakistan’da yaşanmadığını, ayrıca sorumlusunun da PIA olmadığını ve olayı da kendilerinin ortaya çıkardığının altını çizen PIA CEO’su Malik, Pakistan genelinde başka şirketlerin pilotlarında da benzer durumun olduğuna işaret ederek, AB’nin uçuşları askıya alma kararına anlam veremediklerini söyledi.

Avrupa’daki “Yabancı Hava Aracı Denetimi” (SAFA) süreçlerinden geçtiklerini ve olumsuz bir durum yaşanmamasına rağmen AB’nin tavrı karşısında şaşırdıklarını ve zorluk yaşadıklarını ifade eden Malik, başka gerekçeler olabileceğine vurgu yaptı. AB’nin 6 aylık uçuşları askıya alma süresi bir ay sonra biteceğini ve bu zaman içinde gerekçe gösterilen tüm kriterleri PIA’in eksiksiz yerine getirmiş olacağını da Arshad Malik’ten öğrendim.

Dünyada sadece AB’nin Pakistan için almış olduğu kararı ben de tam olarak anlayamadım. Zira halihazırda PIA, Kanada, Malezya, Çin, BAE, Suudi Arabistan gibi ülkelere tarifeli uçuşlar yaparken, neden AB’ye uçamıyor?

Peki korona virüs salgınında uçakları yere indirmemeyi başaran PIA’in operasyonları ne kadar düşmüş olabilir? Aldığım bilgiler bana çok çarpıcı geldi. Dış ve iç hatlar toplamında bakıldığında yaklaşık yüzde 55 oranında operasyon azalması yaşamışlar. Bu oran böyle bir dönemde önemli bir başarı. PIA, insanların uçuş korkusunu yenmek ve teşvik etmek için düşük rakamlarla uçuşlar gerçekleştirmiş.

Öte yandan THY ile daha önceki anlaşmalarını gözden geçirip daha kapsamlı bir işbirliğine imza atan PIA, böylece dünya ile bağlantılı yolcu ve kargo taşımacılığını da önemli oranda İstanbul Havalimanı’na kaydırmış olacak.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!