Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

İnşaat sektörünü hükümetler seviyor, plansız, programsız rastgele yapılan kaçak yapılaşmaya da adeta bayılıyorlar sanki. Kısa aralıklarla haksız, hukuksuz yapılan inşaatlara af çıkarılıyor, ara dönemlerde ise göz yumuluyor. Yeni bir imar barış ortamından çıkıp, seçim atmosferine girdiğimiz için kaçak yapılaşmanın hızla arttığı yeni bir ara dönemdeyiz. İmar kirliliğini seyreylerken, yasaya, kanuna uyan vatandaşın vicdanının nasıl sızladığına da bir kulak verin.

Belediyeler ara dönemlerde kaçak yapılaşmadan şikâyetçi olan vatandaşları oyalamak için için sadece para ceza kesmekle yetiniyor, kaçak yapıları yıkıp, hukuksuzluğu önlemek ve eski haline getirmek için harekete geçmiyorlar. Ancak nüfuzlu birisinin rahatsızlığı veya işin siyasi boyutu söz konusuysa yıkım aşamasına geçiliyor. Hukuksuz kaçak yapı varlığı belediyelerin de işine geliyor. Diğer ifadeyle yasaları, imar mevzuatını çiğneyenlere aslında belediyeler para karşılığı destek oluyor.

Belediyeler doğrudan parayla kaçak yapılaşmayı teşvik ediyorlar da denebilir. Zira İmar Kanunu’nu çiğneyenlere sadece para cezası veriliyor, eski haline getirilmesi için yasalara uyulmuyor. Yıkım olmayınca “Parasını öde İmar Kanunu çiğne” politikasını zeki halkımız da hızla kavradığından kaçak yapılaşmanın önüne geçilemiyor. Bu durum son yıllarda en fazla da AK Partili belediyelerde yaşanıyor. İmar Kanunu’na aykırı durumlarla mücadele etmesi gereken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da AK Partili belediyelere toleranslı olduğundan kaçak yapılaşma için harekete geçilmiyor.

Halbuki geçen yıl Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum çok iddialı açıklamalarda bulunmuş, kaçak yapıların ihbar edilmesi için de telefon numaraları vermişti. Bakanın bu iddialı çıkışı sonrası bizatihi Bakan Kurum’a ve bürokratlarına İmar Kanunu’nu aykırı yerler, adresler gösterilmesine rağmen AK Parti Belediyelerinin yetki alanlarında gerçekleşen kaçak yapılaşmalar için gerekli adımları atmadıklarını biliyorum. Şu dönemde ise zaten bir şey yapmak istemiyorlar.

Öte yandan Bakan Kurum’un kaçak yapılaşmaların, İmar Kanunu’na aykırılıkların şikâyet edilmesi için verdiği çevre ihbar hattı numarası 0532 01 01 181 ve çağrı merkezi numarası ALO 181'i arayanlara görevliler yardımcı olmuyor. “Yanlış aradınız” cümlesiyle birlikte ihbarlarını ilgili belediyeye yapmaları gerektiği söyleniyor. Yani Bakan Kurum’un verdiği bu numaralar ihbar almıyor.

Peki belediye görevini yapmıyorsa kime şikâyet edilecek? CİMER’e… CİMER ne yapıyor? Şikâyeti alıyor, şikâyetçi olunan belediyeye gönderiyor. Dolayısıyla çözüm çıkmıyor. Vatandaş 3-5 ay daha oyalanmış olurken, zafer kaçak yapılaşmaya inananların oluyor!

Bakan'ın “Kıyılarımızda kaçak, imara aykırı yapılarla ilgili imar denetçilerimiz sahada çalışmalarını sürdürüyor.” Açıklamasını da turizm sektörünün önemli isimleriyle konuştuğumuzda ise sahadaki durumun çok farklı olduğunu, imara aykırılıkları olanların uygun yöntemlerle çözüm bulduklarını söylediler. Kısacası her imara aykırı olan yerde yıkım olmuyor. Bakan Kurum merak ederse ben kendisine adres de isim de verebilirim.

Ayrıca başka bir açıklamasında da “Yerel yönetimlerimize verdiğimiz talimatlar doğrultusunda tespit edilen tüm kaçak yapıların yıkımını gerçekleştiriyoruz.” diyor, ama İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Bakan Kurum ile aynı görüşte değil. Tüm kaçak yapılar yıkılmıyor, hatta çoğuna dokunulmuyor. Belediyenin keyfi nasıl isterse ona göre hareket ediliyor. Benim Başakşehir Belediyesi’nde şahit olduğum örnekler bu şekilde. Seçim sath-ı mailine girildiği için yıkmak değil, inşa etmek, yapmak, yeni kaçak eserler ortaya çıkarmak daha makbul kabul ediliyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar